Yı ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler



YI harfleri ile başlayan 6 harfli 16 kelime bulunuyor. Başında YI olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "yı ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Yı olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

YIĞILI18, YIĞMAK17, YILDIZ15, YIKICI14, YILGIN14, YILMAZ13, YIPRAK13, YIRTIŞ13, YIRTIM11, YIKKIN10, YIKMAK10, YILLIK10, YILMAK10, YIKAMA10, YIRTIK10, YIRTMA10


YIKKIN


[sıfat]
  • Harap

YIKMAK


[-i]
  • Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek

    Yangın yarım saatin içinde her yeri sardı, uğruna gelen ne varsa yaktı, yıktı. - Memduh Şevket Esendal

[-e] [-i]
  • Birine yüklemek

    Suçu bana yıktı.

[mecaz]
  • Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak

    Bu acı onu yıkar.


YILLIK


[sıfat]
  • Bir yıl için, senelik, senevi

    Evi yıllık tuttular.

[isim]
  • Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname
[isim]
  • Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak
[isim]
  • Bir yılda verilen ücret

    Bu evin yıllığı sekiz bin liradır.

[isim]
  • Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap

Birleşik Kelimeler: yıllık ortalama, çok yıllık, kırkyıllık, yüzyıllık


YILMAK


[-den]
  • Bir işten gözü korkup vazgeçmek

    Konu hasıraltı edilince yılmıyor, bir kez daha yazıyordum. - Muzaffer İzgü


YIKAMA


[isim]
  • Yıkamak işi

    Başını soğuk suyla yıkamaya başlamışlar. - Falih Rıfkı Atay

[kimya]
  • Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme
[sinema]
  • Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılan temizleme

Birleşik Kelimeler: yıkama yağlama, merkezî yıkama, ölü yıkama


YIRTIK


[sıfat]
  • Yırtılmış olan

    Yırtık yeri birleştiriyor, yapıştırmaya çalışıyor, yapamıyor, yatağın üstüne kapanıp hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. - Adalet Ağaoğlu

[isim]
  • Yırtılma sonucu oluşmuş yarık

    Çorabın yırtığı.

[mecaz]
  • Utanması, çekinmesi olmayan

    Becerikli, yırtık bir kız değil ki mağazalarda iş arasın, bulsun. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: yırtık pırtık, perdesi yırtık, yarım yırtık


YIRTMA


[isim]
  • Yırtmak işi

    Gözleriyle sokakların karanlıklarını yırtmaya uğraşarak sinirli bir telaş içinde çırpınıyordu. - Hüseyin Rahmi Gürpınar


YIRTIM


[isim]
  • Basma kumaş vb. dokuma

YILMAZ


[sıfat]
  • Bir işten gözü korkup vazgeçmeyen, yılmayan

YIPRAK


[sıfat] [halk ağzında]
  • Yıpranmış, aşınmış, eski

    İç cebindeki meşin cüzdandan çıkardığım, ortasından ikiye bölünmüş yıprak bir sarı kâğıdı uzatıyorum. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: yıkık yıprak


YIRTIŞ


[isim]
  • Yırtma işi

YIKICI


[isim]
  • Yıkmacı

    Eski evlerimiz yandı, yıkıldı. Biz onlar içinde yaşayamaz olduk, alıcı çıkınca yıkıcılara sattık. - Hüseyin Cahit Yalçın

[sıfat]
  • Bir şeyin zarar görmesine, bozulmasına, yok olmasına, ortadan kalkmasına yol açan, tahripkâr

    O yıkıcı bozgunun sebeplerini öğrenmeye büyük önem verdi. - Falih Rıfkı Atay


YILGIN


[sıfat]
  • Yılmış, korkmuş olan

    Yılgın gözlerle bunlara baktı ve köşedeki tütüncüyü soracak oldu. - Memduh Şevket Esendal

Birleşik Kelimeler: yılgın yılgın


YILDIZ


[isim]
  • Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri

    Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük - Yahya Kemal Beyatlı

[sıfat]
  • Bu biçimde olan
[mecaz]
  • Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse

    Cebirde, geometride, fizikte sınıfımızın yıldızı idim. - Yusuf Ziya Ortaç

[mecaz]
  • Baht, şans, talih
[denizcilik]
  • Kuzey 360°'lik yön, kuzey

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yıldız akmak (veya kaymak veya uçmak)
  • yıldızı (veya yıldızları) barışmamak
  • yıldızı parlamak
  • yıldızı sönmek
  • yıldızları saymak

Birleşik Kelimeler: yıldız anasonu, yıldız barışıklığı, yıldız bilimi, yıldız böceği, yıldız çiçeği, yıldız falcısı, yıldız fiziği, yıldız günü, yıldızı dişi, yıldız kara yel, yıldız kurdu, yıldız kümesi, yıldız omurlular, yıldız poyraz, yıldız rüzgârı, yıldız saati, yıldız savaşı, yıldız tabya, yıldız taşı, yıldız tornavida, yıldız yağmuru, yıldız yasemini, yıldız yeli, yıldız yılı, yıldız zamanı, yıldızı düşük, akan yıldız, Ak Yıldız, ay yıldız, başyıldız, çift yıldız, değişen yıldız, kuyruklu yıldız, takımyıldız, Akşam Yıldızı, alpyıldızı, boylam yıldızı, Çoban Yıldızı, denizyıldızı, film yıldızı, kapak yıldızı, Kervan Yıldızı, Kutup Yıldızı, Kuzey Yıldızı, sabahyıldızı, denizyıldızları


YIĞMAK


[-e] [-i]
  • Bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak
[-i]
  • Biriktirmek

    Herkes kışlık kömürünü yığdı.