TAPINCAKÇILIK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler



TAPINCAKÇILIK harflerini içeren 7 harfli 50 kelime bulunuyor. 7 harfli TAPINCAKÇILIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

KAPICIK16, KALIPÇI16, ALÇIPAN15, ÇAPAKLI15, KAPANCI15, KAPLICA15, KAÇINCI15, PLAKACI15, PAÇALIK15, ALÇACIK14, ÇIKACAK14, ÇANTACI14, ÇIKINTI13, ANLIKÇI12, ATÇILIK12, AÇIKLIK12, ALTINCI12, ÇALINTI12, ÇAKILTI12, ÇAKINTI12, ÇATKILI12, KINACIK12, KAPAKLI12, KAPANIK12, KAPANTI12, KAÇINIK12, KAÇINTI12, KALITÇI12, TIKAÇLI12, TAPINAK12, AÇIKTAN11, ANAÇLIK11, AKLINCA11, ÇANTALI11, KANCALI11, KALINCA11, TALANCI11, TAKLACI11, KITIKLI10, ANIKLIK9, KANITLI9, KALINTI9, KAKINTI9, KATIKLI9, KATILIK9, KATKILI9, TIKANIK9, ATAKLIK8, KANATLI8, TAKINAK8


ATAKLIK


[isim]
  • Atak olanın durumu veya atak bir biçimde yapılan iş, davranış, cüret

    Kara Yusuf ve arkadaşlarındaki ataklık halkı sarıyor. - Tarık Buğra


KANATLI


[sıfat]
  • Kanadı olan

    Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az. - Ahmet Haşim

Birleşik Kelimeler: eş kanatlı


TAKINAK


[isim] [ruh bilimi]
  • Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce

ANIKLIK


[isim]
  • Uyanıklık

KANITLI


[sıfat]
  • Kanıtla gösterilmiş, müdellel

KALINTI


[isim]
  • Artıp kalan şey, bakiye
[mecaz]
  • Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey

    Bu babacan, filozof ve hazırcevap insanlar kuşağı, tükenen bir görgü devrinin son kalıntıları gibidir. - Haldun Taner


KAKINTI


[isim] [halk ağzında]
  • Sözü dinlenmeyen, rezil, itilip kakılan kimse

KATIKLI


[sıfat]
  • İçinde katık bulunan

Birleşik Kelimeler: katıklı aş


KATILIK


[isim]
  • Katı (I) olma durumu
[mecaz]
  • Acımasız, duygusuz olma durumu

    Öğretmenlik için lazım gelen metaneti ve kalp katılığını belki bu sayede kazanırım. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: yüreği katılık


KATKILI


[sıfat]
  • İçine yabancı madde katılmış olan, karışık, saf olmayan

TIKANIK


[sıfat]
  • Tıkanmış olan

    Her adımın bir merdiven basamağındaki boğuk ve tıkanık gürültüsü kulağında sonu gelmeyen bir akisle uzuyordu. - Peyami Safa


KITIKLI


[sıfat]
  • İçine kıtık konmuş olan

AÇIKTAN


[zarf]
  • Bir yerin uzağından
[mecaz]
  • Ayrıca, ek olarak

    Üstelik açıktan yol harçlığı falan da veriyor bana. - Muzaffer İzgü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • açıktan (para) kazanmak
  • açıktan almak
  • açıktan geçmek
  • açıktan para almak

Birleşik Kelimeler: açıktan açığa, açıktan atamak, açıktan atanmak, açıktan tayin


ANAÇLIK


[isim]
  • Anaç olma durumu

AKLINCA


[zarf] [alay yollu]
  • Sandığına göre, düşünüşüne göre, umduğuna göre, aklı sıra

    Bütün kadınlar gibi aklınca bu yolla kocasını zevksizlikle suçluyordu. - Ayla Kutlu