K ile Başlayan E ile Biten 6 Harfli Kelimeler



K ile başlayan E ile biten 6 harfli 51 kelime bulundu.E ile başlayan K ile biten 6 harfli kelimeler

Ayrıca, "İçinde Ke olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KÖREŞE15, KLAVYE14, KÜNEFE14, KÖREBE14, KAFİYE14, KADİFE14, KEFİYE14, KÜŞADE13, KÖSELE13, KEPAZE13, KOMPLE12, KAFİLE12, KEFERE12, KONGRE11, KÜRTÇE11, KÜRÜME11, KULÜBE11, KEŞİDE11, KAZİYE11, KORECE10, KUŞANE10, KUZİNE10, KAHİRE10, KANEPE10, KÜREME9, KADEME9, KILADE9, KASİDE9, KAŞANE9, KOMİTE8, KİTABE8, KİNAYE8, KABARE8, KABİLE8, KABİNE8, KATİBE8, KEBERE8, KONKRE7, KİLİSE7, KAKULE7, KERİME7, KERTME7, KESENE7, KELEME7, KELİME7, KEMANE7, KEMERE7, KEKEME7, KARİNE6, KARATE6, KALİTE6


KARİNE (Kelime Kökeni: Arapça ḳarīne)


[isim] [eskimiş]
  • Karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan durum, ipucu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karine ile anlamak


KARATE (Kelime Kökeni: Japonca)


[isim]
  • Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi

KALİTE (Kelime Kökeni: Fransızca qualité)


[isim]
  • Nitelik

    Bizde de Türk edebiyatı ne kadar millî kaynaklara gitmiş ise kalite bakımından o kadar yükselmiştir, denilebilir. - Mehmet Kaplan

Birleşik Kelimeler: kalite çemberleri, kalite kontrolü, kalite riski


KONKRE (Kelime Kökeni: Fransızca concret)


[sıfat]
  • Somut

KİLİSE (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [din bilgisi]
  • Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer

    Onlardan iki fedai kilise kapısının karşısındaki harap evin penceresine mitralyözlerini kurdu. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kilise direği gibi

Birleşik Kelimeler: kilise çanı, kilise hukuku, başkilise


KAKULE (Kelime Kökeni: Arapça ḳāḳulle)


[isim] [bitki bilimi]
  • Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum)

KERİME (Kelime Kökeni: Arapça kerīme)


[isim] [eskimiş]
  • Kız evlat

KERTME


[isim]
  • Kertmek işi

Birleşik Kelimeler: beşik kertme


KESENE


[isim] [halk ağzında]
  • Sözleşme, yazılı anlaşma

KELEME


[sıfat] [halk ağzında]
  • Sürülmeden bırakılmış (tarla)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keleme olmak


KELİME (Kelime Kökeni: Arapça kelime)


[isim]
  • Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük, lügat

    Tayyare kelimesine alışan millet, uçak kelimesine de alışır. - Orhan Veli Kanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kelimeleri tartarak konuşmak
  • kelimenin tam anlamıyla

Birleşik Kelimeler: kelime cambazı, kelime hazinesi, kelimeişehadet, kelime kadrosu, kelime karışıklığı, kelime oyunu, kelime sıklığı, kelime türü, kelime vurgusu, kelimesi kelimesine, anahtar kelime, basit kelime, birleşik kelime, bitişik kelime, kesik kelime, kısaltmalı kelime, taklidî kelime, türemiş kelime, yalın kelime, olumsuzluk kelimesi


KEMANE (Kelime Kökeni: Farsça kemāne)


[isim] [müzik]
  • Keman ve kemençe yayı
[müzik]
  • Bir tür halk çalgısı
[denizcilik]
  • Ağaç gemilerde talimarın üst ucundaki kıvrım

Birleşik Kelimeler: kemane balığı, kemane çekme, kabak kemane


KEMERE (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [denizcilik]
  • Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri

KEKEME


[sıfat]
  • Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç

    Arabacı yirmi beş yaşlarında delişmen, dili biraz kekeme bir oğlan. - Memduh Şevket Esendal


KOMİTE (Kelime Kökeni: Fransızca comité)


[isim]
  • Alt kurul

    Ders saatleri dışında kalan bütün zamanlarım komite işlerine verilmişti. - Reşat Nuri Güntekin