Sah ile Başlayan Kelimeler



SAH ile başlayan 58 kelime bulunuyor. Başında SAH olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sah kelimesinin anlamı nedir? Sah ile biten kelimeler. İçinde sah olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

SAHİPLENDİRMEK26

13 Harfli Kelimeler

SAHTİYANCILIK25, SAHİPLENDİRME25, SAHİLEŞTİRMEK22

12 Harfli Kelimeler

SAHİLEŞTİRME21

11 Harfli Kelimeler

SAHİPSİZLİK24, SAHİPLENMEK21, SAHTEKARLIK17, SAHNELETMEK17, SAHNELENMEK17

10 Harfli Kelimeler

SAHTİYANCI21, SAHNELEYİŞ20, SAHİPLENME20, SAHİPKIRAN20, SAHİLEŞMEK19, SAHTECİLİK18, SAHNELETME16, SAHNELENME16, SAHNELEMEK16

9 Harfli Kelimeler

SAHABETÇİ19, SAHLEPLİK18, SAHİLEŞME18, SAHNELEME15

8 Harfli Kelimeler

SAHİPSİZ21, SAHAFLIK20, SAHİHLİK17, SAHİPLİK17, SAHİLDAR15, SAHTİYAN15, SAHURLUK15, SAHANLIK14, SAHTEKAR13, SAHTELİK13

7 Harfli Kelimeler

SAHAVET18, SAHİPLİ16, SAHTECİ15, SAHABET14, SAHİDEN14

6 Harfli Kelimeler

SAHİFE17, SAHLEP15, SAHİCİ14, SAHACA14, SAHİBE13, SAHABE13

5 Harfli Kelimeler

SAHAF16, SAHİP14, SAHİH14, SAHUR11, SAHTE10, SAHRE10, SAHRA10, SAHNE10, SAHİL10, SAHAN10

4 Harfli Kelimeler

SAHA9, SAHİ9, SAHN9

3 Harfli Kelimeler

SAH8


SAH (Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥḥ)


[isim] [eskimiş]
  • Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan işaret

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sah çekmek


SAHA (Kelime Kökeni: Arapça sāḥa)


[isim] [spor]
  • Alan

    Futbol sahasının kenarında düşmanlarını seyrediyordu. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sahaya çıkmak

Birleşik Kelimeler: saha amiri, saha avantajı, saha komiseri, dış saha, halı saha, iç saha, orta saha, yabancı saha, yarı saha, yeşil saha, ceza sahası, hava sahası, oyun sahası, penaltı sahası, tenis sahası, tensil sahası


SAHİ (Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥīḥ)


[zarf]
  • Gerçekten, gerçek olarak

    Sahi dedikleri kadar güzelmiş! Siz onu görmediniz mi sahi!


SAHN (Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥn)


[isim] [eskimiş]
  • Avlu

SAHTE (Kelime Kökeni: Farsça sāḫte)


[sıfat]
  • Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece

    Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı. - Yahya Kemal Beyatlı

[mecaz]
  • Yapmacık

    Öteki çocuklar mum kesilmişler, sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı. - Çetin Altan


SAHRE (Kelime Kökeni: Arapça ṣaḫre)


[isim] [eskimiş]
  • Külte

SAHRA (Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥrāʾ)


[isim]
  • Çöl

Birleşik Kelimeler: sahra topu


SAHNE (Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥne)


[isim]
  • İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk

    Tiyatro yönetimi ve sahne düzeni her bakımdan ilkel, çağın koşullarına uygun olarak bozuktu. - Metin And

[mecaz]
  • Tanık olunan, gözlenen olay

    Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. - Aka Gündüz

[mecaz]
  • Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı

    Politika sahnesinde adları duyulan kişiler.

[tiyatro]
  • Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri

    Gök Korsan konusunu açtığımda, henüz tasarlama hâlindeyken yazdığım bazı sahneleri okumuştu. - Cahit Uçuk

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sahne almak
  • sahne olmak
  • sahneye çıkmak
  • sahneye koymak

Birleşik Kelimeler: sahne dengesi, sahne sanatları, döner sahne


SAHİL (Kelime Kökeni: Arapça sāḥil)


[isim]
  • Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı

    Üzerinde resmî elbise olduğu hâlde onu, sahile yanaşmış duran küçük ve meçhul bir sandala doğru ilerlerken görüyoruz. - Esat Mahmut Karakurt

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sahile bindirmek
  • sahile vurmak

Birleşik Kelimeler: sahil boyu, sahil çizgisi, sahil devriyesi, sahil kordonu, sahil koruma, sahil seyri, sahil şeridi


SAHAN (Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥn)


[isim]
  • Derinliği az olan kap

    Büyük bir bakır sahan içinde tarhana çorbası vardı. - Necati Cumalı


SAHUR (Kelime Kökeni: Arapça saḥūr)


[isim]
  • Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek

    Sonra sahur niyetine iki lokma bir şey yemek için otelin salonuna girdiğinde... - Attila İlhan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sahura kalkmak

Birleşik Kelimeler: sahur yemeği


SAHTEKÂR (Kelime Kökeni: Farsça sāḫtekār)


[sıfat]
  • Sahte işler yapan, düzmeci, sahteci

    Behiç yalancı, sahtekâr, hodbin ve nankördü fakat sevimliydi. - Peyami Safa


SAHTELİK


[isim]
  • Sahte olma durumu

    Bu gibilerin sahteliğini, sırıtan bir taraflarından görmek mümkündür. - Yahya Kemal Beyatlı


SAHİBE (Kelime Kökeni: Arapça ṣāḥibe)


[isim] [eskimiş]
  • Herhangi bir şey üzerinde mülkiyeti olan kadın

    Şato sahibesini ancak haftanın nihayetinde tekrar görebildim. - Nazım Hikmet


SAHABE (Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥābe)


[isim] [din bilgisi]
  • Hz. Muhammed'i görmüş ve onun sohbetinde bulunmuş Müslümanlar, ashap
[eskimiş]
  • Sahipler, sahip çıkanlar