İçinde Öm Bulunan 8 Harfli Kelimeler



İçerisinde ÖM olan 8 harfli 21 kelime bulunuyor. İçinde ÖM olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Öm ile başlayan 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

SÖMÜRÜCÜ25, ŞÖMİZSİZ25, DÖMİVOLE24, GÖMÜTLÜK23, GÖMLEKÇİ22, GÖMÜLMEK22, GÖMÜLEME22, PARŞÖMEN22, RÖMORKÖR22, SÖMÜRGEN22, ÇÖMLEKÇİ21, ÇÖMEZLİK21, PRÖMİYER21, CÖMERTÇE21, ANGSTRÖM20, ÇÖMELTME19, ÇÖMELMEK19, GÖMLEKLİ19, KÖMÜRLÜK19, SÖMÜRMEK19, SÖMESTİR17


SÖMESTİR (Kelime Kökeni: Fransızca semestre)


[isim] [eğitim bilimi]
  • Yarıyıl

    Yakında dönmesi lazım. Sömestir tatili sona eriyor. - Ahmet Ümit

Birleşik Kelimeler: yaz sömestiri


ÇÖMELTME


[isim]
  • Çömeltmek işi

ÇÖMELMEK


[nesnesiz]
  • Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak

    O yüzden annem bulaşıklarını kapıya yakın bir yere çömelerek yıkardı. - Ayla Kutlu


GÖMLEKLİ


[sıfat]
  • Gömleği olan

    Siyah saten gömlekli, beyaz yakalı, saf kız çocuğunu hatırlatıyordu. - Peyami Safa


KÖMÜRLÜK


[isim]
  • Kömür saklanan veya konulan yer

    Aşağıda mutfak, yanında bir bulaşıkhane ile bir uşak odası, bir odunluk, bir kömürlük. - Sait Faik Abasıyanık


SÖMÜRMEK


[-i]
  • Üretim araçları sahipleri, başkalarının emeğine ve onların yarattıkları değerlere el koymak
[mecaz]
  • Bir kimseden veya bir şeyden haksız ve sürekli çıkarlar sağlamak

    Batı, beynini sömürdüğü insanlara kendi uyruklarına sağladığı konfordan pay verip gönül alır. - Haldun Taner


ANGSTRÖM


[isim] [fizik]
  • Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi

ÇÖMLEKÇİ


[isim]
  • Çanak, çömlek, testi yapan veya satan kimse

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çömlekçi suyu saksıdan içer


ÇÖMEZLİK


[isim]
  • Çömez olma durumu
[mecaz]
  • Birinin sözünden çıkmama, davranışlarına uyma durumu

    Arkadaşının çömezliğini yapıyor.


PRÖMİYER (Kelime Kökeni: Fransızca première)


[isim] [tiyatro]
  • İlk gösteri

C


[kimya]
  • Karbon elementinin simgesi

GÖMLEKÇİ


[isim]
  • Gömlek diken veya satan kimse

    Bunu, mahalledeki dikişçi kadın değil, maharetli ve şöhretli erkek gömlekçiler dikerdi. - Refik Halit Karay


GÖMÜLMEK


[nesnesiz]
  • Gömme işi yapılmak veya gömme işine konu olmak

    Çok muhteşem bir cenaze töreniyle gömüldü. - Çetin Altan

[-e]
  • Yerleşmek, oturtulmak, kendini gömmek

    Abdi Bey'e kalsa koltuğuna gömülüp gazetelerini okuyacak. - Attila İlhan

[-e] [mecaz]
  • Yok olmak, kaybolmak, görünmez olmak

    Eğer meselede bir sır varsa o sır Nina ile denize gömülmüştü. - Refik Halit Karay

[-e] [mecaz]
  • Bir şeyin derinliğine inmek

    Hepsi kendi hayatlarının matemine gömülmüş bir hâlde dalgın ve mahzun idiler. - Hüseyin Cahit Yalçın


GÖMÜLEME


[isim]
  • Gömülemek işi

PARŞÖMEN (Kelime Kökeni: Fransızca parchemin)


[isim]
  • Yazı yazmak, resim yapmak için özel olarak hazırlanan deri, tirşe

    Duvarlardaki raflarda kurtların kemire kemire bitiremediği el yazmaları, parşömenler ve harita ruloları vardı. - İhsan Oktay Anar

Birleşik Kelimeler: parşömen kâğıdı