İçinde Vz Bulunan Kelimeler



İçinde VZ olan 26 kelime bulunuyor. İçerisinde VZ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

12 Harfli Kelimeler

ZEVZEKLENMEK25

11 Harfli Kelimeler

ZEVZEKLENME24, MEVZİLENMEK22

10 Harfli Kelimeler

MEVZUBAHİS28, MEVZİLENME21

9 Harfli Kelimeler

ZEVZEKLİK21, KARAKAVZA18

8 Harfli Kelimeler

MEVZUSUZ24, ZEVZEKÇE23, KAVZAMAK18

7 Harfli Kelimeler

MEVZULU19, MEVZUAT18, KAVZAMA17, TEVZİAT16

6 Harfli Kelimeler

TAVZİF21, TAVZİH19, ZEVZEK18, MEVZUN17, MEVZİİ16, MAVZER16, NEVZAT15

5 Harfli Kelimeler

HAVZA18, CEVZA17, MEVZU16, MEVZİ15, TEVZİ14


TEVZİ (Kelime Kökeni: Arapça tevzīʿ)


[isim] [eskimiş]
  • Dağıtma, üleştirme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tevzi etmek

Birleşik Kelimeler: tevzi bürosu


NEVZAT (Kelime Kökeni: Farsça nevzād)


[isim] [eskimiş]
  • Yeni doğan çocuk

MEVZİ (Kelime Kökeni: Arapça mevżiʿ)


[isim]
  • Yer, mahal
[askerlik]
  • Bir askerî birliğin yeri veya bu birlik tarafından ele geçirilen bölge

    Ne olursa olsun, bizim vazifemiz cephaneyi topçu mevzilerine yetiştirmektir. - Aka Gündüz


TEVZİAT (Kelime Kökeni: Arapça tevzīʿāt)


[isim] [eskimiş]
  • Dağıtmalar, üleştirmeler

MEVZİİ (Kelime Kökeni: Arapça mevżiʿī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Yöresel

    Mevzii yağış olacak.

[tıp]
  • Yerel

MAVZER (Kelime Kökeni: (Mauser özel adından))


[isim] [eskimiş] [askerlik]
  • Atış hızı dakikada ortalama altı mermi olan ve orduda kullanılan bir tüfek tipi

    Şimdi de kucağında evirip çevirdiği İngiliz malı, kız gibi mavzerine bakıyor, gözlerini ondan ayırmıyordu. - Tarık Buğra


MEVZU (Kelime Kökeni: Arapça mevżūʿ)


[isim]
  • Konu

    Para aklımdan geçen bir mevzu olmamıştır. - Aka Gündüz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mevzuya girmek

Birleşik Kelimeler: mevzubahis, bahis mevzusu


KAVZAMA


[isim]
  • Kavzamak işi

MEVZUN (Kelime Kökeni: Arapça mevzūn)


[sıfat] [eskimiş]
  • Biçimli, düzgün, oranlı, uyumlu

    Mevzun vücut.

[edebiyat]
  • Ölçülü

    Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur. - Yahya Kemal Beyatlı


CEVZA (Kelime Kökeni: Arapça cevzā)


[isim] [eskimiş] [gök bilimi]
  • İkizler

KARAKAVZA


[isim] [bitki bilimi]
  • Yaban havucu

KAVZAMAK


[-i] [halk ağzında]
  • Sıkı tutmak, kavramak

MEVZUAT (Kelime Kökeni: Arapça mevżūʿāt)


[isim]
  • Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü

    Mahkemenin hangi süre içinde başlaması gerektiğine dair bir kayıt da yoktu mevzuatta. - Çetin Altan

[eskimiş] [ticaret]
  • Sandık, çuval, teneke gibi içine ticaret malı konulan koyacaklar

ZEVZEK


[sıfat]
  • Geveze

HAVZA (Kelime Kökeni: Arapça ḥavża)


[isim]
  • Bölge, mıntıka

    Zonguldak kömür havzası.

[coğrafya]
  • Dağ veya tepelerle sınırlanmış, suları aynı denize, göle veya ırmağa akan bölge

    Kızılırmak havzası.

[coğrafya]
  • Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, tekne

    Amma da kademsizmişsiniz, ayağınızı havzaya atar atmaz göçük oldu. - Reşat Enis

[jeoloji]
  • Tekne

Birleşik Kelimeler: birikme havzası, boşaltma havzası

[isim]
  • Samsun iline bağlı ilçelerden biri