Aş ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler

AŞ harfleri ile başlayan 5 harfli 12 kelime bulunuyor. Başında olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "aş ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde Aş olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

AĞI16, EVİ14, ICI13, IRI10, ILI10, AMA9, KIN9, LIK9, MAK9, URE9, ARİ8, İNA8

AŞARİ (Kelime Kökeni: Arapça aʿşārī)

[isim]

[eskimiş]

[matematik]

  • Ondalık

AŞİNA (Kelime Kökeni: Farsça āşinā)

[sıfat]

  • Bildik, tanıdık

    Sanki herkes uzun yolculuktan yeni dönmüş ve aşinalara kavuşmuştu. - Tarık Buğra

  • Bilinen

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aşina olmak

AŞAMA

[isim]

  • Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye
  • Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale

    Onlar biçkiyi, provayı öğrenme aşamasına gelmişlerdi. - Ayla Kutlu

[spor]

  • Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap

Birleşik Kelimeler: aşama sırası

AŞKIN

[sıfat]

  • Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş

    Altı ayı aşkın bir zamandan beri hazırlanıyordu bu yolculuk. - Abidin Dino

  • Benzerlerinden üstün
  • Çok, fazla

AŞLIK

[isim]

  • Aş yapmak için hazırlanan ve saklanan şeyler
  • Dövüldükten sonra savrularak temizlenen ve kurutulan buğday
  • Zahire

AŞMAK

[-den]

  • Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek

    İki gündür sarp dağ yollarından aşıyoruz. - Falih Rıfkı Atay

[-i]

  • Süre geçmek, bitmek, sona ermek

[-i]

  • Geçmek

    Üstelik çekingenliğin de kaybolmuş hatta sokulganlığı aşarak girişkenlik derecesini bulmuştu. - Tarık Buğra

[-e]

  • Erkek hayvan dişisiyle çiftleşmek

[nesnesiz]

[argo]

  • Görünmeden kaçmak

    Herif çoktan aşmış.

Birleşik Kelimeler: sınıraşan

AŞURE (Kelime Kökeni: Arapça ʿāşūrā)

[isim]

  • Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türü, alaca aş

    Aşure yiyen İhsan, Orhan'ı görünce kâseyi ve kaşığı birdenbire elinden bıraktı. - Peyami Safa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aşure yemeye giden kaşığını taşır

Birleşik Kelimeler: aşure ayı, aşure günü

AŞIRI

[sıfat]

  • Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın

    Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir. - Oktay Rifat

  • Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem
  • Gereğinden fazla, çok

    Talihin aşırısı da insanı eninde sonunda aptallaştırdığından sonuç aynı kapıya çıkardı. - Elif Şafak

[zarf]

  • Ötede, ötesinde

    İki ev aşırı.

[zarf]

  • Gereğinden fazla olarak, çokça

    Kadın aşırı boyanmıştı, adamın yüzü solgundu. - Yusuf Atılgan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aşırı gitmek

Birleşik Kelimeler: aşırı akım, aşırı bellem, aşırı besi, aşırı doyma, aşırı duyarlık, aşırı duyu, aşırı erime, aşırı etkin, aşırı gerilim, aşırı şiddetli fırtına, aşırı taşırı, aşırı uç, aşırı yük, denizaşırı, günaşırı, yılaşırı

AŞILI

[sıfat]

  • Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmış olan (kimse)
  • Aşı yapılmış (bitki)

AŞICI

[isim]

  • Aşı yapan kimse

AŞEVİ

[isim]

  • Lokanta

    Şimdi her sokakta bir tavukçu aşevi var. Tavuğun çorbasını, söğüşünü, suyuna pilavını satıyor. - Nazım Hikmet

  • Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane
  • Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer

[eskimiş]

  • Tekkelerde yemek pişirilen yer

AŞAĞI

[isim]

  • Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı
  • Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri

[sıfat]

  • Bir yere göre daha alçak yerde bulunan

    Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik. - Aka Gündüz

[sıfat]

  • Bayağı, adi

[sıfat]

[mecaz]

  • Niteliği düşük, kötü

    Aşağı mal.

[sıfat]

[mecaz]

  • Daha küçük, daha az

    On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez.

[sıfat]

[mecaz]

  • Değeri daha az

[zarf]

  • Aşağıya, yere doğru

    Bir gün içinde yukarıdan aşağı inmiştik. - Ayla Kutlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aşağı (...) yukarı
  • aşağı (veya aşağısı) kurtarmaz
  • aşağı almak
  • aşağı çekmek
  • aşağıdan almak
  • aşağı düşmek
  • aşağı görmek
  • aşağı kalır yeri (veya yanı) yok
  • aşağı kalmamak
  • aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık

Birleşik Kelimeler: aşağı bitkiler, aşağı mahalle, aşağı yukarı, baş aşağı, baştan aşağı, bayır aşağı, en aşağı, iniş aşağı, pabuçtan aşağı, tepe aşağı, yokuş aşağı