Tuk ile Biten Kelimeler



TUK ile biten 9 kelime bulunuyor. Sonu TUK olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde tuk olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

SOMURTUK13

6 Harfli Kelimeler

YONTUK10, KOLTUK8, KARTUK7

5 Harfli Kelimeler

POTUK11, ÇOTUK10, NUTUK7, TUTUK7, NATUK6


NATUK (Kelime Kökeni: Arapça naṭūḳ)


[sıfat] [eskimiş]
  • Düzgün, güzel ve kolaylıkla söz söyleyen

KARTUK


[isim] [halk ağzında]
  • Büyük tarla tarağı

NUTUK (Kelime Kökeni: Arapça nuṭḳ)


[isim]
  • Söz, konuşma

    Onun nutkundan sonra bu meselenin artık münakaşa edilmemesi, bitmesi lazımdı. - Memduh Şevket Esendal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nutku tutulmak
  • nutuk atmak (veya çekmek)
  • nutuk vermek


TUTUK


[sıfat]
  • Akıcı, rahat konuşamayan

    Önce benim sonra kardeşimin elini avuçlarının arasına alıp tutuk ama heyecansız bir sesle yakında yeniden evleneceğini söyledi. - Elif Şafak

[hukuk]
  • Tutuklu
[mecaz]
  • Durgun, çekingen, sıkılgan

    Bu babadan geçme derviş huyum, hoşgörüm yüzünden tutuk oluşumu anlamıyorlar. - Nezihe Meriç

Birleşik Kelimeler: tutukevi, dili tutuk


KOLTUK


[isim]
  • Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer

    Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı. - Halide Edip Adıvar

[denizcilik]
  • Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip
[mecaz]
  • Koltuklama veya koltuklanma

    O koltuktan hoşlanmaz.

[mecaz]
  • Kayırma, destek

    Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez.

[mecaz]
  • Yüksek mevki, makam

    Koltuk kavgası.

[argo]
  • Genelev

    Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[halk ağzında]
  • Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler
[eskimiş]
  • Kenar, tenha yer

Ata Sözleri ve Deyimler

  • koltuğa girmek
  • koltuğu doldurmak
  • koltuğuna girmek
  • koltuğunun altına sığınmak
  • koltuk çıkmak
  • koltukları kabarmak
  • koltukta olmak
  • koltuk vermek

Birleşik Kelimeler: koltuk altı, koltukbaşı, koltuk değneği, koltuk düşkünü, koltuk gözü, koltuk kapısı, koltuk kavgası, koltuk meyhanesi, koltuk takımı, lüks koltuk, tekerlekli koltuk, yatar koltuk, berber koltuğu, dişçi koltuğu, köşe koltuğu, şoför koltuğu


YONTUK


[isim]
  • Yontulmuş yer
[sıfat]
  • Yontulmuş olan

    Yontuk kalem.

Birleşik Kelimeler: yontuk düz


ÇOTUK


[isim]
  • Dışarıda kalmış ağaç kökü

POTUK


[isim] [halk ağzında]
  • Deve yavrusu
[sıfat]
  • Kırmalı ve geniş

SOMURTUK


[sıfat]
  • Asık suratlı, yüzü gülmez, sıkıntılı, çekilmez

    Somurtuk, buruk ve pasif bir ortamın içinde sürekli canlılığı, neşesi, sevimliliği ile manevi bir vitamin gibidir. - Haldun Taner