SEBKİHİNDİ harflerini içeren 5 harfli 22 kelime bulunuyor. 5 harfli SEBKİHİNDİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
HEDİK11,
HİNDİ11,
NESİH10,
BİNDİ9,
BEDİK9,
BEDİİ9,
DİBEK9,
BİKES8,
BESNİ8,
BESİN8,
DİKSE8,
İNDİS8,
KESBİ8,
SİDİK8,
BİNEK7,
DİKEN7,
DİNEK7,
KENDİ7,
EKSİN6,
KESİN6,
SİNİK6,
SİNEK6
EKSİN
[isim] [kimya]
KESİN
[sıfat]
[zarf]
Ata Sözleri ve Deyimler
Birleşik Kelimeler: kesin bilgi, kesin fiyat, kesin kayıt
SİNİK
[sıfat]
[sıfat] [felsefe]
-
Sinizm taraftarı (kimse veya görüş), kinik
SİNEK
[isim] [hayvan bilimi]
-
Çift kanatlılardan, birtakım uçucu böceklerin genel adı
Ata Sözleri ve Deyimler
- sinek avlamak
- sinek küçüktür ama mide bulandırır
- sinekten yağ çıkarmak (veya çıkartmak)
Birleşik Kelimeler: sinek ağırlık, sinekkapan, sinekkaydı, sinek kuşu, sinek mantarı, sineksavar, sinek sıklet, sinekyutan, beyazsinek, karasinek, piçsinek, sivrisinek, at sineği, cız sineği, et sineği, ev sineği, kurt sineği, kül rengi et sineği, meyve sineği, sığır sineği, sirke sineği, su sineği, uyuz sineği, zeytin sineği
BİNEK
[isim]
[sıfat]
Birleşik Kelimeler: binek atı, binek taşı
DİKEN
[isim]
Ata Sözleri ve Deyimler
- diken battığı yerden çıkar
- diken üstünde oturmak (veya olmak)
Birleşik Kelimeler: dikence, diken diken, diken dutu, akdiken, çakırdiken, sarıdiken, çalı dikeni, demir dikeni, deve dikeni, domuz dikeni, eşek dikeni, geyik dikeni, kar dikeni, meryemana dikeni, öz dikeni, peygamber dikeni, sakız dikeni, teke dikeni
DİNEK
[isim] [halk ağzında]
-
Dinlenmek için durulan yer
KENDİ
[zamir]
Ata Sözleri ve Deyimler
- kendi ağzıyla tutulmak
- kendi âlemine dalmak
- kendi ayağı ile gelmek
- kendi derdine düşmek
- kendi düşen ağlamaz
- kendi göbeğini kendi kesmek
- kendi gölgesinden korkmak
- kendi hâline bırakmak
- kendi havasında gitmek (veya olmak)
- kendi hesabana çalışmak
- kendi içine çekilmek
- kendi kabuğuna çekilmek
- kendi kanatlarıyla uçmak
- kendi kendini didiklemek
- kendi kendini yemek
- kendi keyfine gitmek
- kendi köşesinde yaşamak
- kendi kuyusunu kendi kazmak
- kendimi bildim bileli
- kendinden geçmek
- kendinde olmamak
- kendinde toplamak
- kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
- kendine dert etmek
- kendine gel!
- kendine gelmek
- kendine hisse çıkarmak
- kendine kıymak
- kendine mal etmek
- kendine yedirememek
- kendine yontmak
- kendini (kapıp) koyuvermek
- kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
- kendini adamak
- kendini ağır (veya ağırdan) satmak
- kendini alamamak
- kendini aşağı (veya küçük) görmek
- kendini ateşe atmak
- kendini atmak
- kendini avutmak
- kendini beğendirmek
- kendini beğenmek
- kendini bırakmak
- kendini bilmek
- kendini bir şey sanmak
- kendini bir yerde bulmak
- kendini bulmak
- kendini dağıtmak
- kendini dar atmak
- kendini dev aynasında görmek
- kendini dinlemek
- kendini dirhem dirhem satmak
- kendini düşünmek
- kendini ele vermek
- kendini fasulye gibi nimetten saymak
- kendini göstermek
- kendini harap etmek
- kendini hissettirmek
- kendini kapının dışında bulmak
- kendini kaptırmak
- kendini kaybetmek
- kendini matah sanmak
- kendini naza çekmek
- kendini paralamak
- kendini satmak
- kendini sıkmak
- kendini sıyıramamak
- kendini sokağa (veya dışarı) atmak
- kendini tartmak
- kendini toparlamak (veya toplamak)
- kendini tutamamak
- kendini tutmak
- kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
- kendini yemek
- kendini yiyip bitirmek
- kendini yoklamak
- kendi söyler kendi dinler
- kendi üstüne yormak
- kendi yağıyla kavrulmak
Birleşik Kelimeler: kendi adına, kendi başına, kendibeslek, kendigelen, kendi hâlinde, kendi kendine, kendi payına, kendine has, kendine mahsus, kendine özgü
BİKES
(Kelime Kökeni: Farsça bīkes)
[sıfat]
[zarf] [eskimiş]
BESNİ
[isim] [bitki bilimi]
-
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde genellikle kurutmalık olarak üretilen, sofralık olarak da tüketilen, ince kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm
[isim]
-
Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri
BESİN
[isim]
-
Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda
[mecaz]
-
Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey
Birleşik Kelimeler: yedek besinler
DİKSE
[isim]
-
Ağaçsız yerlerde, kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç
İNDİS
(Kelime Kökeni: Fransızca indice)
[isim]
-
Bir harf üzerine konulan işaret
[matematik]
-
Bir harf, benzer fakat yine de değişik biçimlerde iki veya daha çok kez kullanılmak istendiğinde harfin üstüne veya altına eklenen ayırıcı işaret
[matematik]
-
Bir kökün derecesini göstermek için kök işaretinin kolları arasına konulan sayı
KESBÎ
(Kelime Kökeni: Arapça kesbī)
[sıfat] [eskimiş]
-
Sonradan elde edinilmiş, sonradan kazanılmış
SİDİK
[isim]
Birleşik Kelimeler: sidik borusu, sidik kavuğu, sidik söktürücü, sidik torbası, sidik yarışı, sidik yolu, sidik zoru