İçinde Sed Bulunan Kelimeler



İçinde SED olan 35 kelime bulunuyor. İçerisinde SED geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sed ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

BAHSEDEBİLMEK25, SEDİMANTASYON21

12 Harfli Kelimeler

BAHSEDEBİLME24, AKSEDEBİLMEK18

11 Harfli Kelimeler

ÇAYIRSEDEFİ26, HAPSEDİLMEK23, HİSSEDİLMEK20, AKSEDEBİLME17

10 Harfli Kelimeler

HAPSEDİLME22, KEÇİSEDEFİ22, SEDEFÇİLİK22, HİSSEDİLME19, SEDASIZLIK19

9 Harfli Kelimeler

SEDEFİMSİ20, SEDALILIK14, KALSEDUAN13

8 Harfli Kelimeler

PROSEDÜR18, MÜSEDDES17, SEDEFKAR17, HİSSEDAR16, SEDYELİK13, AKSİSEDA12

7 Harfli Kelimeler

SEDEFÇİ19, SEDEFSİ17, SEDEFLİ16, SEDASIZ15, SEDYECİ15, AKSEDİŞ13, AKSEDİR10, KESEDAR10

6 Harfli Kelimeler

SEDALI10

5 Harfli Kelimeler

SEDEF14, SEDYE10, SEDİR8

4 Harfli Kelimeler

SEDA7


SEDA (Kelime Kökeni: Arapça ṣadā)


[isim]
  • Ses

    Alenen ortaya çıkmak ve milletin hukuku namına, yüksek seda ile bağırmak ve bütün milleti bu sedaya iştirak ettirmek lazımdır. - Atatürk

Birleşik Kelimeler: aksiseda, ses seda


SEDİR (Kelime Kökeni: Arapça ṣadr)


[isim]
  • Arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen, oturmaya veya yatmaya yarayan ev eşyası, divan

    Bizi geniş sedirlerle çevrilmiş keten örtülü bir büyük odaya aldılar. - Burhan Felek

[isim] [bitki bilimi]
  • Kozaklılardan, çiçekleri sarı veya açık yeşil renkli, boyu 40 metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı, dağ servisi (Cedrus)

Birleşik Kelimeler: aksedir


AKSEDİR


[isim] [bitki bilimi]
  • Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist)

KESEDAR (Kelime Kökeni: Farsça kīsedār)


[isim] [eskimiş]
  • Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse, vekilharç

SEDALI


[sıfat] [dil bilgisi]
  • Yumuşak

Birleşik Kelimeler: sedalı ünsüz


SEDYE (Kelime Kökeni: İtalyanca sedia)


[isim]
  • Hasta veya yaralı taşımaya yarayan katlanabilir hasta yatağı, teskere

    Güner'i her gün tekerlekli bir sedyeyle ışın tedavisine indirirdim hastanede. - Adalet Ağaoğlu


AKSİSEDA (Kelime Kökeni: Arapça ʿaks + ṣadā)


[isim] [eskimiş]
  • Yankı

    Şimdi derin bir aksiseda gibi uzayan bir ses odaya yayılıyor. - Nazım Hikmet


KALSEDUAN (Kelime Kökeni: Fransızca calcédoine)


[isim] [mineraloji]
  • Kadıköy taşı

SEDYELİK


[sıfat]
  • Sedye ile götürülebilecek durumda olan

    Sedyelik hasta.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sedyelik olmak


AKSEDİŞ


[isim]
  • Aksetme işi

SEDALILIK


[isim]
  • Sedalı olma durumu

SEDEF (Kelime Kökeni: Arapça ṣadef)


[isim]
  • Midye, istiridye vb. deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan sedefçilikte kullanılan, pırıltılı, beyaz, sert bir madde
[sıfat]
  • Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş

    Sedef saplı avcı bıçağı duvarda, taşın üstünde cızırdıyor sanki. - Tarık Buğra

[tıp]
  • Sedef hastalığı

Birleşik Kelimeler: sedef hastalığı, sedef kakma, sedef otu, çayırsedefi, duvarsedefi, keçisedefi


SEDASIZ


[sıfat] [eskimiş] [dil bilgisi]
  • Sert

    Görürsünüz ki cetlerimizin ağzından çıkmamış sedalı ve sedasız harfler bizim her an ağzımızdan çıkıyor. - Yahya Kemal Beyatlı

Birleşik Kelimeler: sedasız ünsüz, sessiz sedasız


SEDYECİ


[isim]
  • Sedye taşıyan kimse

HİSSEDAR (Kelime Kökeni: Arapça ḥiṣṣe + Farsça -dār)


[isim]
  • Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kimse, paydaş

    Hanımefendi çoğu günlerini hissedar olduğu şirkette geçiriyormuş. - Attila İlhan