Rar ile Biten Kelimeler



RAR ile biten 21 kelime bulunuyor. Sonu RAR olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde rar olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

TASHİHİKARAR21

10 Harfli Kelimeler

KAVLÜKARAR18, BETONKARAR13

8 Harfli Kelimeler

İSTİMRAR10, İSTİKRAR9

7 Harfli Kelimeler

İĞBİRAR16, ISTIRAR10, BİKARAR9

6 Harfli Kelimeler

CERRAR9, TEKRAR6

5 Harfli Kelimeler

RAR11, HARAR9, IZRAR9, ZARAR8, ISRAR7, İDRAR7, KÜRAR7, YARAR7, ESRAR6, İKRAR5, KARAR5


İKRAR (Kelime Kökeni: Arapça iḳrār)


[isim] [eskimiş]
  • Saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikrar etmek
  • ikrar vermek


KARAR (Kelime Kökeni: Arapça ḳarār)


[isim]
  • Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı

    Bu kararı söyleyen sesin tesiri gözlerimizi yaşla doldurdu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[hukuk]
  • Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm

    Yargıç kararı.

[müzik]
  • Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karara bağlamak
  • karara kalmak
  • karar almak
  • karar altına almak
  • karara varmak
  • karar bulmak
  • kararında bırakmak
  • karar kılmak
  • karar vermek

Birleşik Kelimeler: kararname, bir karar, kavlükarar, nihai karar, orta karar, tashihikarar, ara kararı, arama kararı, gıyap kararı, görevsizlik kararı, göz kararı, hakem kararı, mahkeme kararı, takipsizlik kararı


TEKRAR (Kelime Kökeni: Arapça tekrār)


[isim]
  • Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması

    Gerçi hayat kitaba sığmayacak kadar geniştir fakat tekrarlarla doludur. - Ahmet Haşim

[zarf]
  • Bir daha, yine, yeniden, gene

    Sonra masaya oturarak mikroskopla bir müddet çalışır, tekrar notlara bakar. - Nazım Hikmet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tekrar etmek

Birleşik Kelimeler: tekrar tekrar


ESRAR (Kelime Kökeni: Arapça esrār)


[isim]
  • Gizler, sırlar

    Yüzüme, tekrar o eski, esrar dolu gözlerle bakıyor. - Yusuf Ziya Ortaç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • esrara dalmak

Birleşik Kelimeler: esrar kumkuması, esrar perdesi

[isim]
  • Hint kenevirinden çıkarılan ve kullanılacak miktara göre uyarıcı, sarhoş edici veya uyuşturucu etkileri olan bir madde

Ata Sözleri ve Deyimler

  • esrar çekmek

Birleşik Kelimeler: esrar otu, esrar tekkesi


ISRAR (Kelime Kökeni: Arapça iṣrār)


[isim]
  • Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma

    Ben hiçbir yerde yemeğe bu kadar ısrar görmedim. - Fikret Otyam

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ısrar etmek


İDRAR (Kelime Kökeni: Arapça idrār)


[isim]
  • Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik, küçük abdest, hacet

    Kan, idrar, bilmem ne tahlilleri filan bile bize esaslı bir şey söylemez. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: idrar kesesi, idrar torbası, idrar yolu, idrar zoru


KÜRAR (Kelime Kökeni: Fransızca curare)


[isim]
  • Güney Amerika yerlilerinin oklarına sürdükleri bitkisel zehir

YARAR


[isim]
  • Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj

    Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık. - Attila İlhan

[sıfat]
  • Yarayan, elverişli, uygun

    Sanat yalnız insanları ıslah etmeye yarar bir vasıtadır. - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yararı dokunmak
  • yararı olmak

Birleşik Kelimeler: kamu yararı


ZARAR (Kelime Kökeni: Arapça żarar)


[isim]
  • Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat

    Aldığı günlerde iyi para getiren oteli zararla kapatmaya başlamışlar. - Memduh Şevket Esendal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zarara sokmak
  • zarara uğramak
  • zarar çekmek
  • zararda olmak
  • zarar etmek
  • zarar gelmek
  • zarar görmek
  • zararı dokunmak
  • zararı olmamak
  • zararı yok
  • zarar vermek

Birleşik Kelimeler: akıllara zarar, akla zarar, maddi zarar, manevi zarar


İSTİKRAR (Kelime Kökeni: Arapça istiḳrār)


[isim]
  • Aynı kararda, biçimde sürme, kararlılık, stabilizasyon

    Devletini, sağlam bir iman ve istikrar müessesesi olarak teşkilatlandırmıştır. - Samiha Ayverdi

[mecaz]
  • Denge, stabilizasyon
[ekonomi]
  • Ödemeler dengesinde, istihdamda düzen, stabilizasyon

Ata Sözleri ve Deyimler

  • istikrar bulmak


BİKARAR (Kelime Kökeni: Farsça bī + Arapça ḳarār)


[sıfat] [eskimiş]
  • Kararsız

CERRAR (Kelime Kökeni: Arapça cerrār)


[sıfat] [eskimiş]
  • Çekici, sürükleyici
[isim]
  • Zorla para alan kimse
[isim]
  • Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu
[isim]
  • Dilenci

HARAR (Kelime Kökeni: Arapça ḫarār)


[isim] [eskimiş]
  • Çoğu kıldan dokunmuş, büyük çuval

    Yedi harar malı bir seferde kamyona yükledi. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • harar gibi


IZRAR (Kelime Kökeni: Arapça iżrār)


[isim] [eskimiş]
  • Zarar verme, zarara sokma

İSTİMRAR (Kelime Kökeni: Arapça istimrār)


[isim] [eskimiş]
  • Sürüp gitme, süreklilik