İçinde Ura Bulunan 6 Harfli Kelimeler



İçerisinde URA olan 6 harfli 26 kelime bulunuyor. İçinde URA olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ura ile başlayan 6 harfli kelimeler. ura ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HURAFE17, PAPURA15, ÇİPURA14, URAĞAN14, CURACI14, FATURA13, ŞURASI12, ŞURADA12, BURASI11, BURADA11, KURACI11, MEZURA11, ŞURALI11, BURALI10, SABURA10, URANÜS10, KURADA9, MASURA9, USTURA9, KURALI8, KURAMA8, MURANA8, OTURAK8, NURA7, NATURA7, TURA7


NURANİ (Kelime Kökeni: Arapça nūrānī)


[sıfat]
  • Işıklı, nurlu

    Bu nurani adamın sözleri dağılan içimi toplamama yardım etti. - Kemal Bilbaşar

[mecaz]
  • Saygı uyandıran

    Nurani, babacan, hoşlanılır bir ihtiyar olamazsın. - Refik Halit Karay


NATURA (Kelime Kökeni: İtalyanca natura)


[isim]
  • İnsanın yaradılış özelliği

    Biraz da hastanın naturasını kollamadan ilaç yazar. - Reşat Nuri Güntekin


TURANİ (Kelime Kökeni: Farsça tūrān + Arapça -ī)


[isim] [eskimiş]
  • Turanlı

KURALI


[sıfat] [askerlik]
  • Kurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen (asker)

    Seferberlik başladığı zaman dertli analar nafakasını yok pahasına tefecilere satıyor, kuralı çocuklarına yol parası yetiştiriyorlardı. - Ruşen Eşref Ünaydın


KURAMA


[isim]
  • Türkistan'da yaşayan bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse

MURANA (Kelime Kökeni: Latince)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Yılan balığına benzeyen, çok yırtıcı, sıcak denizlerde yaşayan, göğüs yüzgeci olmayan, eti beğenilen bir deniz balığı (Muraena)

OTURAK


[isim]
  • Oturulacak yer veya şey
[sıfat]
  • Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm
[denizcilik]
  • Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta

Birleşik Kelimeler: oturak âlemi, oturak kündesi


KURADA (Kelime Kökeni: Arapça ḳurāḍa)


[sıfat] [halk ağzında]
  • İşe yaramaz, yıpranmış, eskimiş, bozulmuş (eşya)

MASURA (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim]
  • Koni veya silindir biçiminde olup üzerine şerit, iplik vb. sarılan, karton, tahta, plastik vb.nden yapılan araç
[eskimiş]
  • Bir akarsu ölçü birimi

USTURA (Kelime Kökeni: Farsça usturre)


[isim]
  • Tıraş için kullanılan, açılır kapanır, çok keskin bıçak, baş bıçağı, yülgü

    Tayyar ile kalfaları tertemiz giyinmişler, boyuna ellerindeki yepyeni usturaları kılağılıyorlar. - Osman Cemal Kaygılı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ustura tutunmak
  • usturayı kayışa çekmek

Birleşik Kelimeler: ustura taşı


BURALI


[isim]
  • Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse

    Siz buralıya benzemiyorsunuz. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: şuralı buralı


SABURA (Kelime Kökeni: İtalyanca saburra)


[isim] [denizcilik]
  • Gemi safrası

URANÜS (Kelime Kökeni: Fransızca uranus)


[isim] [gök bilimi]
  • Güneş'e uzaklık sırasında yedinci olan ve Güneş çevresindeki dolanımını seksen dört yılda tamamlayan gezegen

BURASI


[isim]
  • Bu yer, bura

    Burası evin mutfağı olarak kullanılıyordu. - Ayla Kutlu


BURADA


[zarf]
  • Bu yerde

    Bir köylüden burada avlandığınızı duydum. - Halikarnas Balıkçısı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • buradayım diye bağırmak

Birleşik Kelimeler: orada burada