İçinde Pin Bulunan Kelimeler



İçinde PİN olan 33 kelime bulunuyor. İçerisinde PİN geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Pin ile başlayan kelimeler. Pin ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

İSPİNOZGİLLER26

12 Harfli Kelimeler

LAPİNAGİLLER20

11 Harfli Kelimeler

DOPİNGLEMEK23, PİNTİLEŞMEK19, TEPİNDİRMEK18

10 Harfli Kelimeler

DOPİNGLEME22, PİNTİLEŞME18, TEPİNDİRME17, PİNEKLEMEK15

9 Harfli Kelimeler

FİLİPİN19, PİNEKLEME14

8 Harfli Kelimeler

ALPİNİZM16, ALPİNİST13, İSKARPİN13, SERPİN13, TEPİNMEK13, PİNTİLİK12

7 Harfli Kelimeler

ZAPPİNG22, DAMPİNG18, İSPİNOZ16, KAMPİNG16, TEPİNİŞ14, ATROPİN12, TEPİNME12

6 Harfli Kelimeler

DOPİNG17, PİNPON15, PİNHAN14, İPİNCE13, LAPİNA10

5 Harfli Kelimeler

ÇEPİN12, PİNES10, PİNEL9, PİN9


PİNEL (Kelime Kökeni: İtalyanca penelo)


[isim] [denizcilik]
  • Rüzgârın estiği yönü göstermek için direk şapkalarının üstüne konulan yelkovan biçimindeki araç

PİNTİ


[sıfat]
  • Aşırı derecede cimri, hasis

LAPİNA (Kelime Kökeni: Fransızca lapina)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Lapinagillerden, kayalık kıyılarda, sığ sularda yaşayan 25-35 santimetre uzunluğunda, kırmızı benekli, mavi veya yeşil balık (Crenilabrus pavo)

PİNES (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Yumuşakçalardan, midye biçiminde, ondan daha büyük kabuklu bir deniz hayvanı (Pinna nobilis)

PİNTİLİK


[isim]
  • Cimrilik

    Sen kardeşinin, eniştenin ne pintiliğini gördün? - Necati Cumalı


ATROPİN (Kelime Kökeni: Fransızca atropine)


[isim] [tıp]
  • Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde

TEPİNME


[isim]
  • Tepinmek işi

    O daha Karagöz'ün hatırlanışı ile gülümserken salonda da ıslık, tepinme başladı. - Tarık Buğra


ÇEPİN


[isim] [halk ağzında]
  • Bahçelerde kullanılan küçük çapa

ALPİNİST (Kelime Kökeni: Fransızca alpiniste)


[isim]
  • Dağcı

İSKARPİN (Kelime Kökeni: Fransızca escarpin)


[isim]
  • Ökçeli, konçsuz ayakkabı

    Bu arada iskarpininin teki kuyuya düşer. - Adalet Ağaoğlu


SERPİNTİ


[isim]
  • Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm

    Ali Rıza'nın ayaklarına kadar denizin serpintileri geliyordu. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]
  • Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı

    Radyasyon serpintisi.


TEPİNMEK


[nesnesiz]
  • Ayaklarını hızla yere veya bir şeye üst üste vurmak

    Tekmelediler, üzerime çıkıp tepindiler. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]
  • Direnmek

    Tepiniyor, tokatlayacağını, tekme ile dışarı atacağını söylüyordu. - Ömer Seyfettin


İPİNCE


[sıfat]
  • Çok ince, incecik

    Yer yer tırtıklanmış, ipince çapkın bıyıkları vardı. - Reşat Nuri Güntekin


PİNEKLEME


[isim]
  • Pineklemek işi

TEPİNİŞ


[isim]
  • Tepinme işi