ÖDENEKSİZ Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



ÖDENEKSİZ harflerini içeren 5 harfli 28 kelime bulunuyor. 5 harfli ÖDENEKSİZ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ödeneksiz ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Ödeneksiz olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

SÖZDE17, ÖZDEK16, ÖZDEN16, ÖZENİ14, ÖNEZE14, DÖNEK13, DİZEK10, DENİZ10, ZİNDE10, ESKİZ9, EKSİZ9, ENSİZ9, SEKİZ9, DİKSE8, DESEN8, EZİNE8, DENEK7, DİKEN7, DİNEK7, KENDİ7, ESNEK6, EKSEN6, EKSİN6, KESİN6, KESEN6, NEKES6, SİNEK6, SENEK6


ESNEK


[sıfat]
  • Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki

    Çelik ve kauçuk çok esnek cisimlerdir.

[mecaz]
  • Değişik yorumlara elverişli
[mecaz]
  • Görüş ve tutumlarında katı olmayan

EKSEN


[isim]
  • Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver

    Politikacıların kendilerini evrenin ekseni saymamaları gereğini anlamaları için... - Haldun Taner

[matematik]
  • Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru
[mecaz]
  • Çizgi

    Metnin müziğini, büyüsünü böyle bir eksen çevresinde aradım. - Adalet Ağaoğlu

Birleşik Kelimeler: eksen oyuncu, eksen ülke, dönme ekseni, gök ekseni, eş eksenli


EKSİN


[isim] [kimya]
  • Anyon

KESİN


[sıfat]
  • Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu

    Sevmem kesin sözleri, bir kesin söz duydum mu tersine söylemek gelir içimden. - Nurullah Ataç

[zarf]
  • Kesinlikle

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kesin olarak

Birleşik Kelimeler: kesin bilgi, kesin fiyat, kesin kayıt


KESEN


[sıfat]
  • Kesme işini yapan
[isim] [matematik]
  • Bir şekli özellikle bir üçgenin kenarlarını kesen doğru

Birleşik Kelimeler: ağaçkesen, bağkesen, boğazkesen, ışıkkesen, yelkesen, yolkesen


NEKES (Kelime Kökeni: Farsça nākes)


[sıfat]
  • Cimri

SİNEK


[isim] [hayvan bilimi]
  • Çift kanatlılardan, birtakım uçucu böceklerin genel adı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sinek avlamak
  • sinek küçüktür ama mide bulandırır
  • sinekten yağ çıkarmak (veya çıkartmak)

Birleşik Kelimeler: sinek ağırlık, sinekkapan, sinekkaydı, sinek kuşu, sinek mantarı, sineksavar, sinek sıklet, sinekyutan, beyazsinek, karasinek, piçsinek, sivrisinek, at sineği, cız sineği, et sineği, ev sineği, kurt sineği, kül rengi et sineği, meyve sineği, sığır sineği, sirke sineği, su sineği, uyuz sineği, zeytin sineği


SENEK


[isim] [halk ağzında]
  • Çam ağacından yapılmış su testisi

DENEK


[isim]
  • Üzerinde deney yapılan canlı veya şey

    Yeni denek adaylarıyla uğraşmak onun göreviydi. - Osman Aysu

Birleşik Kelimeler: denek taşı


DİKEN


[isim]
  • Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri

    Gül dikeni. Kirpinin dikenleri.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • diken battığı yerden çıkar
  • diken üstünde oturmak (veya olmak)

Birleşik Kelimeler: dikence, diken diken, diken dutu, akdiken, çakırdiken, sarıdiken, çalı dikeni, demir dikeni, deve dikeni, domuz dikeni, eşek dikeni, geyik dikeni, kar dikeni, meryemana dikeni, öz dikeni, peygamber dikeni, sakız dikeni, teke dikeni


DİNEK


[isim] [halk ağzında]
  • Dinlenmek için durulan yer

KENDİ


[zamir]
  • İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, öz(I), zat

    Ankara Palas'ta kendisine dörtte üç oranında indirim yapılırdı. - Çetin Altan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kendi ağzıyla tutulmak
  • kendi âlemine dalmak
  • kendi ayağı ile gelmek
  • kendi derdine düşmek
  • kendi düşen ağlamaz
  • kendi göbeğini kendi kesmek
  • kendi gölgesinden korkmak
  • kendi hâline bırakmak
  • kendi havasında gitmek (veya olmak)
  • kendi hesabana çalışmak
  • kendi içine çekilmek
  • kendi kabuğuna çekilmek
  • kendi kanatlarıyla uçmak
  • kendi kendini didiklemek
  • kendi kendini yemek
  • kendi keyfine gitmek
  • kendi köşesinde yaşamak
  • kendi kuyusunu kendi kazmak
  • kendimi bildim bileli
  • kendinden geçmek
  • kendinde olmamak
  • kendinde toplamak
  • kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
  • kendine dert etmek
  • kendine gel!
  • kendine gelmek
  • kendine hisse çıkarmak
  • kendine kıymak
  • kendine mal etmek
  • kendine yedirememek
  • kendine yontmak
  • kendini (kapıp) koyuvermek
  • kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
  • kendini adamak
  • kendini ağır (veya ağırdan) satmak
  • kendini alamamak
  • kendini aşağı (veya küçük) görmek
  • kendini ateşe atmak
  • kendini atmak
  • kendini avutmak
  • kendini beğendirmek
  • kendini beğenmek
  • kendini bırakmak
  • kendini bilmek
  • kendini bir şey sanmak
  • kendini bir yerde bulmak
  • kendini bulmak
  • kendini dağıtmak
  • kendini dar atmak
  • kendini dev aynasında görmek
  • kendini dinlemek
  • kendini dirhem dirhem satmak
  • kendini düşünmek
  • kendini ele vermek
  • kendini fasulye gibi nimetten saymak
  • kendini göstermek
  • kendini harap etmek
  • kendini hissettirmek
  • kendini kapının dışında bulmak
  • kendini kaptırmak
  • kendini kaybetmek
  • kendini matah sanmak
  • kendini naza çekmek
  • kendini paralamak
  • kendini satmak
  • kendini sıkmak
  • kendini sıyıramamak
  • kendini sokağa (veya dışarı) atmak
  • kendini tartmak
  • kendini toparlamak (veya toplamak)
  • kendini tutamamak
  • kendini tutmak
  • kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
  • kendini yemek
  • kendini yiyip bitirmek
  • kendini yoklamak
  • kendi söyler kendi dinler
  • kendi üstüne yormak
  • kendi yağıyla kavrulmak

Birleşik Kelimeler: kendi adına, kendi başına, kendibeslek, kendigelen, kendi hâlinde, kendi kendine, kendi payına, kendine has, kendine mahsus, kendine özgü


DİKSE


[isim]
  • Ağaçsız yerlerde, kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç

DESEN (Kelime Kökeni: Fransızca dessin)


[isim]
  • Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim

EZİNE


[isim]
  • Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri

Birleşik Kelimeler: Ezine peyniri