Ül ile Biten 5 Harfli Kelimeler



ÜL ile biten 5 harfli 14 kelime bulunuyor. Sonu ÜL olan 5 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ül ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Ül olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÖZGÜL20, GÖNÜL17, ÖNCÜL16, ÜÇGÜL16, GÜDÜL15, GÜMÜL14, FAKÜL13, FEKÜL13, GUSÜL13, MODÜL11, ÇEKÜL10, NODÜL10, EYLÜL9, KAKÜL7


KÂKÜL (Kelime Kökeni: Farsça kākul)


[isim]
  • Alna düşen kısa kesilmiş saç, perçem

    Kâküllerini alnına düşürmüş, yanakları al al... - Attila İlhan


EYLÜL (Kelime Kökeni: Arapça eylūl)


[isim]
  • Yılın dokuzuncu ayı

ÇEKÜL


[isim] [fizik]
  • Ucuna küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç, şakul

NODÜL (Kelime Kökeni: Fransızca nodule)


[isim] [tıp]
  • Düğümcük

MODÜL (Kelime Kökeni: Fransızca module)


[isim]
  • Bir uzay taşıtının yapısı içinde yer alan ve kendi başına hareket edebilen bağımsız bölüm
[mimarlık]
  • Bir yapının çeşitli bölümleri arasında orantıyı sağlamak için kullanılan ölçü birimi
[fizik]
  • Herhangi bir mekanik özelliği belirten katsayı

Birleşik Kelimeler: ay modülü


FAKÜL (Kelime Kökeni: Fransızca facule)


[isim] [gök bilimi]
  • Benek

FEKÜL (Kelime Kökeni: Fransızca fécule)


[isim]
  • Patates gibi bazı bitkilerin yumrularında bulunan nişasta

GUSÜL (Kelime Kökeni: Arapça ġusl)


[isim] [din bilgisi]
  • Boy abdesti

Birleşik Kelimeler: gusletmek, gusülhane


GÜMÜL


[isim] [halk ağzında]
  • Susam ve ekin demeti veya yığını

GÜDÜL


[isim]
  • Ankara iline bağlı ilçelerden biri

ÖNCÜL


[sıfat]
  • Önde giden, önde olan, artçıl karşıtı
[isim]
  • Bir bilimsel çalışmada işe koyulurken, araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme
[isim] [mantık]
  • Bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri, mukaddem
[isim] [mantık]
  • Bir çıkarımın öncüller kümesini oluşturan önermelerden herhangi biri, mukaddem
[isim] [halk ağzında]
  • Kılavuz, öncü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • öncül olmak


ÜÇGÜL


[isim] [bitki bilimi]
  • Bir tür yonca

GÖNÜL


[isim]
  • Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı

    Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi. - Orhan Seyfi Orhon

[mecaz]
  • İstek, arzu

    Okumaya gönlün var mı?

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gönlü akmak
  • gönlü bulanmak
  • gönlü çekmek
  • gönlü çelinmek
  • gönlü çökmek
  • gönlü düşmek
  • gönlü ile oynamak
  • gönlü istemek
  • gönlü kalmak
  • gönlü kanmak
  • gönlü kaymak
  • gönlü kırılmak
  • gönlünde (veya gönüllerde) taht kurmak
  • gönlünde kalmak
  • gönlünden geçirmek (veya geçmek)
  • gönlünden kopmak
  • gönlüne doğmak
  • gönlüne dokunmak
  • gönlüne girmek
  • gönlüne göre
  • gönlünü çalmak
  • gönlünü çelmek
  • gönlünü düşürmek
  • gönlünü eğlemek
  • gönlünü etmek (veya yapmak)
  • gönlünü hoş etmek
  • gönlünü kaptırmak
  • gönlünü karartmak
  • gönlünün dümeni bozuk
  • gönlünü pazara çıkarmak
  • gönlünü serin tutmak
  • gönlünü söndürmek
  • gönlünü yaralamak
  • gönlün yazı var, kışı var
  • gönlü olmak
  • gönlü olmak
  • gönlü razı olmamak
  • gönlü takılmak
  • gönlü varmamak
  • gönül (veya gönlünü) almak
  • gönül (veya gönlünü) avutmak
  • gönül (veya gönlünü) eğlendirmek
  • gönül (veya gönlünü) yakmak
  • gönül açmak
  • gönül akıtmak
  • gönül avlamak
  • gönül bağlamak
  • gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz
  • gönül bulandırmak
  • gönül çekmek
  • gönülden çıkarmamak
  • gönülden gönüle yol vardır
  • gönülden ırak olmak
  • gönül ferman dinlemez
  • gönül gezdirmek
  • gönül indirmek
  • gönül kırmak (veya yıkmak)
  • gönül kimi severse güzel odur
  • gönül kocamaz
  • gönül koymak
  • gönüller bir olunca samanlık seyran olur
  • gönül okşamak
  • gönül var otluğa, gönül var bokluğa (konar)
  • gönül verme evliye, eve gider unutur
  • gönül vermek
  • gönül yıkmak

Birleşik Kelimeler: gönül avcısı, gönül bağı, gönül belası, gönül birliği, gönül borcu, gönül borçlusu, gönül bulantısı, gönül çöküşü, gönül darlığı, gönül dilencisi, gönül eğlencesi, gönül eri, gönül ferahlığı, gönül hoşluğu, gönül maskarası, gönül meselesi, gönül okşayıcı, gönül rahatlığı, gönül rızası, gönül tokluğu, gönül uğrusu, gönül yarası, gönlü bol, gönlü dar, gönlü gani, gönlü kara, gönlü tok, gönlü zengin, gönlü yaralı, canıgönülden


ÖZGÜL


[sıfat]
  • Bir türle ilgili, bir türe ilişkin

    Demek ki güzele olan eğilim insanın özgül bir vasfı değil. - İsmet Özel

Birleşik Kelimeler: özgül ağırlık