TEZGAHÇILIK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



TEZGAHÇILIK harflerini içeren 5 harfli 47 kelime bulunuyor. 5 harfli TEZGAHÇILIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

HIZLI14, ZIHLI14, ÇALGI13, GAZLI13, HIZLA13, HAZIK13, HAÇLI13, ILGAZ13, GAZEL12, KILGI11, AZILI10, ÇIKIT10, ÇIKTI10, HAKLI10, HATIL10, KIZIL10, KILIÇ10, TIKIZ10, TAHIL10, AZLIK9, AÇLIK9, ALTIZ9, AKÇIL9, ÇITAK9, ÇATIK9, ÇATKI9, ÇALTI9, ÇAKIL9, ÇALIK9, ÇALKI9, ELHAK9, HELAK9, HALET9, KAÇLI9, KALIÇ9, KAZIL9, LAKÇI9, TIKAÇ9, TAÇLI9, ZEKAT8, ATILI7, ALTIK6, ITLAK6, KITAL6, KATLI6, KALIT6, KETAL5


KETAL


[isim]
  • Çirişli bir tür parlak bez

ALTIK


[isim] [mantık]
  • Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: `Kimi insanlar fânidir` önermesi `Bütün insanlar fânidir` önermesinin altığı olur

ITLAK (Kelime Kökeni: Arapça iṭlāḳ)


[isim] [eskimiş]
  • Salıverme, koyuverme

KITAL (Kelime Kökeni: Arapça ḳitāl)


[isim] [eskimiş]
  • Vuruşma, birbirini öldürme

KATLI


[sıfat]
  • Katlanmış, bükülmüş

    Katlı mendilleri dolaba koydu.

Birleşik Kelimeler: katlı kur, çok katlı otopark, üç katlı


KALIT


[isim] [hukuk]
  • Miras

    Toprakları üzerinde gelmiş geçmiş eski uygarlıkların insancıl kalıtını özümlemişti. - Necati Cumalı

[mecaz]
  • Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey
[mecaz]
  • Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi

ATILI


[sıfat]
  • Atılmış, ertelenmiş, tehirli

Ata Sözleri ve Deyimler

  • atılı bulunmak


ZEKÂT (Kelime Kökeni: Arapça zekāt)


[isim] [din bilgisi]
  • Zenginlerin sahip olduğu mal ve paranın kırkta birinin dağıtılmasını öngören, İslam'ın beş şartından biri

    Abus çehreli bir adamın ne namazı ne niyazı ne zekâtı ne orucu makbuldür. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zekât vermek

Birleşik Kelimeler: zekât keçisi


AZLIK


[isim]
  • Az olma durumu

    Bu hususlardaki vesikaların azlığı maalesef ancak küçük bir ipucu üzerinde yapılan tahminlerden ibaret kalıyor. - Asaf Halet Çelebi


AÇLIK


[isim]
  • Aç olma durumu

    Açlıktan gözümüz dönmüştü. - Azra Erhat

[mecaz]
  • Kıtlık
[mecaz]
  • Aşırı istek içinde bulunma

    Öğrenme konusundaki yorulmayan açlığımı karşılayan bir okuldaydım. - Ayla Kutlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • açlığını bastırmak (veya gidermek veya öldürmek)
  • açlık çekmek
  • açlık ile tokluğun arası yarım yufka
  • açlıktan gözü (veya gözleri) dönmek (veya kararmak)
  • açlıktan imanı gevremek
  • açlıktan nefesi kokmak
  • açlıktan ölmek
  • açlıktan ölmeyecek kadar

Birleşik Kelimeler: açlık grevi, açlık sınırı, açlık kan şekeri, gözü açlık, karnı açlık


ALTIZ


[sıfat]
  • Altısı bir arada doğan (çocuk)

AKÇIL


[sıfat]
  • Rengi atmış, ağarmış

    Buruşuk, akçıl donlu bir bedevi. - Refik Halit Karay


ÇITAK


[sıfat] [halk ağzında]
  • Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan

ÇATIK


[sıfat]
  • Çatılmış olan

    O çatık, kara kaşlı, al yanaklı hanımın kucağına oturmak lazım gelmişti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: çatık çehre, çatık kaş, çatık surat, çatık yüz


ÇATKI


[isim]
  • Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü

    Tüfek çatkısı.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çatkı çatmak