KOYULHİSAR Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



KOYULHİSAR harflerini içeren 5 harfli 46 kelime bulunuyor. 5 harfli KOYULHİSAR kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

SİYAH12, HAYLİ11, LAHOS11, SAHUR11, HİSAR10, HALİS10, HALUK10, HARİS10, İSHAL10, İHLAS10, SİLAH10, SOYLU10, SARİH10, SAHİL10, HALİK9, HAKİR9, İLHAK9, İLKAH9, İKRAH9, KAHİL9, KAHİR9, SOYKA9, UYSAL9, YOKSA9, YOLUK9, KOLSU8, KOLAY8, KURYA8, KOYAR8, SİYAK8, SOLUK8, SOKUR8, YOLAK8, YULAR8, KULİS7, RİYAL7, SOLAK7, SOKRA7, SULAK7, SALUR7, İRSAL6, KORAL6, KURAL6, LASKİ6, SALİK6, SAKİL6


İRSAL (Kelime Kökeni: Arapça irsāl)


[isim] [eskimiş]
  • Gönderme

KORAL (Kelime Kökeni: Fransızca choral)


[isim] [müzik]
  • Koro için yazılmış dinî ezgi
[sıfat]
  • Koroyla ilgili

KURAL


[isim]
  • Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam

    Dil bilgisi kuralları.

Birleşik Kelimeler: kural dışı, kurala aykırı, üç birlik kuralı, görgü kuralları, yazım kuralları


LASKİ (Kelime Kökeni: Arapça lasḳī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Yakı ile ilgili

SALİK (Kelime Kökeni: Arapça sālik)


[sıfat]
  • Bir yola giren, bir yolda giden

Ata Sözleri ve Deyimler

  • salik olmak


SAKİL (Kelime Kökeni: Arapça s̱aḳīl)


[sıfat] [eskimiş]
  • Ağır
[isim] [müzik]
  • Türk müziğinde bir usul

KULİS (Kelime Kökeni: Fransızca coulisse)


[isim] [tiyatro]
  • Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm

    Sahneye girişlerinde kuliste sırasını bekliyorlardı. - Necati Cumalı

[ekonomi]
  • Borsa dışında alışveriş yeri
[mecaz]
  • Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması

    Lozan'daki Türk heyetinin kulisleri hakkında pek az şey biliyoruz. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kulis yapmak

Birleşik Kelimeler: kulis çalışması, kulis faaliyeti


RİYAL (Kelime Kökeni: İspanyolca real)


[isim]
  • Pesetanın dörtte biri değerinde İspanyol parası

SOLAK


[isim]
  • Genellikle sol elini kullanan kimse
[tarih]
  • Yeniçeri Ocağının, padişahın gözeticiliğini yapan asker sınıfı

    Yanı başındaki elli altmış solaktan başka yeniçerilerle birlikte bütün birliklerin ileri atılması için buyruk verdi. - Nihal Atsız


SOKRA (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [denizcilik]
  • Güverte döşemelerinde iki ağacın uç uca gelmesiyle oluşan aralık

SULAK


[sıfat]
  • Suyu olan, suyu bol (yer)

    Sulak bir sazlığın başında, önümüze bir kaplumbağa çıkmıştı. - Osman Cemal Kaygılı

[isim]
  • Kuşlar için su konulan küçük kap

Birleşik Kelimeler: sulak alan


SALUR


[isim] [tarih]
  • Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri

KOLSU


[sıfat]
  • Kolu andıran, kola benzeyen, kol gibi

Birleşik Kelimeler: kolsu ayaklılar


KOLAY


[sıfat]
  • Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı

    Cebimde mevcut paradan bu kadar bir şey buna tahsis etmek pek kolaydı. - Halit Ziya Uşaklıgil

[isim]
  • Kolaylık

    İşin kolayını buldum.

[zarf]
  • Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kolay gele! (veya gelsin!)
  • kolayına bakmak (veya kaçmak)
  • kolayına gelmek
  • kolayını bulmak
  • kolayı var

Birleşik Kelimeler: kolay kolay, dile kolay


KURYA (Kelime Kökeni: İngilizce curia)


[isim]
  • Vatikan'ı yöneten yürütme ve yargılama organlarının bütünü