Sız ile Başlayan Kelimeler



SIZ ile başlayan 30 kelime bulunuyor. Başında SIZ olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sız ile biten kelimeler. İçinde sız olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

SIZDIRILMAK21, SIZILDANMAK20

10 Harfli Kelimeler

SIZILTISIZ22, SIZDIRILMA20, SIZILDANMA19

9 Harfli Kelimeler

SIZDIRMAK18, SIZINTILI17, SIZILTILI17, SIZLATMAK15, SIZLANMAK15

8 Harfli Kelimeler

SIZLAYIŞ19, SIZDIRMA17, SIZLANIŞ17, SIZIRMAK15, SIZLAMAK14, SIZLANMA14, SIZLATMA14

7 Harfli Kelimeler

SIZISIZ18, SIZILTI14, SIZINTI14, SIZIRMA14, SIZLAMA13

6 Harfli Kelimeler

SIZICI16, SIZGIT16, SIZILI13, SIZMAK12

5 Harfli Kelimeler

SIZ14, SIZMA11, SIZAK10

4 Harfli Kelimeler

SIZI10


SIZAK


[isim] [halk ağzında]
  • Dağ sırtlarında, taş aralarından sızan su, küçük pınar

SIZI


[isim]
  • Hafif ve ince ağrı

    Fakat her an, her an yine / İçimde aynı sızı - Halit Fahri Ozansoy

[mecaz]
  • Ruhsal acı, ızdırap

    Depremlerin acısını, sızısını belirtmek de adı sanı bilinmez köylü şairlere düşer. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

Birleşik Kelimeler: ağrı sızı


SIZMA


[isim]
  • Sızmak işi
[sıfat]
  • Sızdırılmış

    Sızma zeytinyağı.


SIZMAK


[-den]
  • İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak

    Cam kenarlarından sızacak esintiyle hasta olacağından korkar. - Salâh Birsel

[nesnesiz]
  • Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak
[-e]
  • Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek
[-e]
  • Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak

    Bekir kaşla göz arasında dışarıya sızdı. - Attila İlhan

[askerlik]
  • Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek

    Dağlık bir hudut bölgesinde çıkan ve karşı topraktan sızan yabancı çetelerin yardımıyla günden güne ciddi bir hâl alan alçak bir isyanın bastırılmasıydı. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sızıp kalmak


SIZLAMA


[isim]
  • Sızlamak işi

SIZILI


[sıfat]
  • Sızısı olan

    Yazıya geçirmiş olduğu dinmez sızılı aşkı okudukça kendi hayatlarımızın belki başka bir rüyada solumaya koyulduklarını hissediyoruz. - Selim İleri


SIZLAMAK


[nesnesiz]
  • Hafifçe ağrımak

    Kafa kemiklerine varıncaya kadar her yanı sızlıyordu. - Necati Cumalı


SIZLANMA


[isim]
  • Sızlanmak işi, yakınmak, şikâyet, şekva, tazallüm

    Sonra karısının, para yetiştiremiyorum diye sızlanmasını hatırladı. - Memduh Şevket Esendal


SIZLATMA


[isim]
  • Sızlatmak işi

SIZILTI


[isim]
  • Sızlanma, yakınma, şekva, şikâyet

    Bizim Aksaray kahveleri bu inilti ve sızıltı ile akşama kadar sızlıyor. - Halide Edip Adıvar


SIZINTI


[isim]
  • Sızan şey

    Bu testinin çatlağı hiçbir sızıntı göstermemişti. - Aka Gündüz

[tıp]
  • Deri veya mukozada beliren sıvı, akıntı

SIZIRMA


[isim]
  • Sızırmak işi

SIZIŞ


[isim]
  • Sızma işi

SIZLATMAK


[-i]
  • Sızlamasına sebep olmak

SIZLANMAK


[nesnesiz]
  • Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek

    Yandaki evin gelini geceleri sabahlara kadar, sabahtan da akşama kadar sızlanıyordu. - Ayla Kutlu