İçinde Rma Bulunan 6 Harfli Kelimeler



İçerisinde RMA olan 6 harfli 40 kelime bulunuyor. İçinde RMA olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "rma ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

AĞARMA14, FORMAT14, VURMAK14, FERMAN13, RMAN13, VARMAK13, SPERMA12, UÇURMA12, APARMA11, AŞIRMA11, HARMAN11, PARMAK11, AYIRMA10, BURMAK10, DURMAK10, ISIRMA10, KURMAY10, KARMAÇ10, OSURMA10, UYARMA10, YORMAK10, ARMADA9, DERMAN9, OTURMA9, SORMAK9, YARMAK9, ARMALI8, ANIRMA8, KIRMAK8, KURMAK8, NORMAL8, OTARMA8, ONARMA8, SARMAN8, SARMAL8, SARMAK8, ALARMA7, KARMAK7, NARMAN7, TERMAL7


ALARMA


[isim]
  • Alarmak durumu

KARMAK


[-i]
  • Karıştırmak, birbirine katmak
[nesnesiz]
  • Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur veya hamur durumuna getirmek

    Yapı için harç karmak. Boya karmak.

Birleşik Kelimeler: betonkarar


NARMAN


[isim]
  • Erzurum iline bağlı ilçelerden biri

TERMAL (Kelime Kökeni: Fransızca thermal)


[isim]
  • Sıcak kaplıca suyu

Birleşik Kelimeler: termal kamera

[isim]
  • Yalova iline bağlı ilçelerden biri

ARMALI


[sıfat]
  • Arma bulunan

ANIRMA


[isim]
  • Anırmak işi

KIRMAK


[-i]
  • Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak

    Taşları kırmak. Bardağı kırmak.

[nesnesiz]
  • Belirli bir biçimde katlamak

    Forma kırmak.

[-e]
  • Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek

    Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun. - Burhan Felek

[mecaz]
  • Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek

    Bazen bir kelimenin, bir ses tonunun sevdiğimiz bir insanı kırdığını görürüz. - Mehmet Kaplan

[mecaz]
  • Yok etmek

    Bir gündüz olsa belki bu derdi kıracağım / Yoksa bu sensizlikten artık çıldıracağım - Enis Behiç Koryürek

[mecaz]
  • Gücünü, etkisini azaltmak

    Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış. - Burhan Felek

[argo]
  • Kaçmak, uzaklaşmak
[nesnesiz] [ticaret]
  • Değerinden düşük fiyata almak

    Bono kırmak. Çek kırmak.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kırdığı koz (veya ceviz) kırkı (veya bini) aşmak
  • kırıp dökmek
  • kırıp geçirmek
  • kırıp sarmak

Birleşik Kelimeler: bakterikıran, Kervankıran, sabankıran, saçkıran, sahipkıran, zararlıkıran


KURMAK


[-i]
  • Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek

    Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. - Falih Rıfkı Atay

[ticaret]
  • Ortaklık sağlamak
[mecaz]
  • Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek

NORMAL (Kelime Kökeni: Fransızca normal)


[sıfat]
  • Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun

    Atatürk'ün normal zamanlarda insana okşamak arzusunu veren ipek gibi saçları birdenbire yelelenirdi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[isim]
  • Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum
[isim] [matematik]
  • Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme

Birleşik Kelimeler: normalaltı, normal fiyat, normalüstü


OTARMA


[isim]
  • Otarmak işi

ONARMA


[isim]
  • Onarmak işi

    Günün birinde kolları sıvayıp ve eline irili ufaklı aletler alıp bunu onarmaya kalkışmıştı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu


SARMAN


[sıfat]
  • Azman, iri
[isim] [hayvan bilimi]
  • Sarı tüylü kedi

SARMAL


[sıfat] [fizik]
  • Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni
[mecaz]
  • İçinden çıkılmaz (durum)

Birleşik Kelimeler: sarmal metot, sarmal yöntem


SARMAK


[-i]
  • Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek
[-e]
  • Sarılıp tırmanmak

    Asma çardağı sardı.

[-e] [-i]
  • Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak

    Kitabı kâğıda sarmak.

[mecaz]
  • Sözle saldırmak, tedirgin etmek

    Evdekilerin hepsi bana sarıyor.

[mecaz]
  • Hoşuna gitmek, zevkini okşamak

    Bu canlılık, insanı on yıl önce görmüş olduğum muhteşem yazdan daha başka türlü sarıyordu. - Ahmet Hamdi Tanpınar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sarıp sarmalamak


ARMADA (Kelime Kökeni: İtalyanca armata)


[isim] [denizcilik]
  • Donanma