İçinde Ned Bulunan Kelimeler



İçinde NED olan 29 kelime bulunuyor. İçerisinde NED geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ned ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

HAZİNEDARLIK22

11 Harfli Kelimeler

VEZNEDARLIK23, DEFNEDİLMEK22, NEDENSİZLİK17, ZANNEDİLMEK17, NEDENSELLİK14

10 Harfli Kelimeler

DEFNEDİLİŞ23, DEFNEDİLME21, İĞNEDENLİK19, HANEDANLIK17, ZANNEDİLME16, MENEDİLMEK14

9 Harfli Kelimeler

HAZİNEDAR18, MENEDİLME13, NEDENİYLE13, NEDAMETLE12

8 Harfli Kelimeler

DEFNEDİŞ21, VEZNEDAR19, NEDENSİZ14, NEDENSEL11

7 Harfli Kelimeler

HANEDAN13, NEDENSE10, NEDAMET10, NEDENLİ9

6 Harfli Kelimeler

NEDİME9, NEDRET8

5 Harfli Kelimeler

NEDBE9, NEDİM8, NEDEN7


NEDEN


[zarf]
  • Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin

    Biz Şarklılar neden ille her şeyi büyütüp efsaneleştiririz? - Haldun Taner

[isim]
  • Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep

    İzmir'in işgali faciası, özel nedenlerden onu ayrıca ilgilendiriyor. - Attila İlhan

[felsefe]
  • Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • neden olmak

Birleşik Kelimeler: neden bilimi, neden sonra, ereksel neden, ağırlaştırıcı neden, hafifletici neden, varlık nedeni


NEDRET (Kelime Kökeni: Arapça nedret)


[isim] [eskimiş]
  • Nicelik bakımından alışılanın, umulanın veya gerekenin altında olma durumu, azlık, seyreklik

NEDİM (Kelime Kökeni: Arapça nedīm)


[isim] [eskimiş]
  • Arkadaş, yakın dost

NEDENLİ


[sıfat]
  • Nedeni olan, sebepli

Birleşik Kelimeler: nedenli nedensiz


NEDİME (Kelime Kökeni: Arapça nedīme)


[isim] [eskimiş]
  • Hanım arkadaş

NEDBE (Kelime Kökeni: Arapça nedbe)


[isim] [eskimiş]
  • Yara izi

NEDENSE


[zarf]
  • Bilinmeyen, belli olmayan bir sebep dolayısıyla, her nasılsa, her ne hikmetse, her nedense

    Nedense hikâyelerimi, röportaj biçimi başka yazılarımı hep takma adlarla verirdim gazeteye. - Adalet Ağaoğlu


NEDAMET (Kelime Kökeni: Arapça nedāmet)


[isim]
  • Pişmanlık

    Gözlerime iki damla nedamet yaşı getirmek için dudaklarımı bütün kuvvetimle ısırıyordum. - Hüseyin Cahit Yalçın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nedamet duymak (veya getirmek)


NEDENSEL


[sıfat] [felsefe]
  • Nedenle ilgili olan, sebep niteliğinde olan, illî

MENEDİLME


[isim]
  • Menedilmek işi

NEDENİYLE


[zarf]
  • -den ötürü, -den dolayı, dolayısıyla, sebebiyle, hasebiyle, haysiyetiyle

HANEDAN (Kelime Kökeni: Farsça ḫānedān)


[isim] [tarih]
  • Hükümdar, devlet büyüğü vb. bir kişiye dayanan soy, büyük aile

    Hanedan prenslere dair başka hatıram yoktu. - Falih Rıfkı Atay

[sıfat] [eskimiş]
  • Belli ve köklü bir soydan gelen, soylu

    Bu benim dediklerim kalantor, zengin, elleri açık, hanedan kişilerdi. - Haldun Taner

[sıfat] [eskimiş]
  • Konuksever

NEDENSELLİK


[isim] [felsefe]
  • Nedensel olma durumu, illiyet

Birleşik Kelimeler: nedensellik ilkesi


MENEDİLMEK


[nesnesiz]
  • Yasak edilmek, yasaklanmak

NEDENSİZ


[sıfat]
  • Nedeni olmayan, sebepsiz

    Sürekli tetikte duruş hâlimiz psişik bir görünüm arz ediyorsa herhâlde nedensiz değil. - Adalet Ağaoğlu

[zarf]
  • Bir sebebi olmadan

    Nedensiz kuş uçmaz denir. Arasam sıralayabilirim birkaç neden. - Nezihe Meriç

Birleşik Kelimeler: nedenli nedensiz