ÇÖLLEŞTİRME Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



ÇÖLLEŞTİRME harflerini içeren 5 harfli 50 kelime bulunuyor. 5 harfli ÇÖLLEŞTİRME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Çölleştirme ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Çölleştirme olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÖLÇME15, ÖLÇER14, ÇEMİŞ12, ÇEŞME12, ÖRTME12, ÇEŞİT11, TÖREL11, ÇİTME9, ÇELME9, ÇELİM9, EŞLEM9, ERMİŞ9, ELÇİM9, İŞEME9, İŞLEM9, İMLEÇ9, İÇLEM9, MİÇEL9, MERİÇ9, MELEŞ9, REŞME9, ŞİLEM9, ŞETİM9, ETÇİL8, İŞRET8, LETÇE8, REŞİT8, REÇEL8, ŞİLTE8, ŞERİT8, TİRŞE8, TEŞRİ8, ERİME6, MİLEL6, METİL6, METRE6, MERET6, RİMEL6, REMİL6, REMEL6, TEMEL6, TELEM6, TERME6, TERİM6, İLLET5, LİRET5, LİTRE5, TİRLE5, TELLİ5, TERLİ5


İLLET (Kelime Kökeni: Arapça ʿillet)


[isim]
  • Hastalık

    Ben şarlatan değilim, oğlum. Bu illetin devası bendedir. - Peyami Safa

[mecaz]
  • Hastalık derecesine varan alışkanlık

    Ya sayfa sayfa mektup yazmak illetine tutulmuş olanlara ne diyeyim? - Hüseyin Cahit Yalçın

[mecaz]
  • Bozukluk

    Bu radyonun bir illeti var.

[sıfat] [teklifsiz konuşmada]
  • Kızdıran, sinirlendiren (şey veya kimse)
[eskimiş] [felsefe]
  • Sebep

Ata Sözleri ve Deyimler

  • illet etmek
  • illet olmak

Birleşik Kelimeler: köstebek illeti


LİRET (Kelime Kökeni: Fransızca lirette)


[isim] [eskimiş]
  • İtalya'nın para birimi

LİTRE (Kelime Kökeni: Yunanca)


[isim] [matematik]
  • Sıvıları ölçmede kullanılan, bir desimetreküp hacminde ölçü birimi
[sıfat]
  • Bu birimde bir kabın alabileceği miktarda olan

    Şimdi yedek iki litre kan var elimizde. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: dekalitre, desilitre, hektolitre, mililitre, santilitre


TİRLE (Kelime Kökeni: Fransızca tire-lait)


[isim]
  • Meme başı üzerine yerleştirilip sütün alınmasına yarayan araç

TELLİ


[sıfat]
  • Teli olan

Birleşik Kelimeler: telli balıkçıl, telli çalgılar, telli duvaklı, telli otobüs, telli pullu, telli sazlar, telli turna, çiftetelli, ikitelli, onikitelli, üçtelli


TERLİ


[sıfat]
  • Terlemiş olan

    O günkü gibi terli değil, ateşli değil. - Tarık Buğra


ERİME


[isim]
  • Erimek işi

    Dışarıda karlar erimeye başlamış. - Ahmet Ümit

Birleşik Kelimeler: aşırı erime, kemik erimesi


MİLEL (Kelime Kökeni: Arapça milel)


[isim] [eskimiş]
  • Milletler, uluslar

Birleşik Kelimeler: beynelmilel


METİL (Kelime Kökeni: Fransızca méthyle)


[isim] [kimya]
  • Doymuş hidrokarbon kökleri serisinin ilk basamağı

METRE (Kelime Kökeni: Fransızca mètre)


[isim] [matematik]
  • Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi

    İskenderun Körfezi'ne sekiz yüz metre yukarıdan bakıyordum. - Refik Halit Karay

Birleşik Kelimeler: metrekare, metreküp, metre sistemi, akselerometre, alkalimetre, alkolmetre, altimetre, ampermetre, anemometre, areometre, asidimetre, azotometre, barometre, bolometre, çelik metre, dansimetre, debimetre, dekametre, densimetre, desimetre, dilatometre, dinamometre, elektrodinamometre, elektrometre, fotometre, füzyometre, galvanometre, gazometre, grafometre, gramsantimetre, grizumetre, hektometre, hidrometre, higrometre, interferometre, kalorimetre, kilogrammetre, kilometre, klinometre, kolorimetre, kronometre, lüksmetre, manometre, manyetometre, mikrometre, milimetre, minimetre, odyometre, oleometre, ozonometre, ödyometre, parametre, parkmetre, pedometre, piknometre, pirometre, plüviyometre, polarimetre, radyometre, sakarimetre, sakkarometre, santimetre, sülfürimetre, şerit metre, takeometre, takimetre, takometre, taksimetre, tansiyometre, telefonometre, telemetre, termometre, voltametre, voltmetre


MERET (Kelime Kökeni: Arapça mārid)


[isim]
  • Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler veya kimseler için kullanılan sövgü sözü

    Ben de öyle söyledim. Bırakalım artık şu meredi, dedim. - Ahmet Ümit

[sıfat] [halk ağzında]
  • Uğursuz

RİMEL (Kelime Kökeni: Fransızca rimmel)


[isim]
  • Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara

    Nihayet kirpiklerine de birer fırça rimel dokundurdu, onları da dikleştirdi. - Peyami Safa


REMİL (Kelime Kökeni: Arapça reml)


[isim] [eskimiş]
  • Kumda birtakım çizgiler çizerek fala bakma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • remil atmak (veya dökmek)


REMEL (Kelime Kökeni: Arapça remel)


[isim] [edebiyat]
  • Aruz ölçülerinden biri
[müzik]
  • Klasik Türk müziğinde bir usul

TEMEL (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim]
  • Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü

    Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. - Halide Edip Adıvar

[sıfat] [mecaz]
  • En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz

    Devletin temel kanununun adı Anayasa'dır. - Burhan Felek

[mecaz]
  • Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler

    Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. - Necati Cumalı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • temel atmak
  • temel kakmak
  • temel tutmak

Birleşik Kelimeler: temel bilimler, temel cümle, temel çivisi, temel direği, temel direk, temel duruş, temel duvarı, temel eğitim, temel haklar, temel harf, temel kazısı, temel öğretim, temel önerme, temel sayılar, temel taşı, temel tümce