İçinde Süp Bulunan Kelimeler



İçinde SÜP olan 23 kelime bulunuyor. İçerisinde SÜP geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Süp ile başlayan kelimeler. Süp ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

FESÜPHANALLAH34, CADISÜPÜRGESİ33, SÜPERMARKETÇİ24

12 Harfli Kelimeler

SÜPÜRGECİLİK28

11 Harfli Kelimeler

SÜPHANALLAH26, SÜPRÜNTÜLÜK24, SÜPERMARKET19

10 Harfli Kelimeler

SÜPRÜNTÜCÜ26, SÜPÜRGELİK23, TENASÜPSÜZ23, SÜPÜRÜLMEK22

9 Harfli Kelimeler

SÜPÜRGECİ25, SÜPÜRÜLME21, SÜPÜRTMEK19

8 Harfli Kelimeler

SÜPRÜNTÜ19, SÜPÜRMEK18, SÜPÜRTME18, TERESSÜP16

7 Harfli Kelimeler

SÜPÜRÜŞ21, SÜPÜRGE20, SÜPÜRME17, TENASÜP14

5 Harfli Kelimeler

SÜPER12


SÜPER (Kelime Kökeni: Fransızca super)


[sıfat]
  • Nitelik, nicelik ve derece bakımından üstün olan

Birleşik Kelimeler: süper benzin, süper çimento, süper lise, süpermarket


TENASÜP (Kelime Kökeni: Arapça tenāsub)


[isim] [eskimiş]
  • Birbirine uyma, yakışma, aralarında uygunluk bulunma, oran, orantı
[edebiyat]
  • Birbirleriyle ilgili söz veya kavramların dizelerde toplanması sanatı

TERESSÜP (Kelime Kökeni: Arapça teressub)


[isim] [eskimiş] [kimya]
  • Çökelme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • teressüp etmek


SÜPÜRME


[isim]
  • Süpürmek işi

SÜPÜRMEK


[-i]
  • Bir şeyin, bir yerin üstündeki çer çöp, toz toprak vb. şeyleri süpürge, fırça veya başka bir araçla toplamak, temizlemek

    Herif süpürge ile fesini süpürüp de şak şak eline vurdukça un çuvalı gibi tozuyordu. - Ahmet Rasim

[mecaz]
  • Çıkarıp atmak, kovmak

    Yanında binlerce kurbanlık ile / Süpürdü düşmanı, bastı dayağı - Âşık Veysel

[mecaz]
  • Tüketmek, bitirmek

    Tatlıya öyle düşkünmüş ki geceleri usulcacık kalkar, tel dolaptaki muhallebiyi, revaniyi, kadayıfı ne bulursa hepsini süpürürmüş. - Peyami Safa


SÜPÜRTME


[isim]
  • Süpürtmek işi

SÜPERMARKET (Kelime Kökeni: İngilizce supermarket)


[isim]
  • Büyük mağaza

SÜPÜRTMEK


[-e] [-i]
  • Süpürme işini yaptırmak

    Orta hizmetini bile ona gördürüyor, koca evi ona sildirip süpürtüyordu. - Ömer Seyfettin


SÜPRÜNTÜ


[isim]
  • Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp

    Elinde tuttuğu, içi süprüntü dolu faraşı merdivenlerin dibine boşalttı. - Ercüment Ekrem Talu

[mecaz]
  • Bayağı, aşağılık şey veya kimse

SÜPÜRGE


[isim]
  • Süpürme işinde kullanılan araç

    Hasta bakıcının elinden süpürgeyi kaparak ut gibi çalmaya başlamış. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: süpürge çalısı, süpürge darısı, süpürge otu, cadısüpürgesi, çalı süpürgesi, elektrikli süpürge, elektrik süpürgesi, kaldırım süpürgesi, tavan süpürgesi


SÜPÜRÜLME


[isim]
  • Süpürülmek işi

SÜPÜRÜŞ


[isim]
  • Süpürme işi

SÜPÜRÜLMEK


[nesnesiz]
  • Süpürme işi yapılmak

    Yaya kaldırımının iki tarafına yar gibi karlar süpürülmüş tenha bir sokakta idi. - Sait Faik Abasıyanık


SÜPÜRGELİK


[isim]
  • Süpürge yapmaya elverişli olan çalı, bitki vb

TENASÜPSÜZ


[sıfat]
  • Tenasüp olmayan, aralarında uygunluk, düzgünlük bulunmayan

    Apış arasına fazla tülbent ve mermerşahi tıkarak bebeği çarpık ve ayrık bacaklı, tenasüpsüz olmaktan korur. - Refik Halit Karay