İçinde Sab Bulunan Kelimeler



İçinde SAB olan 109 kelime bulunuyor. İçerisinde SAB geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sab ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

SABİTLEŞTİRİLME22

14 Harfli Kelimeler

SABIRSIZLANMAK24, SABUNLAŞTIRMAK23, SABİTLEŞTİRMEK21

13 Harfli Kelimeler

SABIRSIZLANIŞ26, SABIRSIZLIKLA23, SABIRSIZLANMA23, SABUNLAŞTIRMA22, SABİTLEŞTİRME20

12 Harfli Kelimeler

SABOTAJCILIK30, SABAHYILDIZI29, SABIKASIZLIK22, ASABİYECİLİK20, İSABETSİZLİK19

11 Harfli Kelimeler

SABUNKÖPÜĞÜ36, SABIRSIZLIK21, SABUNLAŞMAK19, SABAHLATMAK19, ASABİLEŞMEK18, MESABESİNDE18, SABABUSELİK18, SABİTLEŞMEK18, SABREYLEMEK17, SABUNLANMAK16, SABUKLANMAK16, İSABETLİLİK14

10 Harfli Kelimeler

SABAHÇILIK22, SABUNLAYIŞ20, FİKRİSABİT19, SABUNCULUK19, SABAHLEYİN19, SABUNLAŞMA18, SABUNLANIŞ18, SABAHLATMA18, SABAHLAMAK18, ASABİLEŞME17, SABİTLEŞME17, BASABİLMEK16, SABREYLEME16, SABİTKADEM16, SABUNLANMA15, SABUKLANMA15, SABUKLAMAK15, SABUNLAMAK15, SABANKIRAN14

9 Harfli Kelimeler

SABOTAJCI26, SABIKASIZ18, ASABİYECİ17, ALESSABAH17, SABUNHANE17, SABAHLARI17, SABAHLAMA17, İSABETSİZ16, KASABACIK16, MUSABEYLİ16, BASABİLME15, SARISABIR15, SABUNLAMA14, SABUKLAMA14, ASABİLMEK13, SABRETMEK13

8 Harfli Kelimeler

ÇINSABAH19, SABIRSIZ17, SABUNSUZ17, BADISABA16, HESABINA16, SABAHLIK16, SABAHTAN15, MÜSABAKA14, SABUNİYE14, ASABİYET13, SABIKALI13, SABUNLUK13, ASABİLME12, KASABALI12, SABRETME12, ASABİLİK11, İSABETLİ11, SABİTLİK11

7 Harfli Kelimeler

SABOTAJ20, SABAHÇI18, SABUNCU15, MÜSABIK14, SABAHKİ14, ASABİYE12, SABIRLI12, SABUNLU12, SABIRLA11

6 Harfli Kelimeler

HESABİ13, SABAHA13, MESABE10, SABURA10, SABOTE10, SABIKA10, İSABET9, KASABA9, SABİTE9

5 Harfli Kelimeler

SABUH13, SABAH12, SABUR9, SABUN9, SABIR9, SABIK9, ASABİ8, SABİT8, SABAN8

4 Harfli Kelimeler

SABO8, SABA7, SABİ7


SABA (Kelime Kökeni: Arapça ṣabā)


[isim] [meteoroloji]
  • Sabah yeli

Birleşik Kelimeler: saba rüzgârı, badısaba

[isim] [müzik]
  • Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam

SABİ (Kelime Kökeni: Arapça ṣabī)


[isim]
  • Küçük çocuk

    İki yaşında bir sabi masumluğuyla annemin yanına gidecek ve dizlerine kapanacaktır. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu


ASABİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿaṣabī)


[sıfat]
  • Sinirli

    Bu sebepsiz ağrılar gibi onun her şeyi asabi mizacının belirtisi idi. - Tarık Buğra

[zarf]
  • Sinirli bir biçimde

    Artık çok daha asabi çıkıyordu Gaba'nın sesi. - Nazım Hikmet


SABİT (Kelime Kökeni: Arapça s̱ābit)


[sıfat]
  • Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan
[mecaz]
  • Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış

    Sabit gelir.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sabit olmak

Birleşik Kelimeler: sabit fikir, sabitkadem, sabit kalem, sabit kur, sabit polinom, fikrisabit


SABAN


[isim]
  • Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı

    Bak çorak tarlasında sabanına dayanmış / Geniş alnı güneşle, bağrı ateşle yanmış - Faruk Nafiz Çamlıbel

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz
  • saban sürmek

Birleşik Kelimeler: saban balığı, saban demiri, saban kemiği, sabankıran, saban kulağı, kara saban


SABO (Kelime Kökeni: Fransızca sabot)


[isim]
  • Genellikle birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı

İSABET (Kelime Kökeni: Arapça iṣābet)


[isim]
  • Hedefe varma, hedefi vurma

    Bir kurşun isabetiyle öldü.

[ünlem]
  • `Çok güzel, iyi oldu` anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • isabet almak
  • isabet etmek
  • isabet oldu


KASABA (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣaba)


[isim]
  • Şehirden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim merkezi, belde

    Biz, yolun üstünde, kasabanın çıkış yerinde boş bir handa otururduk. - Cahit Külebi

Birleşik Kelimeler: kasaba kurnazlığı


SABİTE (Kelime Kökeni: Arapça s̱ābite)


[isim] [matematik]
  • Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik
[gök bilimi]
  • Görünürde hareket etmeyen yıldız

SABUR (Kelime Kökeni: Arapça ṣabūr)


[sıfat] [eskimiş]
  • Çok sabırlı

SABUN (Kelime Kökeni: Arapça ṣābūn)


[isim]
  • Kirli ve yağlı şeyleri temizlemekte kullanılan, türlü yağlarla alkaliler birleştirilerek yapılan madde

Birleşik Kelimeler: sabun ağacı, sabun balığı, sabunhane, sabunköpüğü, sabun otu, sabun taşı, sabun tozu, kokulu sabun, toz sabun, arap sabunu, banyo sabunu, çamaşır sabunu, el sabunu, mis sabunu, tıraş sabunu, tuvalet sabunu, yüz sabunu


SABIR (Kelime Kökeni: Arapça ṣabr)


[isim]
  • Acı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç

    Annem pek yorgun bir saatinde değilse bu tutturmalarıma sabır gösterirdi. - Adalet Ağaoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sabır acıdır, meyvesi tatlıdır
  • sabrı taşmak (veya tükenmek)

Birleşik Kelimeler: sabır taşı, sarısabır, sabretmek, sabreylemek, karınca sabrı


SABIK (Kelime Kökeni: Arapça sābiḳ)


[sıfat]
  • Geçen, önceki, eski

    Yorucu çalışmalar sonunda sabık bakanların ne derece hüner sahibi olduklarını tespit etmiştir. - Attila İlhan


MESABE (Kelime Kökeni: Arapça mes̱ābe)


[isim] [eskimiş]
  • Derece, değer, rütbe

SABURA (Kelime Kökeni: İtalyanca saburra)


[isim] [denizcilik]
  • Gemi safrası