İçinde Üfl Bulunan Kelimeler



İçinde ÜFL olan 21 kelime bulunuyor. İçerisinde ÜFL geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Üfl ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

KÜFLENDİRMEK23

11 Harfli Kelimeler

SÜFLİLEŞMEK24, KÜFLENDİRME22

10 Harfli Kelimeler

SÜFLİLEŞME23

9 Harfli Kelimeler

KÜFLENMEK18

8 Harfli Kelimeler

PÜFLEMEK21, ÜFLEYİCİ21, KÜFLENME17, SÜFLİLİK17, ÜFLEMELİ17, ÜFLENMEK17

7 Harfli Kelimeler

ZÜLÜFLÜ22, KÜFLÜCE20, PÜFLEME20, ÜFLEMEK16, ÜFLENME16

6 Harfli Kelimeler

MÜFLİS16, ÜFLEME15

5 Harfli Kelimeler

ÜFL16, KÜFLÜ15, SÜFLİ14


SÜFLİ (Kelime Kökeni: Arapça suflī)


[sıfat]
  • Aşağı, aşağılık, bayağı, adi

    Sabri'nin maceraları hep böyle süfli şeylerden ibaret değildi. - Reşat Nuri Güntekin


ÜFLEME


[isim]
  • Üflemek işi

KÜFLÜ


[sıfat]
  • Küflenmiş olan

    Küflü ekmek.

[isim]
  • Saklanmış altın para

    Galiba sıra küflülere gelmiş.

[mecaz]
  • Zamanı geçmiş, köhne

Birleşik Kelimeler: kafası küflü


ÜFLEMEK


[-e] [-i]
  • Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek, üfürmek

    İki senedir sigaralarının dumanlarını burnuma üflediği yetmemiş gibi şimdi de bana oyun etmeye kalkışıyor. - Aka Gündüz

[-i]
  • Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek

    İdris, iskele başında salep güğümünün altındaki eleme kömürlerin küllerini üflüyor. - Sait Faik Abasıyanık

[-i]
  • Nefesli çalgıları çalmak

    Arkadaş çalgısını bir iki defa üfledikten sonra döndü. - Osman Cemal Kaygılı


ÜFLENME


[isim]
  • Üflenmek işi

MÜFLİS (Kelime Kökeni: Arapça muflis)


[sıfat] [hukuk] [ekonomi]
  • Batkın

ÜFLEÇ


[isim]
  • Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç, hamlaç

KÜFLENME


[isim]
  • Küflenmek işi

SÜFLİLİK


[isim]
  • Süfli olma durumu

ÜFLEMELİ


[sıfat]
  • Üflenerek çalınan (çalgı), nefesli

Birleşik Kelimeler: üflemeli çalgılar, üflemeli sazlar


ÜFLENMEK


[nesnesiz]
  • Üfleme işi yapılmak

    Çakır gözleri üflenmiş bir alev gibi parlıyordu. - Ömer Seyfettin


KÜFLENMEK


[nesnesiz]
  • Küf oluşmak

    Zincirler küflendi, çürüdü, kırıldı. - Ömer Seyfettin

[mecaz]
  • Zamanı geçmek, köhneleşmek

    Seniha, kendisinin de bu kirli aydınlığın altında bu eşya ile beraber küflendiğini hissetti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[mecaz]
  • Çalışma fırsatı bulamayarak özelliklerini veya yeteneğini yitirmek

    Sahte banknotlar küflenmiş tekerlekler gibidir. - Reşat Nuri Güntekin


KÜFLÜCE


[isim] [halk ağzında]
  • Mantar hastalığı

Birleşik Kelimeler: ışıl küflüce, tel küflüce


PÜFLEME


[isim]
  • Püflemek işi

PÜFLEMEK


[-i]
  • Söndürmek veya soğutmak için üflemek