İçinde Rze Bulunan Kelimeler



İçinde RZE olan 13 kelime bulunuyor. İçerisinde RZE geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Rze ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

ZERZEVATÇILIK30, BANKERZEDELİK20

10 Harfli Kelimeler

ZERZEVATÇI26, HERZEVEKİL23, BANKERZEDE17

9 Harfli Kelimeler

MERZENGUŞ21

8 Harfli Kelimeler

ZERZEVAT20, SERZENİŞ15

6 Harfli Kelimeler

GERZEK13

5 Harfli Kelimeler

GERZE12, HERZE12, ERZEL8, LERZE8


ERZEL (Kelime Kökeni: Arapça erẕel)


[sıfat]
  • Pek rezil

LERZE (Kelime Kökeni: Farsça lerze)


[isim] [eskimiş]
  • Titreme, titreyiş

    Aşklarının düşüncesi artık lerze değil yeis ve meraret veriyordu. - Halide Edip Adıvar


GERZE


[isim]
  • Sinop iline bağlı ilçelerden biri

Birleşik Kelimeler: Gerze tavuğu


HERZE (Kelime Kökeni: Farsça herze)


[isim] [eskimiş]
  • Saçma söz

    Yatık Emine misin, Yanık Emine mi, her ne herze ise bana onun lüzumu yok. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • herze yemek

Birleşik Kelimeler: herzevekil


GERZEK


[sıfat] [argo]
  • Geri zekâlı

SERZENİŞ (Kelime Kökeni: Farsça serzeniş)


[isim]
  • Yakınma

    Nihayet uzun uzun münakaşalardan, serzenişlerden, çekişmelerden sonra Seyfi, kadını ikna ediyor. - Esat Mahmut Karakurt

Ata Sözleri ve Deyimler

  • serzeniş etmek
  • serzenişte bulunmak


BANKERZEDE (Kelime Kökeni: Fransızca banquier + Farsça -zede)


[isim]
  • Banker ile olan iş ilişkilerinde zarara uğrayan kimse

BANKERZEDELİK


[isim]
  • Bankerzede olma durumu

ZERZEVAT (Kelime Kökeni: Farsça sebze + Arapça -vāt)


[isim] [bitki bilimi]
  • Sebze

    Bütün arkadaşlarıma incir, karpuz ve zerzevat ziyafeti verdim. - Falih Rıfkı Atay

[mecaz]
  • Küçük, önemsiz nesneler

MERZENGÛŞ (Kelime Kökeni: Farsça merzengūş)


[isim] [eskimiş] [bitki bilimi]
  • Mercanköşk

    Havada kekik ve merzengûş kokuyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu


HERZEVEKİL (Kelime Kökeni: Farsça herze + Arapça vekīl)


[sıfat] [eskimiş] [mecaz]
  • Kendisini ilgilendirmeyen işlere karışan (kimse)

ZERZEVATÇI


[isim]
  • Zerzevat satan kimse, sebzeci

ZERZEVATÇILIK


[isim]
  • Zerzevatçının işi, sebzecilik