TESVİYERUHU Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



TESVİYERUHU harflerini içeren 5 harfli 27 kelime bulunuyor. 5 harfli TESVİYERUHU kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

HEVES16, SEHİV16, EVİYE13, HUSYE13, SEVİR12, SEVER12, SERVİ12, TEVSİ12, VİTES12, HEYET11, VERİT11, SEHER10, TEHİR9, SİYER8, SEYİT8, SEYİR8, SURET7, YETER7, ESTER6, ESİRE6, İSTER6, SETRE6, SETİR6, SETER6, TESRİ6, TESİR6, TERES6


ESTER (Kelime Kökeni: Almanca Ester)


[isim] [kimya]
  • Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde

ESİRE (Kelime Kökeni: Arapça esīre)


[isim] [eskimiş]
  • Dişi tutsak

İSTER


[isim]
  • Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum
[bağlaç]
  • Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz

    İster gitsin ister kalsın.

Birleşik Kelimeler: ister istemez


SETRE (Kelime Kökeni: Arapça setre)


[isim] [eskimiş]
  • Düz yakalı, önü ilikli bir ceket türü

    Müdür Bey, senelerden beri giymediği sırmalı setresini, kılıcını sandıktan çıkardı. - Memduh Şevket Esendal


SETİR (Kelime Kökeni: Arapça setr)


[isim] [eskimiş]
  • Bir şeyi örtme, gizleme

Birleşik Kelimeler: setretmek, setriavret


SETER (Kelime Kökeni: İngilizce setter)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Uzun tüylü İngiliz köpeği

TESRİ (Kelime Kökeni: Arapça tesrīʿ)


[isim] [eskimiş]
  • Çabuklaştırma, hızlandırma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tesri etmek


TESİR (Kelime Kökeni: Arapça teʾs̱īr)


[isim]
  • Etki

    Bazılarının da kanaati şudur ki iyi ahlakta çalışmanın rolü ve tesiri vardır. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tesir bırakmak
  • tesir etmek
  • tesirini göstermek

Birleşik Kelimeler: yan tesir


TERES


[isim] [kaba konuşmada]
  • Pezevenk

SURET (Kelime Kökeni: Arapça ṣūret)


[isim]
  • Görünüş, biçim

    İnsan suretinde bir ağaç.

[halk ağzında]
  • Resim, fotoğraf
[eskimiş]
  • Yüz, çehre

Ata Sözleri ve Deyimler

  • suret almak (veya çıkarmak)
  • sureti haktan görünmek
  • suretine girmek


YETER


[sıfat]
  • İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yeter derecede
  • yeteri kadar

Birleşik Kelimeler: yeter sayı


SİYER (Kelime Kökeni: Arapça siyer)


[isim] [eskimiş]
  • Hz. Muhammed'in hayatını anlatan kitap

SEYİT (Kelime Kökeni: Arapça seyyid)


[isim] [eskimiş]
  • Bir topluluğun ileri gelen kişisi

SEYİR (Kelime Kökeni: Arapça seyr)


[isim]
  • Gidiş, yürüyüş, ilerleyiş

    Yaşayacak fazla zamanları olmayan bazı dâhiler, olgunluklarını hayatın normal seyrinden çok evvel tamamlamış oluyorlar. - Asaf Halet Çelebi

[denizcilik]
  • Özellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • seyre çıkmak
  • seyre dalmak

Birleşik Kelimeler: seyredilmek, seyretmek, seyreylemek, seyrüsefer, kıyı seyri, sahil seyri


TEHİR (Kelime Kökeni: Arapça teʾḫīr)


[isim]
  • Sonraya bırakma, erteleme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tehir etmek

Birleşik Kelimeler: tehiriicra, takdim tehir