TEZGAHTARLIK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler



TEZGAHTARLIK harflerini içeren 6 harfli 40 kelime bulunuyor. 6 harfli TEZGAHTARLIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

TEZGAH17, IZGARA14, HAZRET13, HAKEZA13, ZAHTER13, AHARLI11, HILTAR11, HATIRA11, HATALI11, TIGALA11, AZATLI10, GALETA10, HEKTAR10, HALTER10, HARLAK10, KAZALI10, LEHTAR10, RAZAKI10, TIRKAZ10, TERGAL10, ZIRLAK10, ZEKALI10, LAKTAZ9, ARKALI7, ARALIK7, ARAKLI7, ATALIK7, KITAAT7, KARTLI7, KARALI7, KIRAAT7, TARALI7, TATARI7, TARTIL7, ATALET6, AKARET6, KARTAL6, KARTEL6, KARATE6, KERATA6


ATALET (Kelime Kökeni: Arapça ʿaṭālet)


[isim] [eskimiş]
  • Tembellik

    Sabah ataletiyle gezinerek kirli karyolasından sıyrıldı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[fizik]
  • Süredurum

AKARET (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳāret)


[isim] [eskimiş]
  • Akar

    Başladı her ay akaretlerinden kira toplar gibi tıkır tıkır faizleri toplamaya. - Ercüment Ekrem Talu


KARTAL


[isim] [hayvan bilimi]
  • Kartalgillerden, genellikle kızıl siyah tüylü, çok güçlü, yuvasını yüksek kayalıklar üzerinde kuran, iri, yırtıcı bir tür kuş (Aquila)

    Kartal yükseldi yükseldi, kıyıdaki dağların üstünde küçüle küçüle göze görünmez oldu. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: kartal ağacı, kartalgözü, sakallı kartal, balık kartalı

[isim]
  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri

KARTEL (Kelime Kökeni: Fransızca cartel)


[isim] [ekonomi]
  • Tekelci sermaye piyasasında, birtakım ticaret, üretim kuruluşlarının, genellikle kazanma veya başka kuruluşlara karşı tutunabilme vb. amaçlarla aralarında kurdukları dayanışma birliği
[isim] [denizcilik]
  • Gemilerde içlerine içme suyu konulan, ortası basık, küçük fıçı

KARATE (Kelime Kökeni: Japonca)


[isim]
  • Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi

KERATA (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim]
  • Karısı tarafından aldatılan erkek

ARKALI


[sıfat]
  • Arkası olan
[mecaz]
  • Koruyanı, dayanağı olan, pistonlu, iltimaslı

    Kadronun dört yüzden yukarısı masabaşında bile oturmayan arkalıların. - Rıfat Ilgaz


ARALIK


[isim]
  • Ara

    İki masa arasında bir metre aralık var.

[sıfat]
  • Yarı açık, tam kapanmamış

    İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu. - Çetin Altan

[ekonomi]
  • Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre
[fizik]
  • Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık
[müzik]
  • İki nota arasındaki perde uzaklığı
[müzik]
  • Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk

    Portenin beş çizgisi arasında dört aralık vardır.

[spor]
  • Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aralık vermek

Birleşik Kelimeler: aralık korozyonu, aralık oyunu, bir aralık, dar aralık, o aralık, hava aralığı, tavan aralığı

[isim]
  • Iğdır iline bağlı ilçelerden biri

ARAKLI


[isim]
  • Trabzon iline bağlı ilçelerden biri

ATALIK


[isim]
  • Ataya yakışır davranış, babalık

KITAAT (Kelime Kökeni: Arapça ḳiṭaʿāt)


[isim] [eskimiş]
  • Kıtalar, ana karalar
[askerlik]
  • Asker birlikleri

KARTLI


[sıfat]
  • Kartı olan

Birleşik Kelimeler: kartlı telefon


KARALI


[sıfat]
  • Karası (II) olan

Birleşik Kelimeler: aklı karalı


KIRAAT (Kelime Kökeni: Arapça ḳirāʾat)


[isim] [eskimiş]
  • Okuma

    Orada da bu gece kıraatleri devam ediyordu. - Hüseyin Cahit Yalçın

[din bilgisi]
  • Kur'an'ı belli kural ve işaretlere göre okuma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kıraat etmek

Birleşik Kelimeler: kıraathane


TARALI


[sıfat]
  • Taranmış