Ran ile Biten 6 Harfli Kelimeler



RAN ile biten 6 harfli 21 kelime bulunuyor. Sonu RAN olan 6 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ran ile başlayan 6 harfli kelimeler. İçinde Ran olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GUFRAN17, HAVRAN16, ZAFRAN15, DEVRAN14, KÜFRAN14, BUHRAN13, HİCRAN13, HÜSRAN13, SAFRAN13, HAYRAN12, ŞÜKRAN11, HARRAN10, TAHRAN10, AYIRAN9, BUKRAN9, NOBRAN9, SEYRAN9, UYARAN9, KADRAN8, KAYRAN8, KATRAN6


KATRAN (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭrān)


[isim] [kimya]
  • Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir madde

    Köpek, balıkçının kumsalda bir çalı ateşi üzerinde kaynamakta olan bir teneke katranını devirmişti. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • katrandan olmaz şeker, olsa da cinsine çeker
  • katran gibi
  • katranı kaynatsan olur mu şeker?

Birleşik Kelimeler: katran ağacı, katran çamı, katranköpüğü, katran ruhu, katran suyu, katran taşı, katran yağı


KADRAN (Kelime Kökeni: Fransızca cadran)


[isim]
  • Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam veya başka işaretler bulunan düzlem

    Gün kadranında çarşamba, yerini perşembe ile değiştirdi. - Haldun Taner

[fizik]
  • Ölçek

KAYRAN


[isim] [halk ağzında]
  • Orman içinde geniş ve çıplak alan, düzlük

AYIRAN


[sıfat] [fizik]
  • Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan

BUKRAN (Kelime Kökeni: Arapça buḳrān)


[isim]
  • Saraçların kullandığı yün kırpıntısı

NOBRAN


[sıfat]
  • Davranışı kaba, sert ve gönül kırıcı olan, nadan

    Kadın, seni sevmiş de konuşuyor oğlum, öyle nobran olma. - Sait Faik Abasıyanık


SEYRAN (Kelime Kökeni: Arapça seyrān)


[isim]
  • Gezme, gezinme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • seyrana çıkmak
  • seyran etmek (veya eylemek)

Birleşik Kelimeler: bayramda seyranda


UYARAN


[sıfat]
  • Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih
[isim]
  • Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı

HARRAN


[isim]
  • Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri

ŞÜKRAN (Kelime Kökeni: Arapça şukrān)


[isim] [eskimiş]
  • İyilik bilme, gönül borcu, minnettarlık

    Biz şükran ve muhabbetle ellerini öpüyoruz. - Refik Halit Karay

Birleşik Kelimeler: medyunuşükran


HAYRAN (Kelime Kökeni: Arapça ḥayrān)


[sıfat]
  • Çok beğenen, hayranlık duyan (kimse)

    El işi olmasına rağmen el değmeden yapılmış hissini veren bu nadide sanat eserine hayrandı. - Cahit Uçuk

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hayran etmek (veya bırakmak)
  • hayran olmak (veya kalmak)


BUHRAN (Kelime Kökeni: Arapça buḥrān)


[isim]
  • Bunalım, bunluk, kriz

    Üç gecedir gelmiyor, o kadar buhran içindeyim ki. - Peyami Safa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • buhrana tutulmak
  • buhran geçirmek

Birleşik Kelimeler: sinir buhranı


HİCRAN (Kelime Kökeni: Arapça hicrān)


[isim]
  • Bir yerden veya bir kimseden ayrılma, ayrılık

    Bu hicran, dudaklarına ezelî bir nakarat yapıştırmıştı. - Ömer Seyfettin


HÜSRAN (Kelime Kökeni: Arapça ḫusrān)


[isim]
  • Beklenilen şeyin elde edilememesi yüzünden duyulan acı, batkı

    Artık her sabah ilk iş merdiveni dayayıp çuvalı kontrol ediyor, her seferinde hüsranla aşağı iniyordu. - Elif Şafak

[eskimiş]
  • Zarar, ziyan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hüsrana uğramak


SAFRAN (Kelime Kökeni: Arapça zaʿferān)


[isim] [bitki bilimi]
  • Süsengillerden, baharda çiçek açan, 20-30 santimetre boyunda, soğanlı bir kültür bitkisi (Crocus sativus)

Birleşik Kelimeler: yalancı safran, Hint safranı