İçinde Yu Bulunan Kelimeler



İçinde YU olan 556 kelime bulunuyor. İçerisinde YU geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yu ile başlayan kelimeler. Yu ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

BOYUTLANDIRILIŞ29, BOYUTLANDIRILMA26, OYUNLAŞTIRILMAK25

14 Harfli Kelimeler

BUYURGANLAŞMAK28, YUVARLAKLAŞMAK27, BOYUNLANDIRMAK24, BOYUTLANDIRMAK24, OYUNLAŞTIRILMA24, SOYUTLAŞTIRMAK24, YUMURTLAYANLAR21

13 Harfli Kelimeler

DİVANIHÜMAYUN32, RUTHERFORDYUM31, İHSANIHÜMAYUN29, AKVARYUMCULUK28, BUYURGANLAŞMA27, UYUŞTURUCULUK27, YUMUŞATICILIK27, BOYUTLANDIRIŞ26, DUYULMAMIŞLIK26, DUYUMSAMAZLIK26, YUVARLAKLAŞMA26, MEDYUNUŞÜKRAN25, YUMUŞAKLAŞMAK25, BOYUNLANDIRMA23, BOYUTLANDIRMA23, DARMSTADTİYUM23, SOYUTLAŞTIRMA23, KOYULAŞTIRMAK22, OYUNLAŞTIRMAK22, YURTLANDIRMAK20

12 Harfli Kelimeler

BÜLBÜLYUVASI31, ÖKSÜZDOYURAN30, YUGOSLAVYALI30, PREVANTORYUM27, BAŞOYUNCULUK26, OYUNCAKÇILIK24, YUMUŞAKLAŞMA24, KALİFORNİYUM23, OYUNBOZANLIK23, UYURGEZERLİK23, YUMUŞAKÇALAR23, KÜLYUTMAZLIK22, UYUŞTURULMAK22, YURTSEVERLİK22, YUMUŞATMALIK22, YUMURTACILIK22, YUMUŞATILMAK22, BUYURABİLMEK21, KOYULAŞTIRMA21, NEVYUNANİLİK21
Tümünü Gör

11 Harfli Kelimeler

KOYUNGÖBEĞİ34, KURÇATOVYUM26, AMFİBYUMLAR24, DUYUMSUZLUK24, DOYUMSUZLUK24, MAGNEZYUMLU24, MENDELEVYUM24, POZİTRONYUM24, YUSYUVARLAK24, YUMURTAKÖKÜ24, BUYURUCULUK23, BOYUTSUZLUK23, DUYURUCULUK23, DOKUYUCULUK23, DOYURUCULUK23, AYNŞTAYNYUM22, BUYURGANLIK22, KORUYUCULUK21, KALSİYUMSUZ21, UYUŞTURULMA21
Tümünü Gör

10 Harfli Kelimeler

HÜSNÜYUSUF30, YUVARÖLÇER28, DUYUMÖLÇER26, YUVGULAMAK25, AKVARYUMCU24, YUFKACILIK24, BUYURGANCA23, ÇİVİYUKARI23, DİSPROSYUM23, UYUŞTURUCU23, VELİYULLAH23, YUMUŞATICI23, YUVARLACIK23, YUVARLANIŞ23, DUYUMCULUK22, DUYULMAMIŞ22, SİBORGİYUM22, UYUŞMAZLIK22, GADOLİNYUM21, İZALEİŞÜYU21
Tümünü Gör

9 Harfli Kelimeler

KOYUNGÖZÜ28, EVROPİYUM24, SAĞDUYULU24, YUVGULAMA24, DİLÜVİYUM23, SEMPOZYUM23, BAŞOYUNCU22, DOĞANYURT22, PREZİDYUM22, YÜZÜKOYUN22, GÜZELYURT21, MAGNEZYUM21, YUMUŞATIŞ21, YUMUŞACIK21, FRANSİYUM20, KOYUVERME20, OYUNCAKÇI20, PLÜTONYUM20, UYURGEZER20, UYUZLAŞMA20
Tümünü Gör

8 Harfli Kelimeler

GÜVENOYU24, YUSUFÇUK23, YUGOSLAV23, HAFNİYUM22, DOYUMEVİ21, DUYUMSUZ20, DOYUMSUZ20, DÖTERYUM20, HAHNİYUM20, VANADYUM20, BOHRİYUM19, BUYURUCU19, BOYUTSUZ19, BOYUNSUZ19, DOKUYUCU19, DUYUÜSTÜ19, DUYURUCU19, DOYURUCU19, FERMİYUM19, YUSUFELİ19
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

SOĞUYUŞ23, SAĞDUYU21, YUFKACI20, YÜZSUYU19, DUYUMCU18, DOKUYUŞ17, DOYURUŞ17, DOYUŞMA17, HÜMAYUN17, UYUMSUZ17, ALYUVAR16, AKYUVAR16, BOYUNCA16, KOPKOYU16, KUYUMCU16, OYUNBAZ16, OKUYUCU16, SOLUYUŞ16, SOYUNUŞ16, UYUTUCU16
Tümünü Gör

6 Harfli Kelimeler

PODYUM17, UYUYUŞ16, YUVALI16, SOYUCU15, UYUŞUM15, DEYYUS14, GALYUM14, HELYUM14, KUYUCU14, KOYUCU14, OYUNCU14, OYULUŞ14, OYULGA14, OKUYUŞ14, SODYUM14, SEZYUM14, UYUŞUK14, UYUŞMA14, UYUZLU14, BUYURU13
Tümünü Gör

5 Harfli Kelimeler

YUVGU19, ZÜYUF19, TUYUĞ16, DOYUŞ14, DUYUŞ14, YUVAK14, YUVAR14, YUFKA14, YULAF14, SOYUŞ13, DOYUM12, DÜYUN12, DUYUM12, GAYUR12, YUDUM12, BUYUR11, BOYUT11, BOYUN11, YURDU11, YUKAÇ11
Tümünü Gör

4 Harfli Kelimeler

YUVA13, ŞÜYU12, OYUŞ11, UYUZ11, YUHA11, DUYU10, OYUM9, UYUM9, KOYU8, KUYU8, OYUK8, OYUN8, UYUR8, YUMA8, YUNA7, YURT7

3 Harfli Kelimeler

YUF12, YUH10


YUNA


[isim] [halk ağzında]
  • Belleme (II)

YURT


[isim]
  • Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan

    Türk yurduna Türkiye denir.

[mecaz]
  • Diyar

    Bu köy pehlivanlar yurdudur.

[mecaz]
  • Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan
[halk ağzında]
  • Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer
[eskimiş]
  • Sahip olunan arazi, emlak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yurt edinmek (veya tutmak)

Birleşik Kelimeler: yurt bilgisi, yurt dışı, yurt içi, yurt özlemi, yurtsever, ana yurt, yer yurt, baba yurdu, bakım yurdu, biçki dikiş yurdu, biçki yurdu, düşkünler yurdu, öğrenci yurdu, sağlık yurdu, yaşlılar yurdu, yetiştirme yurdu


KOYU


[sıfat]
  • Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı

    Koyu pekmez. Koyu süt.

[bilişim]
  • Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi
[mecaz]
  • Aşırı (davranış, düşünce vb.)

    Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış. - Abdülhak Şinasi Hisar

[mecaz]
  • Derin, hararetli

    Koyu bir sohbet.

Birleşik Kelimeler: koyu gri, koyu kahverengi, koyu kır, koyu kırmızı, koyu koyu, koyu lacivert, koyu mavi, koyu pembe, koyu sarı, koyu yeşil


KUYU


[isim]
  • Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur

    Kahveci Salih eğilmiş, az evvel sarkıttığı gazozları kuyudan çıkarıyordu. - Haldun Taner

[mecaz]
  • İçinden çıkılamayan durum veya yer
[madencilik]
  • Yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey veya düşeye yakın bağlantı yolu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kuyu açmak
  • kuyudan adam çıkarmak
  • kuyu gibi
  • kuyusunu kazmak

Birleşik Kelimeler: kuyu anası, kuyu bileziği, kuyu fındığı, kuyu kebabı, kuyu suyu, kuyu topuğu, ana kuyu, dipsiz kuyu, iç kuyu, kör kuyu, kuru kuyu, artezyen kuyusu, gayya kuyusu, kar kuyusu, kireç kuyusu, kurt kuyusu, maden kuyusu, sondaj kuyusu


OYUK


[isim]
  • Oyulmuş, içi boş ve çukur olan yer

    Birbirine karışmış nal oyuklarından, gündüz beş on kişilik bir devriyenin geçip gittiği anlaşılıyordu. - Falih Rıfkı Atay

Birleşik Kelimeler: dalga oyuğu


OYUN


[isim]
  • Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence
[spor]
  • Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket
[spor]
  • Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç
[mecaz]
  • Hile, düzen, desise, entrika

    Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • oyuna çıkmak
  • oyuna gelmek
  • oyuna getirmek
  • oyuna kurban gitmek
  • oyun almak
  • oyun bağlamak
  • oyun bozmak
  • oyun çıkarmak
  • oyun dışı kalmak
  • oyun etmek
  • oyun kurmak
  • oyun oynamak
  • oyunu almak
  • oyunun kurallarını bilmek
  • oyun vermek
  • oyun yapmak

Birleşik Kelimeler: oyun alanı, oyunbozan, oyun ebesi, oyun havası, oyun kâğıdı, oyun kurucu, oyun masası, oyun sahası, oyun salonu, oyun yazarı, destek oyun, dürüst oyun, eğitici oyun, eğitsel oyun, orta oyunu, öncü oyun, pastoral oyun, seyirlik oyun, sözsüz oyun, vurgu oyun, aralık oyunu, ayak oyunu, Bizans oyunu, borsa oyunu, cirit oyunu, çocuk oyunu, fincan oyunu, gölge oyunu, hapis oyunu, hava oyunu, hayal oyunu, kâğıt oyunu, kaşık oyunu, kelime oyunu, kılıç oyunu, köy oyunu, kukla oyunu, lades oyunu, misket oyunu, orta oyunu, peri oyunu, radyo oyunu, şans oyunu, takım oyunu, talih oyunu, televizyon oyunu, tuğla oyunu, yumruk oyunu, yüzük oyunu, halka oyunları


UYUR


[sıfat]
  • Uyuyan

Birleşik Kelimeler: uyurgezer, uyur göz, uyur uyanık


YUMA


[isim]
  • Yumak işi

OYUM


[isim]
  • Oyma işi

    Tünel açmak için bu dağın oyumu iki ay sürdü.


UYUM


[isim]
  • Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk

    Gerçekten de sonsuz bir sessizlik, bir uyum, bir şiir sarmıştı ortalığı. - Nezihe Araz

[biyoloji]
  • Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat
[dil bilimi]
  • Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni

Birleşik Kelimeler: ön uyum, sesli uyumu, ses uyumu, sessiz uyumu, ünlü uyumu, ünsüz uyumu, vokal uyumu


DUYU


[isim]
  • İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum

    Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım. - Nazlı Eray

Birleşik Kelimeler: duyuüstü, duyu yitimi, altıncı duyu, aşırı duyu, beş duyu, güzel duyu, sağduyu, dokunma duyusu, koku alma duyusu, tat alma duyusu, tat duyusu


YUH


[ünlem] [hakaret yollu]
  • Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz, yuha

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yuh çekmek


BOYUT


[isim]
  • Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı
[mecaz]
  • Genişlik, kapsam

    Belki öteden beri böyleydi ama son üç senedir radikalliği etrafındakilere kaygı verecek boyutlara ulaşmıştı. - Elif Şafak

[mecaz]
  • Durum, nitelik

    Yeni boyutlar, düşünme olanakları kazandığımı sanarak ayrıldım tiyatrodan. - Necati Cumalı

[matematik]
  • Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut

    Boyutları da çok farklı, ince uzun bir dergi. - Ahmet Ümit

[sinema] [televizyon]
  • Film veya fotoğrafta boyut, format

Ata Sözleri ve Deyimler

  • boyut katmak
  • boyut kazandırmak


BOYUN


[isim] [anatomi]
  • Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi

    Ellerini bu defa boynuna sıkıştırdığı beyaz peçeteye sildi. - Attila İlhan

[coğrafya]
  • Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer

Ata Sözleri ve Deyimler

  • boynu altında kalsın!
  • boynu armut sapına dönmek
  • boynu kıldan ince olmak
  • boynuna almak
  • boynuna geçirmek
  • boynunda kalmak
  • boynunu kırmak
  • boynunu uzatmak
  • boynunu vurmak
  • boyun (veya boynunu) bükmek
  • boyun eğmek
  • boyun kesmek
  • boyun kırmak
  • boyun olmak
  • boyun vermek

Birleşik Kelimeler: boyun bağı, boyun borcu, boynu bükük, boynueğri, boynu eğri, basınç boynu, deveboynu, güvercinboynu


YURDU


[isim] [halk ağzında]
  • İğnenin deliği