V İle Biten Kelimeler

V ile biten 65 türkçe kelime bulundu.Kelimelen.com kelime bulucu yu kelimelik kelime hilesi olarakta kullanabilirsiniz.


V ile biten Harf Sayısına Göre Kelime Listesi


10 Harfli Kelimeler

İSKANDİNAV

8 Harfli Kelimeler

BUNGALOV, OTOMOTİV, YUGOSLAV

7 Harfli Kelimeler

GENELEV, KİŞİNEV, OTOKLAV, TOLKŞOV

6 Harfli Kelimeler

ALATAV, CİVV, HAVHAV, HECCAV, KIRNAV, KONKAV, MIRNAV, PASTAV, PEŞREV, PEYREV, PİŞTOV, REZERV, SAYLAV, SÖYLEV

5 Harfli Kelimeler

ARŞİV, GÖREV, HAŞİV, HİCİV, HİDİV, İSLAV, İŞLEV, LAĞIV, MAHIV, MANAV, MİYAV, NAHİV, OKTAV, PİLAV, SEHİV, SINAV, SİMAV, TÜREV, VELEV, VEREV

4 Harfli Kelimeler

ALEV, ETÜV, GREV, KİEV, ÖDEV, SLAV, UZUV

3 Harfli Kelimeler

BAV, ÇAV, DAV, DEV, HAV, KAV, KOV, LAV, NEV, SAV, ŞEV, ŞOV, TAV, YİV

2 Harfli Kelimeler

AV, EV


AV


[isim]
  • Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr

    Kral hiç tınmadan, rahat rahat avdan döndü. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması
  • Bu yollarla yakalanan hayvan
[mecaz]
  • Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ava çıkmak
  • ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz
  • ava giden avlanır
  • av avlanmış, tav tavlanmış
  • av avlayanın, kemer bağlayanın
  • av vuranın değil, alanın

Birleşik Kelimeler: av dönemi, av hayvanı, av köpeği, av mevsimi, av sezonu, av tezkeresi, av yasağı, sökün avı, sürek avı, sürgün avı


EV


[isim]
  • Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı
  • Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane

    Ana oğul, yeni kiraladıkları eve bir pazar günü taşındılar. - Necati Cumalı

[mecaz]
  • Aile

    Evine bağlı bir adam.

[eskimiş]
  • Soy, nesil

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ev açmak
  • ev alma, komşu al
  • ev bozmak
  • evde kalmak
  • evdeki pazar (veya hesap) çarşıya uymaz
  • eve çıkmak
  • ev ev dolaşmak (veya gezmek)
  • evi ev eden avrat
  • ev işletmek
  • evlerden ırak (veya uzak)
  • evlere şenlik
  • ev tutmak

Birleşik Kelimeler: ev adamı, ev altı, ev bark, ev ekmeği, ev ekonomisi, ev eşyası, ev gezmesi, ev halkı, ev hanımı, ev işi, ev kadını, ev sahibi, ev sineği, ev yemeği, evi sırtında, genelev, konteyner ev, taşınır ev, yüzer ev, Allah'ın evi, arıtımevi, aşevi, ayevi, babaevi, bağ evi, bakımevi, basımevi, bıçkıevi, buğuevi, camevi, canevi, cemevi, cezaevi, ciltevi, çayevi, çiçekevi, dağ evi, dağıtımevi, damıtımevi, dernekevi, dikimevi, doğumevi, doyumevi, dökümevi, düğünevi, dümenevi, dünyaevi, düşkünlerevi, erkekevi, ezimevi, giyimevi, gökevi, gözevi, gözlemevi, hâkimevi, halkevi, hekimevi, huzurevi, hücre evi, ıslahevi, imamevi, kadınevi, kahveevi, kayakevi, kesimevi, kızevi, kitabevi, konukevi, kuş evi, merdivenevi, modaevi, müzikevi, oğlanevi, orduevi, orman evi, öğretmenevi, ölüevi, polisevi, radyoevi, randevuevi, sağlıkevi, sanatevi, sayrılarevi, sazevi, sergievi, sığınmaevi, taziyeevi, tecimevi, tutukevi, üretimevi, yapımevi, yargıevi, yarı açık cezaevi, yayınevi


BAV


[isim] [eskimiş]
  • Şahin, köpek vb. hayvanları avcılığa alıştırma işi

ÇAV


[isim] [eskimiş]
  • Ses, ün, haber
[isim] [halk ağzında]
  • At, eşek vb. hayvanların erkeklik organı

DAV


[isim] [hayvan bilimi]
  • Postu, kaplan postu gibi çizgili bir tür Afrika zebrası (Hippotigris burchelli)

DEV (Kelime Kökeni: Farsça dīv)


[isim]
  • Korkunç, çok iri ve olağanüstü güçlü masal yaratığı

    Abdülhak Hamit Bey, fevkalbeşer bir devden daha güzel bir mahluktur. - Yahya Kemal Beyatlı

[sıfat]
  • Olağanüstü irilikte olan

    Dev vücudu içinde bir genç kız hassasiyeti taşıyor. - Yusuf Ziya Ortaç

[sıfat] [mecaz]
  • Çok büyük, çok önemli

    Dev şirketler. Dev bir yazar.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dev adımlarla ilerlemek
  • dev gibi

Birleşik Kelimeler: dev anası, dev aynası, dev dalga, dev köpek balığıgiller


HAV (Kelime Kökeni: Arapça ḫāv)


[isim]
  • Kadife, çuha, yün vb.nin yüzeyindeki ince tüy, ülger

    Koltuk kadifesinin havı dökülmüş, kimi yeri öylesine kirlenmiş ki muşambaya dönüşmüş. - Oktay Rifat

[isim]
  • Köpeğin çıkardığı ses

KOV


[isim] [halk ağzında]
  • Dedikodu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kov etmek

[isim] [halk ağzında]
  • Sivrisinek vb. hayvanların ısırmasından korunmak için vücuda sürülen özel sıvı

KAV


[isim]
  • Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde
[halk ağzında]
  • Yılanın deri değiştirirken attığı deri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kav gibi

Birleşik Kelimeler: kav mantarı, yılan kavı

[isim]
  • İçki mahzeni

LAV (Kelime Kökeni: Fransızca lave)


[isim] [jeoloji]
  • Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş maddeler, püskürtü

Birleşik Kelimeler: lav silahı, lav taşması


NEV (Kelime Kökeni: Arapça nevʿ)


[isim]
  • Çeşit, cins, tür

    Bu kadının hastalığı, isterinin çok şiddetli bir nevidir. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: nevi şahsına münhasır, bir nevi


SAV


[isim] [hukuk]
  • İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava

    Eleştiricilerimiz nasıl olur da böyle bir savda bulunabilirler? - Necati Cumalı

[mantık]
  • Tanıtlanması gereken önerme, tez
[eskimiş]
  • Haber, söz
[eskimiş]
  • Atasözü

Birleşik Kelimeler: sav söz, savı kanıtsama, ana sav, karşı sav


ŞOV (Kelime Kökeni: İngilizce show)


[isim]
  • Gösteri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şov yapmak


ŞEV (Kelime Kökeni: Farsça şīb)


[isim] [eskimiş]
  • İnişli yer, bayır
[sıfat]
  • Eğik, meyilli

TAV (Kelime Kökeni: Farsça tāv)


[isim]
  • İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu
  • Hayvanlarda besili olma durumu
[mecaz]
  • En uygun durum ve zaman
[mecaz]
  • Hazır olma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tava gelmek
  • tava getirmek
  • tavı kaçmak (veya geçmek)
  • tavına getirmek
  • tavını bulmak
  • tav olmak
  • tav vermek

Birleşik Kelimeler: tavhane, alatav