Zet ile Biten Kelimeler



ZET ile biten 10 kelime bulunuyor. Sonu ZET olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde zet olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

ZEBANZET16, MARKİZET12

7 Harfli Kelimeler

RİYAZET12

6 Harfli Kelimeler

İCAZET12, LEZZET12, KLOZET10, NAMZET10

5 Harfli Kelimeler

İZZET11, ROZET9

4 Harfli Kelimeler

ÖZET13


ROZET (Kelime Kökeni: Fransızca rosette)


[isim]
  • Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne

    Bir süs, bir rozet gibi yakasına iliştirmiştir. - Sait Faik Abasıyanık

[bitki bilimi]
  • Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi

KLOZET (Kelime Kökeni: Fransızca closette)


[isim]
  • Alafranga tuvalet

NAMZET (Kelime Kökeni: Farsça nāmzed)


[isim]
  • Aday

    Bana göre masal dinlemeyen bir çocuk çok bedbaht bir insan olmaya namzet bir insandır. - Asaf Halet Çelebi

[halk ağzında]
  • Sözlü, yavuklu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • namzet göstermek


İZZET (Kelime Kökeni: Arapça ʿizzet)


[isim] [eskimiş]
  • Büyüklük, yücelik, ululuk

Birleşik Kelimeler: izzetinefis, izzetüikbal, izzetüikram, nefis izzeti


MARKİZET (Kelime Kökeni: Fransızca marquisette)


[isim]
  • Bir tür ince ve çoğu kez çiçekli, pamuklu kumaş

RİYAZET (Kelime Kökeni: Arapça riyāżet)


[isim] [eskimiş]
  • Nefsin isteklerini kırma

    Karargâhta âdeta bir manastır hayatının riyazeti içinde yaşıyorduk. - Halide Edip Adıvar


İCAZET (Kelime Kökeni: Arapça icāzet)


[isim] [eskimiş]
  • İzin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • icazet almak
  • icazet vermek

Birleşik Kelimeler: icazetname


LEZZET (Kelime Kökeni: Arapça leẕẕet)


[isim]
  • Ağız yoluyla alınan tat

    Tekrar odaya dönse bu kaynağın suyunda umduğu lezzeti tekrar bulabilecek miydi? - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[mecaz]
  • Herhangi bir şey karşısında duyulan zevk, haz

    Ona da dinlenmek gibi bir lezzet yetişir. - Ahmet Rasim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • lezzet almak
  • lezzetini çıkarmak


ÖZET


[isim]
  • Bir yazı veya sözün anlamını daha kısa ve özlü biçimde veren yazı veya söz, hülasa, fezleke, ekspoze

    Gelinmesi gereken yere korkmadan, ödün vermeden hatasıyla sevabıyla gelmek. İşte bir serüvenin özeti. - Tomris Uyar

[sinema] [televizyon]
  • Filmin konusunu en kısa biçimde anlatan, bir senaryo çalışmasının ilk basamağı olan metin

Birleşik Kelimeler: basın özeti, hesap özeti, yönetici özeti