Aş ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler
AŞ harfleri ile başlayan 5 harfli 12 kelime bulunuyor. Başında AŞ olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "aş ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde Aş olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
AŞARİ (Kelime Kökeni: Arapça aʿşārī)
- Ondalık
AŞİNA (Kelime Kökeni: Farsça āşinā)
-
Bildik, tanıdık
Sanki herkes uzun yolculuktan yeni dönmüş ve aşinalara kavuşmuştu. - Tarık Buğra
- Bilinen
Ata Sözleri ve Deyimler
- aşina olmak
AŞAMA
- Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye
-
Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale
Onlar biçkiyi, provayı öğrenme aşamasına gelmişlerdi. - Ayla Kutlu
- Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap
Birleşik Kelimeler: aşama sırası
AŞKIN
-
Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş
Altı ayı aşkın bir zamandan beri hazırlanıyordu bu yolculuk. - Abidin Dino
- Benzerlerinden üstün
- Çok, fazla
AŞLIK
- Aş yapmak için hazırlanan ve saklanan şeyler
- Dövüldükten sonra savrularak temizlenen ve kurutulan buğday
- Zahire
AŞMAK
-
Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek
İki gündür sarp dağ yollarından aşıyoruz. - Falih Rıfkı Atay
- Süre geçmek, bitmek, sona ermek
-
Geçmek
Üstelik çekingenliğin de kaybolmuş hatta sokulganlığı aşarak girişkenlik derecesini bulmuştu. - Tarık Buğra
- Erkek hayvan dişisiyle çiftleşmek
-
Görünmeden kaçmak
Herif çoktan aşmış.
Birleşik Kelimeler: sınıraşan
AŞURE (Kelime Kökeni: Arapça ʿāşūrā)
-
Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türü, alaca aş
Aşure yiyen İhsan, Orhan'ı görünce kâseyi ve kaşığı birdenbire elinden bıraktı. - Peyami Safa
Ata Sözleri ve Deyimler
- aşure yemeye giden kaşığını taşır
Birleşik Kelimeler: aşure ayı, aşure günü
AŞIRI
-
Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın
Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir. - Oktay Rifat
- Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem
-
Gereğinden fazla, çok
Talihin aşırısı da insanı eninde sonunda aptallaştırdığından sonuç aynı kapıya çıkardı. - Elif Şafak
-
Ötede, ötesinde
İki ev aşırı.
-
Gereğinden fazla olarak, çokça
Kadın aşırı boyanmıştı, adamın yüzü solgundu. - Yusuf Atılgan
Ata Sözleri ve Deyimler
- aşırı gitmek
Birleşik Kelimeler: aşırı akım, aşırı bellem, aşırı besi, aşırı doyma, aşırı duyarlık, aşırı duyu, aşırı erime, aşırı etkin, aşırı gerilim, aşırı şiddetli fırtına, aşırı taşırı, aşırı uç, aşırı yük, denizaşırı, günaşırı, yılaşırı
AŞILI
- Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmış olan (kimse)
- Aşı yapılmış (bitki)
AŞICI
- Aşı yapan kimse
AŞEVİ
-
Lokanta
Şimdi her sokakta bir tavukçu aşevi var. Tavuğun çorbasını, söğüşünü, suyuna pilavını satıyor. - Nazım Hikmet
- Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane
- Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer
- Tekkelerde yemek pişirilen yer
AŞAĞI
- Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı
- Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri
-
Bir yere göre daha alçak yerde bulunan
Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik. - Aka Gündüz
- Bayağı, adi
-
Niteliği düşük, kötü
Aşağı mal.
-
Daha küçük, daha az
On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez.
- Değeri daha az
-
Aşağıya, yere doğru
Bir gün içinde yukarıdan aşağı inmiştik. - Ayla Kutlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- aşağı (...) yukarı
- aşağı (veya aşağısı) kurtarmaz
- aşağı almak
- aşağı çekmek
- aşağıdan almak
- aşağı düşmek
- aşağı görmek
- aşağı kalır yeri (veya yanı) yok
- aşağı kalmamak
- aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık
Birleşik Kelimeler: aşağı bitkiler, aşağı mahalle, aşağı yukarı, baş aşağı, baştan aşağı, bayır aşağı, en aşağı, iniş aşağı, pabuçtan aşağı, tepe aşağı, yokuş aşağı