İçinde Sö Bulunan 5 Harfli Kelimeler



İçerisinde SÖ olan 5 harfli 24 kelime bulunuyor. İçinde olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sö ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

VGÜ24, ĞÜŞ24, VÜŞ23, ĞÜT21, ZCÜ20, VME19, ZCE18, VEN18, ZLÜ17, ZDE17, KÜŞ17, MAZ16, PAR16, ZEL15, NÜM15, KÜM15, NÜK14, KÜN14, KÜK14, LOM14, MAR13, NME13, KME13, KEL12


SÖKEL


[sıfat] [halk ağzında]
  • Sakat (kimse), malul

MASÖR (Kelime Kökeni: Fransızca masseur)


[isim]
  • Erkek masajcı

SÖNME


[isim]
  • Sönmek işi

    Aşk tuzakları birçok ocakların sönmesine sebep olmuştur. - Falih Rıfkı Atay


SÖKME


[isim]
  • Sökmek işi

    Yazıları nihayet sökmeyi başardığında adamakıllı şaşırdı. - İhsan Oktay Anar


SÖNÜK


[sıfat]
  • Sönmüş olan

    Karşımdaki duvara takılmış iki ampulden biri sönüktü ve bir gözü kırpılmış bir insan gibi bana bakıyordu. - Kemal Bilbaşar

[mecaz]
  • Göze çarpmayan, dikkat çekmeyen, silik

    Bu şehirde satışı bini geçmez, yerli lisanlarda sönük cerideler çıkar. - Yahya Kemal Beyatlı


SÖKÜN


[isim]
  • `Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek` anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer

    Akça kızlar sökün etti yurdundan / Koç yiğitler deli oldu derdinden - Halk türküsü

Birleşik Kelimeler: sökün avı


SÖKÜK


[sıfat]
  • Sökülmüş

    Ayağa kalkar, sandalyeyi sökük yerinden cepheye döndürür. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sökük dikmek


SÖLOM (Kelime Kökeni: Fransızca coelome)


[isim] [anatomi]
  • Orta derinin iki tabakası arasında bulunan ve oğulcukta genel vücut boşluğunu oluşturan oyuk

SÖZEL


[sıfat]
  • Sözle ilgili, söze dayanan

Birleşik Kelimeler: sözel öğrenme


SÖNÜM


[isim] [fizik]
  • Bir salınım hareketinin genliğinin türlü dirençlerin etkisiyle küçülmesi, itfa

    Bir sarkaç salınımının sönümü, içinde bulunduğu ortamın direncine bağlıdır.

[ticaret]
  • Bir borcun her yıl ödenen taksitlerle belli bir zaman sonunda ödenmiş olması, itfa

    Bir borcun sönümü için her yıl verilmesi gereken taksit, vade uzunluğuna, ana borca ve faiz fiyatına bağlıdır.

Birleşik Kelimeler: sönüm ayrımı


SÖKÜM


[isim]
  • Sökme işi

    Pancar sökümü.


MASÖZ (Kelime Kökeni: Fransızca masseuse)


[isim]
  • Bayan masajcı

PASÖR (Kelime Kökeni: Fransızca passeur)


[isim] [spor]
  • Pasçı

SÖZLÜ


[sıfat]
  • Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, oral, yazılı karşıtı

    Bu konuda sözlü bir mutabakat yoktu aralarında, sözsüz bir uzlaşmaydı yalnızca. - Üstün Dökmen

[isim]
  • Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu

Birleşik Kelimeler: sözlü film, sözlü kültür, sözlü saldırı, sözlü soru önergesi, sözlü tarih, açık sözlü, çok sözlü, sazlı sözlü, tatlı sözlü, tok sözlü


SÖZDE


[sıfat]
  • Gerçekte öyle olmayıp öyle geçinen veya bilinen

    Bugün bir ikinci moda da çıplaklıktır fakat bu bir sözde çıplaklıktır. - Halide Edip Adıvar

[zarf]
  • Sözüm ona, sanki, güya

    El fenerim de çantanın üstündeymiş sözde fakat göremiyorum. - Adalet Ağaoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sözde kalmak

Birleşik Kelimeler: sözde özne