İçinde Pka Bulunan Kelimeler



İçinde PKA olan 16 kelime bulunuyor. İçerisinde PKA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Pka ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

KAPKAÇÇILIK23, KAPKARANLIK16

10 Harfli Kelimeler

ŞAPKACILIK22

9 Harfli Kelimeler

TAHRİPKAR17

8 Harfli Kelimeler

ŞAPKASIZ20, KAPKAÇÇI19, GARPKA16, ŞAPKALIK16

7 Harfli Kelimeler

ŞAPKACI18, ŞAPKALI15, KAPKARA11

6 Harfli Kelimeler

KAPKAÇ13

5 Harfli Kelimeler

ŞIPKA13, ZIPKA13, ŞAPKA12

4 Harfli Kelimeler

İPKA8


İPKA (Kelime Kökeni: Arapça ibḳā)


[isim] [eskimiş] [hukuk]
  • Yerinde, önceki durumunda bırakma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ipka etmek


KAPKARA


[sıfat]
  • Çok kara, her yanı kara, simsiyah

    Düşündükçe kapkara, korkunç bir hayalet gözlerimi kapladı, başımın içi alev alev yandı. - Etem İzzet Benice

[zarf]
  • Her yanı karalara bürünmüş bir biçimde

    Dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyorlardı. - Tarık Buğra

[mecaz]
  • Sıkıntılı, zor

    Nerede kaldı bunlar? Sel olup aktılar mı? / Kapkara bir günümde beni bıraktılar mı? - Faruk Nafiz Çamlıbel


ŞAPKA (Kelime Kökeni: Rusça)


[isim]
  • Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık

    Türkler başlık olarak 1925'te şapkayı kabul ettiler.

[bitki bilimi]
  • Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme organlarını taşıyan şapka biçimindeki organ
[dil bilgisi]
  • Düzeltme işareti

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şapka çıkarmak
  • şapkasını giymek (veya taşımak)

Birleşik Kelimeler: şapka işareti, kolonyal şapka, silindir şapka, baca şapkası


KAPKAÇ


[isim]
  • Kapıp kaçmak yoluyla yapılan bir hırsızlık türü

ŞIPKA


[isim] [denizcilik]
  • Torpillere karşı ve daha başka işler için gemilerde kullanılan halattan örülmüş ağ

ZIPKA


[isim] [halk ağzında]
  • Karadeniz kıyısı halkının giydiği dar paçalı potur

    Karşı kahvenin çırağı bacağındaki zıpkasını örten futasıyla dört kahve getirdi. - Memduh Şevket Esendal


ŞAPKALI


[sıfat]
  • Şapka giymiş olan (kimse)

    Onun yanında kadife şapkalı, siyahlar giyinmiş bir kadın var. - Hüseyin Cahit Yalçın

[isim] [bitki bilimi]
  • Şapkası olan bitki

KAPKARANLIK


[sıfat]
  • Çok karanlık

    Henüz kapkaranlıktı dışarısı ve derin bir sessizlik içindeydi ev. - Ayşe Kulin


GARPKÂRİ


[sıfat]
  • Batı örneklerine benzer

    Asfalt yollar etrafında tam Garpkâri caddeler vardı. - Falih Rıfkı Atay


ŞAPKALIK


[isim]
  • Şapka koymaya yarayan şey veya yer
[sıfat]
  • Şapka yapmaya elverişli

    Şapkalık kumaş.


TAHRİPKÂR (Kelime Kökeni: Arapça taḥrīb + Farsça -kār)


[sıfat] [eskimiş]
  • Yıkıcı, yıkan, zarar veren, tahrip eden

ŞAPKACI


[isim]
  • Şapka yapan veya satan kimse

KAPKAÇÇI


[isim]
  • Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kimse
[sıfat] [mecaz]
  • Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade

    O köşklerin, yalıların çoğunun yerinde bugün yeller esmektedir. Hemen hepsi kapkaççı yapılarla yok edilmiştir. - Haldun Taner


ŞAPKASIZ


[sıfat]
  • Şapkası olmayan

    Bu hiç kendine benzemez, dedi, şapkasız resmi yok mu? - Memduh Şevket Esendal


ŞAPKACILIK


[isim]
  • Şapkacının işi