ÇÖZDÜRÜLMEK Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler



ÇÖZDÜRÜLMEK harflerini içeren 4 harfli 46 kelime bulunuyor. 4 harfli ÇÖZDÜRÜLMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

ÖZLÜ15, ÖÇLÜ15, ÖZÜR15, ÖLÇÜ15, ÖKÜZ15, ÖDÜL14, ÜÇÜZ14, ÖRÜM13, ÖZEK13, ÖZEL13, ÖDEM13, ÖKÇE13, ÖLÜM13, ÖMÜR13, ÖRÜK12, ÖLÜK12, ÜZÜM12, DÜZE11, ÖRME11, ÖLME11, ÜÇLÜ11, DÜRÜ10, KÖLE10, KÖRE10, MÜZE10, ÖREK10, RÖLE10, ÜZME10, DREÇ9, DERZ9, DERÇ9, KLÜZ9, ÜMÜK9, ÜÇER9, ÜZRE9, ÜRKÜ8, ÜLKÜ8, KÜME7, MÜLK7, ÜREM7, ZERK7, DERK6, DELK6, KÜRE6, ÜLKE6, KREM5


KREM (Kelime Kökeni: Fransızca crème)


[isim]
  • Tene yumuşaklık vermek veya güneş, yağmur vb. dış etkilerden korunmak için sürülen koyu kıvamlı madde
[sıfat]
  • Bu kıvamda hazırlanmış olan

    Krem deterjan.

[sıfat]
  • Bu renkte olan

    Vücutlarının yumuşaklığını gösteren açık renk, krem veya beyaz elbiseler içinde... - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: nemlendirici krem, patakrem, toparlayıcı krem, göz altı kremi, güneş kremi, saç kremi, tıraş kremi


DERK (Kelime Kökeni: Arapça derk)


[isim] [eskimiş]
  • Anlama, kavrama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derk etmek


DELK (Kelime Kökeni: Arapça delk)


[isim] [eskimiş]
  • Ovma, ovuşturma
[fizik]
  • Sürtünme

KÜRE (Kelime Kökeni: Arapça kure)


[isim] [matematik]
  • Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim

Birleşik Kelimeler: küre kuşağı, ağır küre, ateş küre, düzlem küre, güney küre, hava küre, ışık küre, kuzey küre, su küre, taş küre, yarı küre, yarım küre, yerküre, gök küresi

[isim] [madencilik]
  • Madenci ocağı, maden fırını
[isim]
  • Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri

ÜLKE


[isim]
  • Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket

    Artık vatan toprağı, Rumeli'deki hudutlarından Anadolu'daki hudutlarına kadar yekpare bir ülke olmuştur. - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ülke açmak

Birleşik Kelimeler: ülkeler arası, ülkeler coğrafyası, başülke, eksen ülke, merkezî ülke, sanayi ülkesi, bağlantısız ülkeler, bloksuz ülkeler, üçüncü dünya ülkeleri


KÜME


[isim]
  • Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup

    Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler. - Nabizade Nâzım

[eğitim bilimi]
  • Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek
[spor]
  • Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup
[spor]
  • Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kümeden düşmek
  • kümeye çıkmak

Birleşik Kelimeler: küme bulut, küme çalışması, bir küme, boş küme, çift küme, denk küme, toplumsal küme, üst küme, ayrık kümeler, öncüller kümesi, yıldız kümesi


MÜLK (Kelime Kökeni: Arapça mulk)


[isim]
  • Ev, dükkân, arazi vb. taşınmaz mal
[eskimiş]
  • Devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke

    Adalet mülkün temelidir.

Birleşik Kelimeler: devre mülk, mal mülk


ÜREM


[isim] [ekonomi]
  • Faiz, getiri

ZERK (Kelime Kökeni: Arapça zerḳ)


[isim] [eskimiş]
  • İç itim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zerk etmek


ÜRKÜ


[isim]
  • Topluluğu saran ortak korku, panik

ÜLKÜ


[isim]
  • Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal

    Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür. - Atatürk

[felsefe]
  • Gerçekte olmayıp yalnız düşüncede tasarım biçiminde var olan, yalnızca düşünce ile kavranabilen şey, ideal

DREÇ (Kelime Kökeni: İngilizce dredge)


[isim]
  • Ağlı kepçe, tarama ağı

DERZ (Kelime Kökeni: Arapça derz)


[isim] [mimarlık]
  • Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı

DERÇ (Kelime Kökeni: Arapça derc)


[isim] [eskimiş]
  • Alma, toplama

Birleşik Kelimeler: dercetmek


KLÜZ (Kelime Kökeni: Fransızca cluse)


[isim] [coğrafya]
  • Kanyon