İçinde Ruk Bulunan Kelimeler



İçinde RUK olan 90 kelime bulunuyor. İçerisinde RUK geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ruk ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

KUYRUKSALLAYAN21

12 Harfli Kelimeler

UYDURUKÇULUK24, KUYRUKSUZLAR21, YUMRUKLAŞMAK21, YUMRUKLANMAK18, TOMRUKLANMAK16

11 Harfli Kelimeler

BUYRUKÇULUK22, KEPÇEKUYRUK22, SİVRİKUYRUK22, UYRUKSUZLUK21, KILIÇKUYRUK20, KIZILKUYRUK20, KAMÇIKUYRUK20, YUMRUKLAŞMA20, BURUKLAŞMAK19, ÇATALKUYRUK18, KUYRUKSÜREN18, MORUKLAŞMAK18, YUMRUKLAMAK17, YUMRUKLANMA17, KUYRUKLULAR16, KUYRUKKAKAN15, TOMRUKLANMA15, TOMRUKLAMAK15, TUTTURUKLUK15

10 Harfli Kelimeler

BOYUNDURUK20, PERUKÇULUK20, UZUNKUYRUK19, BURUNDURUK18, BURUKLAŞMA18, MORUKLAŞMA17, SARIKUYRUK16, YUMRUKLAMA16, DORUKLAMAK15, METRUKİYET14, TOMRUKLAMA14

9 Harfli Kelimeler

OĞULDURUK22, UYDURUKÇU20, YAVRUKURT19, KUYRUKSUZ18, SAVRUKLUK18, KAVRUKLUK17, DİKKUYRUK15, DORUKLAMA14, KILKUYRUK14

8 Harfli Kelimeler

BUYRUKÇU18, UYRUKSUZ17, KURUKAFA16, DURUKSUN14, MAHRUKAT14, BURUKLUK13, DURUKLUK13, KUYRUKLU13, UYRUKLUK13, AKKUYRUK12, TUTTURUK11, METRUKAT10

7 Harfli Kelimeler

FRUKTOZ18, PERUKÇU16, TİFDRUK16, MAVRUKA15, BURUKÇA14, UYDURUK14, BURUKSU13, KUDURUK12, OBRUKLU12, PERUKAR12, UYRUKLU12, TUTURUK10, METRUKE9

6 Harfli Kelimeler

SAVRUK14, KAVRUK13, BUYRUK12, PERUKA11, YUMRUK11, KUYRUK10, OSURUK10, TOMRUK9, METRUK8

5 Harfli Kelimeler

VURUK13, PERUK10, BORUK9, BURUK9, DORUK9, DURUK9, OBRUK9, UYRUK9, MORUK8, KORUK7

4 Harfli Kelimeler

URUK6


URUK


[isim] [eskimiş]
  • Soy, sülale

KORUK


[isim] [bitki bilimi]
  • Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm

    Hüseyin Ağa, aşağıda koruk sıkmış, buğulu bardaklarla geldi. - Yusuf Ziya Ortaç

[sıfat]
  • İçi boş (kabuklu meyve)

Birleşik Kelimeler: koruk lüferi, koruk suyu, koruk şerbeti, dam koruğu


METRUK (Kelime Kökeni: Arapça metrūk)


[sıfat] [eskimiş]
  • Bırakılmış, terk edilmiş

    Daha birçok yalılar da metruk, bakımsız bir hâlde çöküyor, yıkılıyor, yerinde yeller esiyor. - Asaf Halet Çelebi


MORUK (Kelime Kökeni: Ermenice)


[isim] [argo]
  • Gençlere göre yaşlı anne, baba

    Bizim moruk ertesi güne devrisi der de ondan dilim alışmış. - Sait Faik Abasıyanık


METRUKE (Kelime Kökeni: Arapça metrūke)


[sıfat] [eskimiş]
  • Bırakılmış, geriye kalmış

TOMRUK


[isim]
  • Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi
[eskimiş]
  • Tutukevi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tomruğa atmak
  • tomruğa vermek

Birleşik Kelimeler: salma tomruk, baca tomruğu


BORUK


[isim] [bitki bilimi]
  • Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot

BURUK


[sıfat]
  • Burulmuş olan
[isim]
  • Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi
[mecaz]
  • Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse)

    Rahmi'ye karşı o da ötekiler gibi buruktu. - Tarık Buğra

Birleşik Kelimeler: buruk buruk


DORUK


[isim]
  • Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika

    Dağ doruğu gibi yüce, pembemsi bir kaya yükseldi iskelemizde. - Azra Erhat

[mecaz]
  • En üstün başarı düzeyi

    Dorukta yalnız kalmak ve doruktan başlamak ne kadar da zormuş meğer. - Tarık Buğra

[mecaz]
  • Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta

Birleşik Kelimeler: doruk çizgisi, doruk dal, doruk noktası, doruk toplantısı, dip doruk, din doruğu


DURUK


[sıfat]
  • Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı
[isim] [fizik]
  • Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı, statik

OBRUK


[sıfat]
  • Çok yemek yiyen, çok iştahlı
[matematik] [fizik]
  • İçbükey
[isim]
  • İçinde su biriken çukur yer, doğal kuyu

UYRUK


[isim] [hukuk]
  • Bir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olma durumu, tebaa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • uyruğuna girmek


METRUKÂT (Kelime Kökeni: Arapça metrūkāt)


[isim] [eskimiş]
  • Ölen birinin bıraktığı şeyler

TUTURUK


[isim] [halk ağzında]
  • Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler
[sıfat]
  • Çok ekşi

KUYRUK


[isim]
  • Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ
[mecaz]
  • İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi
[alay yollu]
  • Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse

    Falanca kuyruğu ile birlikte geliyor.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kuyruğa girmek
  • kuyruğu dikmek
  • kuyruğuna basmak
  • kuyruğuna teneke bağlamak
  • kuyruğunu kısmak
  • kuyruğunu kıstırmak
  • kuyruğunu tava sapına çevirmek
  • kuyruğu sıkışmak (veya kapana kısılmak)
  • kuyruğu titretmek
  • kuyruk çekmek
  • kuyruk olmak
  • kuyruk sallamak
  • kuyruk yapmak

Birleşik Kelimeler: kuyruk acısı, kuyrukkakan, kuyruk kemiği, kuyruksallayan, kuyruk sokumu, kuyruksüren, kuyruk yağı, akkuyruk, çatalkuyruk, dikkuyruk, kamçıkuyruk, kepçe kuyruk, kıl kuyruk, kılıçkuyruk, kılkuyruk, kızılkuyruk, sarıkuyruk, sivrikuyruk, uzunkuyruk, yağlı kuyruk, aslankuyruğu, atkuyruğu, farekuyruğu, itkuyruğu, katırkuyruğu, kırlangıçkuyruğu, köpekkuyruğu, sıçankuyruğu, sığırkuyruğu, tavuskuyruğu, tilkikuyruğu