İçinde Pr Bulunan 6 Harfli Kelimeler



İçerisinde PR olan 6 harfli 25 kelime bulunuyor. İçinde PR olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Pr ile başlayan 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

PROFİL17, ÇAPRAZ16, PROLOG16, PROTEZ14, PRİZMA14, PRANGA14, PRESÇİ14, APRECİ13, ÇAPRAK13, DEPREM13, PROSES13, ŞAPRAK13, YIPRAK13, PROTON12, PROMİL12, PRELÜT12, PRESTO12, YAPRAK12, EPRİME11, KAPRİS11, PRİMAT11, SPRİNT11, TOPRAK11, APRELİ10, PRATİK10


APRELİ


[sıfat]
  • Apresi yapılmış, perdahlanmış veya cilalanmış

PRATİK (Kelime Kökeni: Fransızca pratique)


[sıfat]
  • Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı
[isim]
  • Kişide bir işi kolaylıkla yapabilme, bir şeyi uygulayabilme deneyimi, becerisi veya eğilimi bulunma
[isim]
  • Uygulama
[isim]
  • Bir şeyi yapma yöntemi veya biçimi, teamül
[mecaz]
  • Sorunlara kolay ve hızlı çözüm bulan

    Çok görmüş halk adamlarına mahsus pratik bir zekâsı vardı. - Reşat Nuri Güntekin


EPRİME


[isim]
  • Eprimek işi

KAPRİS (Kelime Kökeni: Fransızca caprice)


[isim]
  • Geçici, düşüncesizce, değişken istek

    Buraya ben kendi kör kaprisimle, kendi irademle geldim. - Aka Gündüz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kapris yapmak


PRİMAT (Kelime Kökeni: Fransızca primate)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Maymun

SPRİNT (Kelime Kökeni: İngilizce sprint)


[isim] [spor]
  • Uzun mesafe koşularında son 100 veya 200 metrelerde yapılan atak

TOPRAK


[isim]
  • Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü

    Kireçli toprak. Killi toprak.

[sıfat]
  • Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış

    İki toprak duvarın birleştiği bir girintide diz üstü büzülmüş görünüyor. - Memduh Şevket Esendal

[jeoloji]
  • Kara

    Toprağa ayak basmak.

[mecaz]
  • Ülke

    Biz bu topraklarda eskisinden daha parlak, daha kuvvetli ve yeni bir medeniyetin ilk merhalesini yaşayan insanlarız. - Mehmet Kaplan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • toprağa bakmak
  • toprağa düşmek
  • toprağa vermek
  • toprağı bol olsun
  • toprağı çekmiş
  • toprağına ağır gelmesin
  • toprak çekmek
  • toprak doyursun gözünü
  • toprak olmak
  • toprak paklar

Birleşik Kelimeler: toprak altı, toprakbastı, toprak bilimi, toprak boya, toprak çimento, toprak hukuku, toprak kayması, toprak kölesi, toprak rengi, toprak sıçanı, çiğ toprak, eski toprak, et toprak, taş toprak, toz toprak, yağlı toprak, dümbüldek toprağı, funda toprağı, Moskof toprağı, pekmez toprağı, saksı toprağı, vakıf toprağı


PROTON (Kelime Kökeni: Fransızca proton)


[isim] [kimya] [fizik]
  • Atom çekirdeğinde her biri (+1) pozitif elektrik yükü taşıyan tanecik

PROMİL (Kelime Kökeni: Fransızca promille)


[isim]
  • Kandaki alkol miktarını gösteren birim

PRELÜT (Kelime Kökeni: Fransızca prélude)


[isim] [müzik]
  • Ses ve çalgı ile ilgili bir kompozisyona girişi sağlayan yazılı veya doğaçtan olan müzik parçası

PRESTO (Kelime Kökeni: İtalyanca presto)


[zarf] [müzik]
  • Çabuk, çok çabuk bir tempo ile
[isim]
  • Bu tempo ile çalınan müzik parçası

YAPRAK


[isim] [bitki bilimi]
  • Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler

    Dökülmüş yapraklar, bozulmuş bağlar / Bülbülün konduğu dallar perişan - Karacaoğlan

[bitki bilimi]
  • Sarma yapılan asma yaprağı
[eskimiş]
  • Birkaç parça eklenerek yapılan şeylerde her parça

    Beş yapraktan bir yelken. Eteğin arka yaprağı.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yaprak gibi titremek
  • yaprak oynamamak (veya kıpırdamamak)

Birleşik Kelimeler: yaprak arısı, yaprak aşısı, yaprak ayası, yaprak biti, yaprak böceği, yaprak çay, yaprak dolması, yaprak dökümü, yaprak döner, yaprak kını, yaprak kurbağası, yaprak kurdu, yaprakkurusu, yaprak makinesi, yaprak sarması, yaprak sigarası, yaprak taş, yaprak tütün, çanak yaprak, iğne yaprak, kızılyaprak, meyve yaprak, oymalı yaprak, asma yaprağı, çiçek yaprağı, defneyaprağı, defne yaprağı, ıtır yaprağı, taç yaprağı, yonca yaprağı, almaşık yapraklar, karşılıklı yapraklar


APRECİ


[isim]
  • Apre yapan kimse

ÇAPRAK


[isim]
  • Eyer örtüsü

DEPREM


[isim] [coğrafya]
  • Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele

    Okuldayken bir öğle sonu hafif bir depremde otel çökmüş. - Yusuf Atılgan

Birleşik Kelimeler: deprem bilimi, deprem bölgesi, depremçizer, deprem konteyneri, deprem kuşağı, deprem merkezi, deprem ocağı, deprem ortası, depremyazar, artçı deprem, eş deprem, deniz depremi