Uh ile Biten Kelimeler



UH ile biten 15 kelime bulunuyor. Sonu UH olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Uh ile başlayan kelimeler. İçinde uh olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

TAVAZZUH25

6 Harfli Kelimeler

ÇUHÇUH22, MEFSUH19, MECRUH15, MEKRUH12

5 Harfli Kelimeler

VUZUH20, GÜRUH16, SABUH13, MATUH11

4 Harfli Kelimeler

ERUH9

3 Harfli Kelimeler

ŞUH11, YUH10, NUH8, RUH8, TUH8


NUH (Kelime Kökeni: Arapça nūḥ)


[isim] [din bilgisi]
  • `İnat etmek, ayak diremek` anlamındaki Nuh deyip peygamber dememek ve `çok eski, çoktan modası geçmiş, köhnemiş` anlamındaki Nuh Nebi'den kalma deyimlerinde geçen bir söz

    Tüm ricalarına rağmen karısı Nuh diyor, peygamber demiyordu. - Ayşe Kulin


RUH (Kelime Kökeni: Arapça rūḥ)


[isim]
  • Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu
[mecaz]
  • Duygu

    Nesri gibi güzel bir ruhu olan Falih Rıfkı, Türk gazeteciliğini bir vatan hizmeti telakki etmiş ve kutsi bir vazife gibi ifa ediyor. - Yahya Kemal Beyatlı

[felsefe]
  • Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ruh gibi
  • ruh gibi dolaşmak
  • ruh kazandırmak (veya vermek)
  • ruhu (bile) duymamak
  • ruhu (veya ruhunu) okşamak
  • ruhu karartmak
  • ruhunda güneş açmak
  • ruhunu şad etmek
  • ruhunu teslim etmek
  • ruhu şad olsun!

Birleşik Kelimeler: ruh bilgini, ruh bilimi, ruh doktoru, ruh göçü, ruh hastası, ruh hekimi, ruh karmaşası, ruh ölçümü, ruhötesi, ruh sağlığı, ruhumücerret, afyon ruhu, katran ruhu, lokman ruhu, melisa ruhu, nane ruhu, nişadır ruhu, sirke ruhu, tesviyeruhu, tuz ruhu


TUH


[ünlem]
  • `Yazıklar olsun, vah vah` anlamlarında aşağılama amacıyla söylenen bir söz, tu

    Tuh sana! Böyle mi yapacaktın?


ERUH


[isim]
  • Siirt iline bağlı ilçelerden biri

YUH


[ünlem] [hakaret yollu]
  • Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz, yuha

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yuh çekmek


MATUH (Kelime Kökeni: Arapça maʿtūh)


[sıfat] [eskimiş]
  • Bunamış, bunak

ŞUH (Kelime Kökeni: Farsça şūḫ)


[sıfat]
  • Neşeli ve serbest (kadın)

    O kadar oynak, o kadar şuh, o kadar cana yakın kadındı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu


MEKRUH (Kelime Kökeni: Arapça mekrūh)


[sıfat] [din bilgisi]
  • İslam dininde, dinî bakımdan yasaklanmadığı hâlde yapılmaması istenen
[eskimiş]
  • İğrenç, tiksindirici

SABUH (Kelime Kökeni: Arapça ṣabūḥ)


[isim] [eskimiş]
  • Sabah vakti içilen içki

MECRUH (Kelime Kökeni: Arapça mecrūḥ)


[sıfat] [eskimiş]
  • Yaralı

    Harbiye nazırıyla sadrazamı vurmuşlar. Ahmet Rıza tehlikeli surette mecruh. - Ömer Seyfettin

[mecaz]
  • İncinmiş olan (kimse)

GÜRUH (Kelime Kökeni: Farsça gurūh)


[isim] [eskimiş]
  • Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk, derinti, sürü

    Bu artist güruhu balolardan hoşlanmazlar. - Peyami Safa


MEFSUH (Kelime Kökeni: Arapça mefsūḫ)


[sıfat] [eskimiş]
  • Feshedilmiş, kaldırılmış, dağıtılmış, bozulmuş

VUZUH (Kelime Kökeni: Arapça vużūḥ)


[isim] [eskimiş]
  • Açık olma durumu, açıklık, aydınlık

    Bu akşam bilhassa Şevki'nin fikrindeki vuzuh onu düşündürdü. - Halide Edip Adıvar

[edebiyat]
  • Açıklık

ÇUHÇUH


[isim]
  • Çocuk dilinde tren

TAVAZZUH (Kelime Kökeni: Arapça tavażżuḥ)


[isim] [eskimiş]
  • Açıklık kazanma, aydınlanma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tavazzuh etmek