Mer ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler



MER harfleri ile başlayan 6 harfli 16 kelime bulunuyor. Başında MER olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "mer ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Mer olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

MERGUP16, MERHUM13, MERKUP12, MERHEM12, MERKEP11, MERTÇE10, MERKEZ10, MERCEK10, MERCAN10, MERBUT10, MERKÜR9, MERKUM9, MERSİN8, MERMER8, MERTEK7, MERKAT7


MERTEK


[isim]
  • Yapıda kullanılan dört köşe veya yuvarlak, kalınca ağaç

    Küçük oğul, koltuğundaki bir tutam merteği bir kenara attıktan sonra, dut dalı bunlar, dedi. - Orhan Kemal


MERKAT (Kelime Kökeni: Arapça merḳad)


[isim] [eskimiş]
  • Mezar, kabir

    Tozlanmış camların arkasından secde eden ruh ile merkadi tebcile başladı. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu


MERSİN (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [bitki bilimi]
  • Mersingillerden, Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen, yaprakları yaz kış yeşil kalan, gıda ve parfüm sanayisinde ham madde olarak kullanılan, meyvesi murt adıyla bilinen, esansı çıkarılan, beyaz çiçekli, güzel kokulu bir ağaç, mersin ağacı, sazak (Myrtus communis)

    Evlerinin önü mersin / Sular akmaz tersin tersin - Halk türküsü

Birleşik Kelimeler: mersin ağacı, mersin balığı, mersin morinası, yaban mersini

[isim]
  • Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri

MERMER (Kelime Kökeni: Arapça mermer)


[isim] [jeoloji]
  • Bileşiminde % 75'ten çok kalsiyum karbonat bulunan, genellikle beyaz, renkli ve damarlısı da olan, cilalanabilen, billurlaşmış kireç taşı

    Fırçayı tutamıyor parmakları nakkaşın / Mermeri oymaz oldu eli heykeltıraşın - Faruk Nafiz Çamlıbel

[sıfat]
  • Bu taştan yapılmış

    Başhemşire, hastanenin mermer salonunda karşıladı doktoru. - Necati Cumalı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mermer gibi

Birleşik Kelimeler: mermer kireci, su mermeri

[isim]
  • Beyaz ve ince bir tür bez

Birleşik Kelimeler: mermerşahi


MERKÜR (Kelime Kökeni: Fransızca mercure)


[isim] [gök bilimi]
  • Güneş sisteminin Güneş'e en yakın olan gezegeni, Utarit

MERKUM (Kelime Kökeni: Arapça merḳūm)


[sıfat] [eskimiş]
  • Yazılmış

MERTÇE


[sıfat]
  • Yiğide, erkeğe yakışan
[zarf]
  • (me'rtçe) Yiğide, erkeğe yakışır bir biçimde, yiğitçe, merdane (I)

MERKEZ (Kelime Kökeni: Arapça merkez)


[isim]
  • Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri
[mecaz]
  • Biçim, tarz
[matematik]
  • Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası
[matematik]
  • Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta

    Daire merkezi. Küre merkezi.

Birleşik Kelimeler: merkez açı, merkezkaç, merkez parti, merkez üs, iç merkez, ağırlık merkezi, deprem merkezi, etkinlik merkezi, haber merkezi, hükûmet merkezi, iletişim merkezi, indirim merkezi, iş merkezi, kâr merkezi, konuşma merkezi, kültür merkezi, mükemmeliyet merkezi, moral eğitim merkezi, ordu merkezi, sağlık merkezi, satış merkezi, tam bakım merkezi, ticaret merkezi, yerleşim merkezi, dış merkezli, eş merkezli, gün merkezli, yer merkezli


MERCEK


[isim] [fizik]
  • İçinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mercek altına almak

Birleşik Kelimeler: ıraksak mercek, göz merceği


MERCAN (Kelime Kökeni: Arapça mercān)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, geniş resifler oluşturan, mercanlar sınıfının örneği olan, kırmızı kalker iskeletli hayvan, mercan balığı (Corallium rubrum)
[sıfat]
  • Bu maddeden yapılmış

    Mercandan bir kolye ile mercan küpeler takmıştı. - Necati Cumalı

[hayvan bilimi]
  • İzmaritgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz'de bulunan, açık kırmızı renkte, eti beğenilen bir balık, mercan balığı (Pagrus pagrus)

Birleşik Kelimeler: mercan adası, mercanağacı, mercan balığı, mercaniğnesi, mercanköşk, mercan otu, mercan resifi, mercan teknesi, mercan terliği, mercan tespih, mercan yeşili, mercan yılanı


MERBUT (Kelime Kökeni: Arapça merbūṭ)


[sıfat]
  • Bağlı, bağlanmış

    Şiir salhaneye merbut bir müessesedir ve içinde sakatattan yalnız kalp parçaları satılmaktadır. - Asaf Halet Çelebi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • merbut olmak


MERKEP (Kelime Kökeni: Arapça merkeb)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Eşek

MERKÛP (Kelime Kökeni: Arapça merkūb)


[sıfat] [eskimiş]
  • Üzerine binilmiş olan

MERHEM (Kelime Kökeni: Arapça merhem)


[isim]
  • Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı veya yağsız ilaç

    O eller seni kurtarmak içindi, o eller yarana merhem sürmek içindi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[mecaz]
  • Çare

Ata Sözleri ve Deyimler

  • merhem olmak

Birleşik Kelimeler: çoban merhemi, uyuz merhemi


MERHUM (Kelime Kökeni: Arapça merḥūm)


[isim]
  • Ölmüş Müslüman erkek, rahmetli, rahmetlik

    Merhumun ruhu zatıalinizi yeryüzünde avukat mı bıraktı? - Ahmet Muhip Dranas

Ata Sözleri ve Deyimler

  • merhum olmak