METRDOTELLİK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler



METRDOTELLİK harflerini içeren 6 harfli 52 kelime bulunuyor. 6 harfli METRDOTELLİK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

KOMEDİ10, MELODİ10, DİTMEK9, DİREME9, DİLMEK9, DELMEK9, DEKORE9, DEMLİK9, DİLEME9, DERLEM9, DERMEK9, EDİLME9, ORKİDE9, TEMDİT9, DİREKT8, DİLLEK8, DERELİ8, DERTLİ8, ELDELİ8, KOMİTE8, METEOR8, TERDİT8, TEOREM8, TEKDİR8, EROTİK7, ERİTME7, ERİMEK7, ETKİME7, EKİLME7, EMEKLİ7, ELEMLİ7, İLETME7, KORELİ7, KOTLET7, KERİME7, KERTME7, KELİME7, MİLLET7, METRİK7, MELİKE7, MERTEK7, TEORİK7, TERMİT7, TERMİK7, TİTREM7, TEKMİL7, TEMLİK7, ETİKET6, LEKELİ6, TERLİK6, TİTREK6, TELTİK6


ETİKET (Kelime Kökeni: Fransızca étiquette)


[isim]
  • Bir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt
[mecaz]
  • Kimlik

    Avrupa'da bir Şarklı etiketi altında seyahat etmenin ilk defa olarak bir faydasını gördüm. - Hüseyin Cahit Yalçın

[mecaz]
  • Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol

    İki teklifsiz dost olmakla beraber Sevim'le Mükerrem etiketten ayrılmazlar, birbirlerine daima 'siz' derler. - Reşat Nuri Güntekin


LEKELİ


[sıfat]
  • Herhangi bir sebeple üzerinde leke oluşmuş, lekesi olan

    Armutların en fenası, en kavruk, en lekeli ve en hamı bile asildir. - Refik Halit Karay

[mecaz]
  • Kötü tanınmış, lekelenmiş

Birleşik Kelimeler: lekeli humma


TERLİK


[isim]
  • Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi

    Bu sıcak mevsimde tozlu ve yün terliklerini sürüyerek gidiyor. - Refik Halit Karay

[halk ağzında]
  • Beyaz patiskadan dikilen veya yünden örülen takke, başlık

    Kenarları dört parmak yağ bağlamış fesinin eski terlikten hiç farkı kalmamış. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: mercan terliği


TİTREK


[sıfat]
  • Titreyen, lerzan

    O gece şu çinilerin üstünde titrek mum ışıkları kim bilir ne korkunç gölgeler koşturdu. - Ruşen Eşref Ünaydın

Birleşik Kelimeler: titrek kavak


TELTİK


[isim] [halk ağzında]
  • Yanlış, hata

EROTİK (Kelime Kökeni: Fransızca érotique)


[sıfat]
  • Cinsel duyumlar veya onlara bağlı olan duyumların uyandırdığı duygu ve coşkularla ilgili olan, kösnül, şehvani, şehevi, erosal

ERİTME


[isim]
  • Eritmek işi
[fizik]
  • Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılan ısıtma işlemi
[sıfat]
  • Eritilerek elde edilen

Birleşik Kelimeler: eritme peynir


ERİMEK


[nesnesiz]
  • Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek

    Şeker suda erir.

[mecaz]
  • Çok zayıflamak

    Günden güne eriyen Kerime'yi, o tek kardeşimi kurtarabilirim ümidiyle size koştum. - Aka Gündüz

[mecaz]
  • Utancından çok sıkılmak
[mecaz]
  • Yok olmak, bitmek, tükenmek

    Güzel hayatımız da bir göz açıp kapayışta eridi. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • eriyip bitmek
  • eriyip gitmek

Birleşik Kelimeler: erim erim


ETKİME


[isim]
  • Etkimek işi, tesir

EKİLME


[isim]
  • Ekilmek işi

EMEKLİ


[sıfat]
  • Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli
[isim]
  • Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan kimse, tekaüt

    Buraya gelenler hep asker emeklileridir. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • emekli olmak
  • emekliye ayırmak (veya çıkarmak veya çıkartmak)
  • emekliye ayrılmak (veya çıkmak)
  • emekliye sevk etmek

Birleşik Kelimeler: emekli aylığı, emekli ikramiyesi, emekli maaşı, malulen emekli


ELEMLİ


[sıfat]
  • Üzüntülü, kederli

    Çektiği elemli aşkla mesut olmasa da bunları sevdiği şüphesizdir. - Abdülhak Şinasi Hisar


İLETME


[isim]
  • İletmek işi

    Bilgiyi kurup iletmede konuşmanın başarısı şaşırtabilir çok kimseyi. - Nermi Uygur


KORELİ


[isim]
  • Kore halkından veya bu halkın soyundan olan kimse

KOTLET (Kelime Kökeni: Fransızca côtelette)


[isim]
  • Pirzola