İçinde Ran Bulunan 8 Harfli Kelimeler



İçerisinde RAN olan 8 harfli 67 kelime bulunuyor. İçinde RAN olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ran ile başlayan 8 harfli kelimeler. ran ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

DAVRAN20, DOĞRANMA19, KIVRAN19, ARANJMAN18, DAVRANIM18, FİLİGRAN18, GARANTÖR18, DAVRANMA17, FRANCALA17, HÜKÜMRAN17, HOŞKURAN17, MARANGOZ17, PRANGALI17, RANMAK17, BUMERANG16, BUHRANLI16, KIVRANMA16, KIVRANTI16, ŞAHMERAN16, YIPRANMA16, BUZKIRAN15, FRANKLIK15, KAVRANMA15, PARANTEZ15, PARANOYA15, REVERANS15, REFERANS15, TRANSFER15, RANLIK15, ÇALDIRAN14, FAKİRANE14, GRANÜLİT14, GRANÜLİN14, KARANFİL14, NOBRANCA14, PEDERANE14, BALDIRAN13, İBRANİCE13, MAHİRANE13, MEHTERAN13, PARANOİT13, SAÇKIRAN13, ÜMRANİYE13, CESURANE13, KATRANCI12, RANDIMAN12, TAŞKIRAN12, DALKIRAN11, İBRANAME11, KURANDER11, KALDIRAN11, LABORANT11, ORANTILI11, SOKRANMA11, YELKIRAN11, YARANMAK11, ARANILMA10, KILKIRAN10, MALKIRAN10, ORANLAMA10, RESTORAN10, TOLERANS10, AKRANLIK9, KARANLIK9, KATRANLI9, TARANMAK9, İNTRANET8


İNTRANET (Kelime Kökeni: İngilizce intranet)


[isim]
  • 343 yerel ağ

AKRANLIK


[isim]
  • Akran olma durumu

KARANLIK


[isim]
  • Işık olmama durumu

    Karanlıkta duyduğumuz çam kokularına artık yakınlaştığımız denizin rutubeti karışıyordu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[sıfat]
  • Işıksız
[mecaz]
  • Üzüntü, sıkıntı, perişanlık

    Demiştim ya, bütün memleketi bir yas karanlığı kaplamıştı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[sıfat] [mecaz]
  • Yasalara, töreye uygun olmayan

    Bu karanlık işlerin hesabını sorarlar. - Memduh Şevket Esendal

[sıfat] [mecaz]
  • Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum)

    Fahri'nin gözlerinde karanlık bir ifade var, umutsuzluk, öfke karışımı bir şey. - Ahmet Ümit

[sıfat] [mecaz]
  • Karışık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karanlığa gömülmek
  • karanlığa kalmak
  • karanlığı deşmek (veya yırtmak)
  • karanlık basmak (veya çökmek)
  • karanlık etmek
  • karanlık kesilmek
  • karanlıkta göz kırpmak

Birleşik Kelimeler: karanlık nokta, karanlık oda, alaca karanlık, yarı karanlık, zifirî karanlık, akşam karanlığı, ay karanlığı


KATRANLI


[sıfat]
  • Üzerine katran sürülmüş olan

TARANMAK


[nesnesiz]
  • Tarama işi yapılmak

    Saçlar, sımsıkı taranmış, fırçalanmış, ensesinde bir topuz yapılmıştı. - Halide Edip Adıvar


ARANILMA


[isim]
  • Aranılmak durumu

KILKIRAN


[isim] [tıp]
  • Saçkıran

MALKIRAN


[isim] [halk ağzında]
  • Hayvan vebası

ORANLAMA


[isim]
  • Oranlamak işi, tahmin, kıyas

RESTORAN (Kelime Kökeni: Fransızca restaurant)


[isim]
  • Lokanta

TOLERANS (Kelime Kökeni: Fransızca tolérance)


[isim]
  • Hoşgörü
[teknik]
  • İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı
[tıp]
  • Yüksek dozda verilen herhangi bir ilaca karşı vücudun gösterdiği dayanma gücü
[tıp]
  • Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilacın etkilerinin giderek azalması durumu

DALKIRAN


[isim] [hayvan bilimi]
  • Kabuk böcekleri familyasından, fındık ağaçlarında yaşayan kın kanatlı böcek (Anisandrus dispar)
[halk ağzında]
  • Şiddetli esen rüzgâr

İBRANAME (Kelime Kökeni: Arapça ibrāʾ + Farsça nāme)


[isim] [hukuk]
  • Aklama belgesi

KURANDER (Kelime Kökeni: Fransızca courant d'air)


[isim]
  • Hava akımı, cereyan

    İçtiğim Fernet'nin serinliği birdenbire kesildi, kuranderini duymaktan başka az evvel poyraz rüzgârı alan kalbim şimdi bir lav akıntısının altında! - Refik Halit Karay


KALDIRAN


[isim] [anatomi]
  • Bazı organları yukarıya doğru hareket ettiren kas