Bel ile Başlayan 7 Harfli Kelimeler

BEL harfleri ile başlayan 7 harfli 20 kelime bulunuyor. Başında BEL olan 7 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "bel ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde Bel olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

BELGECİ16, BELGRAD15, BELEŞÇİ15, BELASIZ14, BELGELİ13, BELGİLİ13, BELİRGİ13, BELAGAT13, BELAHET13, BELİRİŞ12, BELETME10, BELLEME10, BELİRME10, BELERME10, BELEMİR10, BELENME10, BELEMEK10, BELİRLİ9, BELİRTİ9, BELKİLİ9

BELİRLİ

[sıfat]

  • Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen

    Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı. - Erhan Bener

Birleşik Kelimeler: belirli belirsiz, belirli geçmiş, belirli nesne

BELİRTİ

[isim]

  • Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane

    Tuhaf! Çocukların yüzünde zerre kadar utanma belirtisi yok. - Ahmet Ümit

[tıp]

  • Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom

Birleşik Kelimeler: belirti bilimi, ön belirti

BELKİLİ

[sıfat]

  • Olasılı, muhtemel

[felsefe]

  • Doğru olabileceği gibi yanlış da olabilen, belli ve kesin olmayan, olasılı, ihtimalî

BELETME

[isim]

  • Beletmek işi

BELLEME

[isim]

  • Bellemek işi

[isim]

[halk ağzında]

  • At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna

BELİRME

[isim]

  • Belirmek işi

BELERME

[isim]

  • Belermek işi

BELEMİR

[isim]

[bitki bilimi]

  • Mavikantaron

BELENME

[isim]

  • Belenmek işi

BELEMEK

[-e]

[-i]

[halk ağzında]

  • Çocuğu kundaklamak
  • Beşiğe yatırıp bağlamak
  • Bulamak, bulaştırmak

BELİRİŞ

[isim]

  • Belirme işi

BELGELİ

[sıfat]

  • Belgesi olan (kimse)
  • İki yıl üst üste sınıfta kaldığı için okula devam etme hakkını yitirerek belge alan (öğrenci)

BELGİLİ

[sıfat]

  • Belgiye dayanan, belirli olan

BEL

[isim]

[halk ağzında]

  • İşaret

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bel etmek

[isim]

[anatomi]

  • İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm

    Kolum, boynundan beline doğru kayıyor. - Yusuf Ziya Ortaç

[anatomi]

  • Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi

    Bel ağrısı.

[anatomi]

  • Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası
  • Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer

    Çıksam yüksek bellere gün eylesem / Acep nazlı yâr duyar mı ola? - Halk türküsü

  • Geminin orta bölümü
  • Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bel bağlamak
  • belden aşağı vurmak
  • beli açılmak
  • beli bükülmek
  • beli çökmek
  • belini bükmek
  • belini doğrultmak
  • belini kırmak
  • belini vermek
  • bel kırmak
  • bel vermek

Birleşik Kelimeler: bel ağrısı, bel bağı, bel evladı, bel fıtığı, belgevşekliği, bel kemeri, belkemiği, bel kemiği, bel kündesi, belsoğukluğu, beli bükük, yarı bel, yol bel, etek belde, elibelinde, eteği belinde, kantarı belinde

[isim]

[fizyoloji]

  • Meni

Ata Sözleri ve Deyimler

  • beli gelmek
  • belinden gelmek

[isim]

  • Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bel bellemek

Birleşik Kelimeler: çatal bel

[isim]

[fizik]

  • Ses şiddetiyle ilgili birim

BELAGAT (Kelime Kökeni: Arapça belāġat)

[isim]

[eskimiş]

  • İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği

    Gülünç olduğu kadar hazin bir belagati varmış. - Halit Fahri Ozansoy

  • Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı, retorik

[edebiyat]

  • Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı

    Hakikati ifade için yazıdan ziyade resmin belagatine müracaat daha doğru olacak. - Sermet Muhtar Alus

[mecaz]

  • Bir şeyde gizli olan derin anlam

    Sükûtun belagati.