İçinde Is Bulunan 5 Harfli Kelimeler



İçerisinde IS olan 5 harfli 29 kelime bulunuyor. İçinde IS olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Is ile başlayan 5 harfli kelimeler. ıs ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

NISIF14, ŞAHIS14, HISIM13, HINIS12, ISSIZ12, PISMA12, ISLAH11, KIS11, MAYIS10, KISIM9, MISIR9, ISLIK8, KISIT8, KISKI8, KISMA8, KIS8, KISSA8, KISIR8, KISIK8, KISAS8, MISRA8, SISKA8, TIRIS8, ISTAR7, ISRAR7, ISLAK7, ISKAT7, KISKA7, NAKIS7


ISTAR (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [halk ağzında]
  • Halı, kilim dokunan tezgâh

ISRAR (Kelime Kökeni: Arapça iṣrār)


[isim]
  • Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma

    Ben hiçbir yerde yemeğe bu kadar ısrar görmedim. - Fikret Otyam

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ısrar etmek


ISLAK


[sıfat]
  • Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan

    Baş başa uzandık seninle ıslak / Çimenlerine yaz bahçelerinin - Ahmet Hamdi Tanpınar

Birleşik Kelimeler: ıslak imza, ıslak karga, ıslak mendil, ıslak zemin


ISKAT (Kelime Kökeni: Arapça isḳāṭ)


[isim] [eskimiş]
  • Düşürme, aşağı atma
[din bilgisi]
  • Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka

KISKA


[isim] [halk ağzında]
  • Arpacık soğanı

NAKIS (Kelime Kökeni: Arapça nāḳiṣ)


[sıfat] [eskimiş]
  • Eksik, tam olmayan, bitmemiş, noksan
[mecaz]
  • Özrü, kusuru olan
[isim] [matematik]
  • Eksi
[zarf]
  • Eksik, tam olmayan, bitmemiş, noksan biçimde

    Nakıs kalan bilgilerimizi ikmale uğraşırlar. - Hüseyin Cahit Yalçın


ISLIK


[isim]
  • Dudakların büzülerek veya parmağın dil üzerine getirilmesiyle çıkarılan ince ve tiz ses

    Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık / Yalnız arabacının dudağında bir ıslık - Faruk Nafiz Çamlıbel

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ıslık çalmak

Birleşik Kelimeler: ıslık dili


KISIT


[isim] [hukuk]
  • Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kısıt altına almak


KISKI


[isim]
  • Türlü maksatlarla iki şeyin arasına sokuşturulan, kıstırılan parça, kama, takoz

KISMA


[isim]
  • Kısmak işi

Birleşik Kelimeler: kısma ad


KISMİ (Kelime Kökeni: Arapça ḳismī)


[sıfat]
  • Bir şeyin yalnız bir bölümünü içine alan, tikel

Birleşik Kelimeler: kısmi felç, kısmi seçim


KISSA (Kelime Kökeni: Arapça ḳiṣṣa)


[isim] [eskimiş]
  • Ders çıkarılması gereken anlatı, olay

    Babam, beni ve kız kardeşimi yanına çağırıp birtakım mucize ve keramet kıssaları anlatmayı da severdi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: kıssadan hisse


KISIR


[sıfat]
  • Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan)
[mecaz]
  • Verimsiz, yararsız, sonuçsuz

    Kısır çalışma. Kısır tartışma.

[biyoloji]
  • İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril

Birleşik Kelimeler: kısır döngü

[isim]
  • Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılan bir yemek türü

KISIK


[sıfat]
  • Kısılmış olan
[isim] [coğrafya]
  • Kanyon

KISAS (Kelime Kökeni: Arapça ḳiṣāṣ)


[isim] [eskimiş] [hukuk]
  • Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma

    Orada âdeta kısas kaidesi hükümfermadır, öldüren ölüme yollanır. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kısas etmek

Birleşik Kelimeler: kısasa kısas

[isim] [eskimiş]
  • Kıssalar, hikâyeler, öyküler