İçinde Rgı Bulunan Kelimeler



İçinde RGI olan 53 kelime bulunuyor. İçerisinde RGI geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Rgı ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

DARGINLAŞMAK23, GIRGIRLATMAK23

11 Harfli Kelimeler

DARGINLAŞMA22, GIRGIRLAMAK22, GIRGIRLATMA22, KARGIŞLAMAK20, YARGILANMAK19, YARGILATMAK19

10 Harfli Kelimeler

BAŞYARGICI26, YARGICILIK22, GIRGIRLAMA21, YARGILANIŞ21, KARGIŞLAMA19, YARGILANMA18, YARGILATMA18, YARGILAMAK18, SARGILAMAK17, KARGILAMAK16

9 Harfli Kelimeler

YARGIÇLIK20, DARGINLIK17, YARGILAMA17, KIRGINLIK16, SARGILAMA16, KARGILAMA15

8 Harfli Kelimeler

YARGIEVİ21, KIRGIZCA20, SARGISIZ19, SINDIRGI18, KARGIŞLI17, YARGISAL16, ARGINLIK14, KARGILIK14, KARGIMAK14

7 Harfli Kelimeler

YARGICI18, POLARGI17, SIYIRGI17, ISIRGIN15, SARGILI14, KARGIMA13

6 Harfli Kelimeler

GIRGIR16, YARGIÇ16, KIRGIZ15, KARGIŞ14, DARGIN13, KIRGIN12, SARGIN12, KARGIN11

5 Harfli Kelimeler

VARGI16, YARGI12, SARGI11, ARGIT10, ARGIN10, KARGI10


ARGIT


[isim] [halk ağzında]
  • Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent

ARGIN


[sıfat]
  • Bitkin

    Şimdi kadının argın, uçuk benzi, yorgun, düşük kımıldanışı daha ziyade görünüyordu. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

Birleşik Kelimeler: yorgun argın


KARGI


[isim] [bitki bilimi]
  • Gövdesi 5-6 metre yüksekliğe erişebilen çok yıllık bir bitki, kamış, saz (Arundo donax)

    Dört yanı, çakıldıkları toprağa kök salıp uzayan kargıların yeşil duvarıyla örtülüydü. - Cahit Uçuk

[eskimiş]
  • Silah olarak kullanılan, ucu sivri ve demirli uzun mızrak

    Avlunun ortasında, elinde bir uzun kargı ile saatlerce başı havada, ağzı açık hayran hayran dolaşırdı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: çatal kargı

[isim]
  • Çorum iline bağlı ilçelerden biri

KARGIN


[isim]
  • Eriyen karların oluşturduğu akarsu
[isim]
  • Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende
[isim] [tarih]
  • Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri

SARGI


[isim]
  • Esnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit
[tıp]
  • Vücudun bir bölümünü yerinde veya baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit

    Kendisi ağır bir asker gölgesi, yalnız bir kolu beyaz bir sargı içinde. - Halide Edip Adıvar

Birleşik Kelimeler: sargı bezi, sargı yeri, alçılı sargı


KIRGIN


[sıfat]
  • Bir kimseye gücenmiş, gönlü kırılmış olan
[zarf]
  • Gücenmiş, gönlü kırılmış bir durumda

    Kırgın, usangın kalktı sabahın er saatlerinde. - Abbas Sayar

[isim] [halk ağzında]
  • Toplu ölümlere yol açan bulaşıcı hastalık

SARGIN


[zarf] [halk ağzında]
  • İçten, yürekten

Birleşik Kelimeler: sargın eğitim


YARGI


[isim]
  • Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm

    İlk yargısını ezbere mi verdiğini hâlâ bilmiyorum. - Adalet Ağaoğlu

[hukuk]
  • Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza

    Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. - Anayasa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yargıya başvurmak
  • yargıya gitmek
  • yargıya varmak

Birleşik Kelimeler: yargı alanı, yargı çevresi, yargı denetimi, yargı erki, yargıevi, yargı gücü, yargı organları, yargı usulü, yargı yeri, yargı yetkisi, yargı yolu, ön yargı, peşin yargı, değer yargısı


KARGIMA


[isim]
  • Kargımak işi, kargışlama, lanet

DARGIN


[sıfat]
  • Darılmış olan, küs, küskün

    Hasan Ağa büyük oğlu ile dargındı. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dargın durmak


ARGINLIK


[isim]
  • Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik

Birleşik Kelimeler: sinir argınlığı


KARGILIK


[isim]
  • Fişeklik

KARGIMAK


[-i] [halk ağzında]
  • Birine, Tanrı'nın, insanların sevgi ve ilgisinden yoksun kalıp nefretlerine uğraması dileğinde bulunmak, ilenmek, kargışlamak, lanet etmek, lanetlemek

SARGILI


[sıfat]
  • Sargı sarılmış, sargısı olan

    Kadının burnu sargılı, yüzü sarıydı. - Yusuf Atılgan


KARGIŞ


[isim] [halk ağzında]
  • Kargıma işi veya bu maksatla söylenen sözler, lanet, telin, beddua, ilenç, alkış karşıtı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kargış etmek (veya vermek)