KONUŞLANDIRMAK Harflerini İçeren 9 Harfli Kelimeler



KONUŞLANDIRMAK harflerini içeren 9 harfli 26 kelime bulunuyor. 9 harfli KONUŞLANDIRMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

ODUNLAŞMA17, DIŞLANMAK16, DIRLAŞMAK16, KUŞKANADI16, KUŞANILMA15, KANDAŞLIK15, OKŞAMALIK15, DORUKLAMA14, DOKUNAKLI14, KONDURMAK14, KIRLAŞMAK14, KORLAŞMAK14, KUMANDALI14, NAKŞOLMAK14, DIRLANMAK13, KORUMALIK13, KALDIRMAK13, KANDIRMAK13, KOKULANMA12, KONUKLAMA12, KORUNAKLI12, ONURLANMA12, ONARILMAK12, KIRKLANMA11, KORLANMAK11, NURLANMAK11


KIRKLANMA


[isim]
  • Kırklanmak işi

KORLANMAK


[nesnesiz]
  • Kor durumuna gelmek

NURLANMAK


[nesnesiz]
  • Işık içinde kalmak
[mecaz]
  • Temiz, parlak bir duruma gelmek

KOKULANMA


[isim]
  • Kokulanmak işi

KONUKLAMA


[isim]
  • Konuklamak işi

KORUNAKLI


[sıfat]
  • Korunağı olan

    Korunaklı sandığım köşe o kadar da korunaklı değildi. Yağmur iliklerime kadar işlemişti. - Sulhi Dölek


ONURLANMA


[isim]
  • Onurlanmak işi, şereflenme, teşerrüf

ONARILMAK


[nesnesiz]
  • Onarma işine konu olmak, onarma işi yapılmak

    Bir duvar onarılır öteki çöker, ardından dam akardı. - Lâtife Tekin


DIRLANMAK


[nesnesiz]
  • Herkesi tedirgin edecek, bezdirecek biçimde söylenmek

    Kapısını vurmalı, o zaman uyanır açar diye başlayarak bir hayli dırlandı. - Abdülhak Şinasi Hisar


KORUMALIK


[isim]
  • Koruma sağlayan şey

KALDIRMAK


[-i]
  • Bulunduğu yerden almak

    Örtüyü masanın üzerinden kaldır.

[-e]
  • Hastayı hastaneye götürmek

    Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesine kaldırdılar. - Aka Gündüz

[nesnesiz] [mecaz]
  • Uygun gelmek, yakışmak

    Bu kumaş fazla süs kaldırmaz.

[argo]
  • Çalmak, aşırmak

Birleşik Kelimeler: başkaldırmak


KANDIRMAK


[-i]
  • Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek

    Beni kendisiyle yalnız bırakmaya ve geceyi beraber geçirmeye kandırmak istiyor. - Etem İzzet Benice


DORUKLAMA


[isim]
  • Doruklamak işi
[zarf]
  • Tepeleme

DOKUNAKLI


[sıfat]
  • Etkili, insanın içine işleyen, müessir, patetik

    Seni anlıyorum kızım, dedim. Aklıma daha dokunaklı bir söz gelmedi. - Memduh Şevket Esendal


KONDURMAK


[-e]
  • Konma işini yaptırmak

    Koca dağın başına ne güzel bir yapı kondurmuşuz ama gel gör ki yolunu unutmuşuz. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

[-i]
  • Birden yapıvermek veya söyleyivermek

    Öpücüğü kondurdu.

[mecaz]
  • Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak

    Bu senetle bana kondurduğunuz eksikliklerden bir kısmını üstümden atmış olacaktım. - Ruşen Eşref Ünaydın