İçinde Saa Bulunan Kelimeler



İçinde SAA olan 15 kelime bulunuyor. İçerisinde SAA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Saa ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

DEVRİSAADET22

10 Harfli Kelimeler

SAADETHANE17, ASRISAADET15

9 Harfli Kelimeler

LÜMENSAAT13, SAATÇİLİK13, SAATLERCE13

8 Harfli Kelimeler

SAADETLE11, SAADETLİ11, SAATİNDE11

7 Harfli Kelimeler

SAADE13, SAATLİK8

6 Harfli Kelimeler

SAATÇİ10, SAADET9, SAATLİ7

4 Harfli Kelimeler

SAAT5


SAAT (Kelime Kökeni: Arapça sāʿat)


[isim]
  • Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası

    Beş altı mil ötedeki karşı kıyıya bir saatte varabilirdik ancak. - Azra Erhat

Ata Sözleri ve Deyimler

  • saat bir (veya iki, üç ...) yönünde
  • saat bu saat
  • saat gibi
  • saat gibi işlemek
  • saati çalmak
  • saati saatine uymamak
  • saat on bir buçuğu çalmak
  • saat tutmak

Birleşik Kelimeler: saat açısı, saat ayarı, saat başı, saat camı, saat cebi, saat çiçeği, saat dairesi, saat dilimi, saat farkı, saat kulesi, saati saatine, alafranga saat, alaturka saat, ampersaat, ana saat, biyolojik saat, çalar saat, elektronik saat, ezani saat, guguklu saat, kilovatsaat, lümensaat, o saat, ölü saat, vatsaat, yerel saat, yeşil saat, zevalî saat, akşam saati, beslenme saati, bilek saati, cep saati, çalışma saati, çay saati, duvar saati, elektrik saati, eşref saati, ezan saati, güneş saati, iş saati, kol saati, konsol saati, kontrol saati, kum saati, masa saati, mesai saati, meydan saati, okuma saati, park saati, su saati, uyku saati, yaz saati, yıldız saati, altın saatler, indirim saatleri


SAATLİ


[sıfat]
  • Saati olan, saati bulunan

    Sınıfın bir tek saatlisi olduğu için onu her derste birkaç defa çıkarıyor. - Sait Faik Abasıyanık

Birleşik Kelimeler: saatli bomba


SAATLİK


[sıfat]
  • Belli bir saat süresince yapılan veya olan

    Yedi saatlik evliler, şimdiden mi dünyadan el etek çekiyor? - Necip Fazıl Kısakürek


SAADET (Kelime Kökeni: Arapça saʿādet)


[isim]
  • Mutluluk

    Bana saadeti çekinmeden sunan bir kadının kardeşini üzmeye hakkım yoktu. - Kemal Bilbaşar

Birleşik Kelimeler: saadet asrı, saadethane, saadet zinciri, asrısaadet, devrisaadet, aile saadeti


SAATÇİ


[isim]
  • Saat yapan, onaran veya satan kimse

SAADETLE


[zarf] [eskimiş]
  • `Güle güle` anlamında kullanılan bir esenleme sözü

SAADETLİ


[sıfat]
  • Mutlu
[isim] [eskimiş]
  • Osmanlı döneminde korgeneral ile albay arasındaki rütbeli subaylara ve bu derecedeki vezirlere verilen unvan

SAATİNDE


[zarf]
  • Önceden belirlenen, düşünülen vakitte

LÜMENSAAT (Kelime Kökeni: Fransızca lumen + Arapça sāʿat)


[isim] [fizik]
  • Işık miktarı birimi lümenlik ışık akısıyla 1 saatte yayılan ışık ölçüsü

SAATÇİLİK


[isim]
  • Saatçinin işi

SAATLERCE


[zarf]
  • Uzun süre

    Saatlerce tatlı tatlı konuştuk, onlar gittikten sonra da türküler çınladı provada. - Azra Erhat


MÜSAADE (Kelime Kökeni: Arapça musāʿade)


[isim]
  • İzin, icazet, ruhsat

    Ayrıca Saray Kütüphanesi'ne dilediğim kadar girip çıkma müsaadesi bahşettiler. - Ahmet Kabaklı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • müsaade etmek (veya buyurmak)


ASRISAADET (Kelime Kökeni: Arapça ʿaṣr + saʿādet)


[isim] [din bilgisi]
  • Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet

SAADETHANE (Kelime Kökeni: Arapça saʿādet + Farsça ḫāne)


[isim]
  • Yüksek rütbeli kimselerin evi

DEVRİSAADET (Kelime Kökeni: Arapça devr + saʿādet)


[isim] [eskimiş] [din bilgisi]
  • Asrısaadet