İçinde Ntü Bulunan Kelimeler



İçinde NTÜ olan 43 kelime bulunuyor. İçerisinde NTÜ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ntü ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

GÖRÜNTÜLEYİCİ32, GÖRÜNTÜLENMEK28, GÖRÜNTÜLETMEK28

12 Harfli Kelimeler

GÖRÜNTÜLETME27, GÖRÜNTÜLENME27, GÖRÜNTÜLEMEK27

11 Harfli Kelimeler

GÖRÜNTÜLEME26, SÜPRÜNTÜLÜK24, AVANTÜRİYER21, TENTÜRDİYOT18

10 Harfli Kelimeler

BÖLÜNTÜSÜZ28, DÖKÜNTÜSÜZ28, GÖRÜNTÜLÜK26, SÜPRÜNTÜ26, GÖRÜNTÜSEL25, ÜRKÜNTÜSÜZ22, AVANTÜRİYE20, PANTÜRKİZM20

9 Harfli Kelimeler

ÜZÜNTÜSÜZ24, BÖLÜNTÜ23, DÖKÜNTÜ23, DÜŞÜNTÜ22, ÜRKÜNTÜ17

8 Harfli Kelimeler

SÜPRÜNTÜ19, ÜZÜNTÜ19

7 Harfli Kelimeler

SÖVÜNTÜ24, ÇÖZÜNTÜ23, GÖRÜNTÜ21, ÇÖKÜNTÜ20, BÖLÜNTÜ19, DÖKÜNTÜ19, SÖKÜNTÜ18, SÜZÜNTÜ17, AVANTÜR15, BÜKÜNTÜ15, ÜRKÜNTÜ13

6 Harfli Kelimeler

ÖVÜNTÜ22, ÖRÜNTÜ16, ÜŞÜNTÜ15, ÜZÜNTÜ15, MONTÜR10, AMENTÜ9, TENTÜR8


TENTÜR (Kelime Kökeni: Fransızca teinture)


[isim] [kimya]
  • Alkolün bir veya birden çok bitki üstündeki eritici etkisi sonucu elde edilen sıvı ilaç

    İyot tentürü.


AMENTÜ (Kelime Kökeni: Arapça āmentu)


[isim] [din bilgisi]
  • Arapça `inandım` anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan `Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma`yı dile getiren söz
[isim] [mecaz]
  • Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları

    Halûk'un amentüsü.


MONTÜR (Kelime Kökeni: Fransızca monture)


[isim]
  • Çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve

ÜRKÜNTÜ


[isim]
  • Ürkme duygusu, tevahhuş

    Işıltılı gözlerinde en ufak bir ürküntü yoktu. - Nezihe Araz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ürküntü vermek


AVANTÜR (Kelime Kökeni: Fransızca aventure)


[isim]
  • Macera

BÜKÜNTÜ


[isim]
  • Bükme sonucu oluşan biçim veya iz
[halk ağzında]
  • Dönemeç, viraj

ÜŞÜNTÜ


[isim]
  • Toplanma, üşüşme, üşüşüp bir araya gelme

    Karınca üşüntüsü.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • üşüntü etmek
  • üşüntü köpekler mandayı paralar


ÜZÜNTÜ


[isim]
  • Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, gam(I), teessür

    Beni sevmiyor, yeniden zihnimi kurcalamak, sinirlerimi üzüntü içinde bırakmak istiyor. - Etem İzzet Benice

Ata Sözleri ve Deyimler

  • üzüntü vermek


ÖRÜNTÜ


[isim]
  • Olay veya nesnelerin düzenli bir biçimde birbirini takip ederek gelişmesi

ÜRKÜNTÜLÜ


[sıfat]
  • Ürküntü veren

SÜZÜNTÜ


[isim]
  • Bir sıvıyı süzerek elde edilen tortu
[biyoloji]
  • Vücut suyunun dışarı atılması sırasında böbrekte kıvrımlı kanalcıklara geçen ve içinde çeşitli kimyasal maddeler bulunan sıvı

TENTÜRDİYOT (Kelime Kökeni: Fransızca teinture d'iode)


[isim] [kimya]
  • Mikrop kapmasını önlemek için bir kesik veya sıyrığa sürülen iyot tentürü

SÖKÜNTÜ


[isim]
  • Sökülen şeyin parçası

SÜPRÜNTÜ


[isim]
  • Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp

    Elinde tuttuğu, içi süprüntü dolu faraşı merdivenlerin dibine boşalttı. - Ercüment Ekrem Talu

[mecaz]
  • Bayağı, aşağılık şey veya kimse

ÜZÜNTÜLÜ


[sıfat]
  • Üzüntüsü olan, acılı, müteessir
[zarf]
  • Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak

    Ara sıra saate üzüntülü bir göz atıyordu. - Peyami Safa