İçinde Sok Bulunan Kelimeler



İçinde SOK olan 26 kelime bulunuyor. İçerisinde SOK geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sok ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

SOKUŞTURMAK19, SOKULGANLIK19, BALDIRSOKAN18

10 Harfli Kelimeler

SOKUŞTURMA18

9 Harfli Kelimeler

SOKTURMAK13, SOKRANMAK12

8 Harfli Kelimeler

SOKULGAN15, SOKUŞMAK15, SOKTURMA12, SOKULMAK12, SOKRANMA11

7 Harfli Kelimeler

SOKULUŞ14, SOKUŞMA14, SOKULMA11

6 Harfli Kelimeler

SOKUCU13, SOKULU10, SOKMAK9, SOKMAN9

5 Harfli Kelimeler

SOK11, SOKUM9, SOKUR8, SOKMA8, SOKAK7, SOKRA7, SOKET7

4 Harfli Kelimeler

SOKU7


SOKAK (Kelime Kökeni: Arapça zuḳāḳ)


[isim]
  • İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol

    Biraz sonra şehrin bütün sokaklarında süvariler dörtnala koşmaya başladılar. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sokağa (veya sokaklara) dökülmek
  • sokağa (veya sokaklara) düşmek
  • sokağa atmak
  • sokağa çıkmak
  • sokakta kalmak
  • sokaktan toplamak

Birleşik Kelimeler: sokak çocuğu, sokak kadını, sokak kapısı, sokak kızı, sokaktaki adam, ara sokak, arka sokak, çıkmaz sokak


SOKRA (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [denizcilik]
  • Güverte döşemelerinde iki ağacın uç uca gelmesiyle oluşan aralık

SOKET (Kelime Kökeni: Fransızca socquette)


[isim]
  • Kısa çorap
[isim]
  • Bir elektrik kablosunun ucunu oluşturan ve onu yapının bir bölümüne bağlayan parça

SOKU


[isim] [halk ağzında]
  • Taş dibek

    Evlerinin önü bulgur sokusu / Yel estikçe gelir yârin kokusu - Halk türküsü


SOKUR


[isim] [eskimiş] [hayvan bilimi]
  • Köstebek
[sıfat]
  • İçeriye batmış

    Sokur göz.

[sıfat]
  • Bir gözü kör

    Sokur hayvan.


SOKMA


[isim]
  • Sokmak işi

    İnsanlar dünyayı ayrı ayrı zaviyelerden gördükleri gibi onu gönüllerinin arzu ettiği bir şekle sokmaya da çalışırlar. - Mehmet Kaplan


SOKMAK


[-i]
  • İçine veya arasına girmesini sağlamak
[-e]
  • Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak

    Bizi içeriye aldı ve küçük bir odaya soktu. - Falih Rıfkı Atay

[-e] [nesnesiz]
  • Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek

    Ülkeye kaçak eşya sokmak.

[mecaz]
  • Belli etmeden kötü bir malı vermek

    Satıcı, elmaların çürüklerini sokmuş.

[-e] [nesnesiz] [mecaz]
  • Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek

    Asım fikrini birçok sözlerle sağlamlamaya uğraşırken araya: -Olmaz mı? Ne dersiniz?- gibi sualler soruyor, cevap istiyordu. - Refik Halit Karay

[mecaz]
  • Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek

Birleşik Kelimeler: baldırsokan


SOKMAN


[isim] [halk ağzında]
  • Bir çeşit uzun konçlu çizme

SOKUM


[isim] [halk ağzında]
  • Lokma

Birleşik Kelimeler: kuyruk sokumu


SOKULU


[sıfat]
  • Sokulmuş olan

    Tokmağın altındaki kilitte bir sarı pirinç anahtar sokulu idi. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[zarf]
  • Sokulmuş olarak

SOKRANMA


[isim]
  • Sokranmak işi

SOKULMA


[isim]
  • Sokulmak işi

SOKUŞ


[isim]
  • Sokma işi

SOKRANMAK


[nesnesiz] [halk ağzında]
  • Söylenmek, homurdanmak

SOKTURMA


[isim]
  • Sokturmak işi