Sat ile Başlayan Kelimeler



SAT ile başlayan 44 kelime bulunuyor. Başında SAT olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sat ile biten kelimeler. İçinde sat olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

SATHİLEŞTİRMEK23

13 Harfli Kelimeler

SATHİLEŞTİRME22

12 Harfli Kelimeler

SATRANÇÇILIK21

11 Harfli Kelimeler

SATHİLEŞMEK20, SATANİSTLİK13

10 Harfli Kelimeler

SATHİLEŞME19, SATAŞILMAK16

9 Harfli Kelimeler

SATRANÇÇI17, SATICILIK16, SATAŞILMA15, SATRANÇLI14, SATTIRMAK12

8 Harfli Kelimeler

SATANİZM13, SATAŞMAK13, SATHİLİK13, SATLICAN13, SATAŞKAN12, SATIMLIK12, SATILMAK11, SATTIRMA11, SATANİST10

7 Harfli Kelimeler

SATIMCI14, SATILIŞ13, SATAŞMA12, SATRANÇ11, SATSUMA11, SATILIK10, SATILMA10, SATİRİK8

6 Harfli Kelimeler

SATVET13, SATICI12, SATRAP11, SATÜRN9, SATMAK8

5 Harfli Kelimeler

SATIH11, SAT10, SAT10, SATIM8, SATIN7, SATMA7, SATIR7, SATEN6, SATİR6

4 Harfli Kelimeler

SATI6


SATEN (Kelime Kökeni: Fransızca satin)


[isim]
  • Atlas (I)
[sıfat]
  • Bu kumaştan yapılmış

SATİR (Kelime Kökeni: Fransızca satire)


[isim] [edebiyat]
  • Yergi

SATI


[isim] [halk ağzında]
  • Satma işi, satış
[sıfat]
  • Adanmış

Ata Sözleri ve Deyimler

  • satıya çıkarmak


SATMA


[isim]
  • Satmak işi

    Bir kitabın çok satmasında o kitabı aklayıcı nedenler pek özel durumlara bağlıdır. - Necati Cumalı


SATIR (Kelime Kökeni: Arapça saṭr)


[isim]
  • Bir sayfa üzerinde yan yana gelen kelimelerden oluşan ve alt alta sıralanmış her bir dizi

    İki dakika süren bu duygusuzluktan sonra bu üç dört satırın cehennemî manaları anlaşılmaya başladı. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

Birleşik Kelimeler: satır arası, satır başı, satır satır, satır sonu

[isim]
  • Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir bıçak türü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • satır atmak


SATİRİK (Kelime Kökeni: Fransızca satirique)


[sıfat]
  • Yergi ile ilgili, yergi niteliğinde olan

    Bunların hepsi de edebiyatın satirik nevi denilen kısmına mal edilerek işin içinden çıkılıyordu. - Osman Cemal Kaygılı


SATMAK


[-i]
  • Bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek

    Geniş arazisini parselleyip sattı. - Tarık Buğra

[nesnesiz] [mecaz]
  • Kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak
[mecaz]
  • Bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek
[mecaz]
  • Bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek
[argo]
  • Bir yolunu bularak birinden ayrılmak

    Yanımdakini satamazsam size gelemeyeceğim.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • satıp savmak

Birleşik Kelimeler: yapsat, çoksatar


SATIM


[isim] [ticaret]
  • Satış

    'O Kimdi' adlı polisiye bir sevda romanı yayımladı. 'O Kimdi'yi de satımda bulamazsın. - Selim İleri

Birleşik Kelimeler: alım satım, dış satım, spot satım


SATÜRN (Kelime Kökeni: Fransızca saturne)


[isim] [gök bilimi]
  • Güneş'e yakınlık bakımından altıncı sırada olan gezegen, Sekendiz, Zühal

SATANİST (Kelime Kökeni: Fransızca sataniste)


[isim]
  • Şeytana tapan kimse

SATILIK


[sıfat]
  • Satışa çıkarılmış olan

    Satılık ev.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • satılığa çıkarmak
  • satılık ziftin olsun, Selanik'ten kel gelir


SATILMA


[isim]
  • Satılmak işi

    Ne var ki dert evin satılması ile bitmeyecekti. - Tarık Buğra


SATHİ (Kelime Kökeni: Arapça saṭḥī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Yüzeysel

    Sathi bir inceleme.


SATIŞ


[isim]
  • Satma işi
[ticaret]
  • Satıcı ile alıcı arasında yapılan ve bir malın alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir fiyat, bir değer alınması yoluyla yapılan işlem, satım

Ata Sözleri ve Deyimler

  • satışa çıkarmak
  • satışa gelmek
  • satış yapmak

Birleşik Kelimeler: satış bedeli, satış değeri, satış fiyatı, satış merkezi, satış mukavelesi, satış ruhsatı, satış sarayı, satış sözleşmesi, satış şartnamesi, satış yeri, efektif satış, indirimli satış, konsinye satış, kredili satış, önceden satış, peşin satış, tutulu satış, vadeli satış, tanzim satışı


SATILMAK


[-e] [nesnesiz]
  • Satma işi yapılmak

    Bu kitap, kendi ağırlığında altınla dahi satılsa satan yine zararlı çıkar. - Ahmet Kabaklı

[mecaz]
  • Para veya çıkar karşılığı, gizlice karşı tarafa hizmet etmek