İçinde Nük Bulunan Kelimeler



İçinde NÜK olan 21 kelime bulunuyor. İçerisinde NÜK geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Nük ile başlayan kelimeler. Nük ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

NÜKLEOPROTEİN21

12 Harfli Kelimeler

HÜSNÜKURUNTU24, TERMONÜKLEER16

11 Harfli Kelimeler

NÜKTEDANLIK16

10 Harfli Kelimeler

HÜSNÜKABUL22, NÜKTECİLİK15

8 Harfli Kelimeler

NÜKLÜK19, NÜKTESİZ14, NÜKTEDAN12

7 Harfli Kelimeler

NÜKTECİ12, NÜKLEON10, NÜKTELİ9, NÜKLEİK9, NÜKLEER9

6 Harfli Kelimeler

GÖYNÜK20, KÖSNÜK15

5 Harfli Kelimeler

NÜK15, SÖNÜK14, NÜKUL8, NÜKTE7

4 Harfli Kelimeler

NÜKS7


NÜKTE (Kelime Kökeni: Arapça nukte)


[isim]
  • İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri

    Hoş konuşur, nükteleri kahvelere intikal etmiştir, kıyafeti ve tavrı zariftir. - Halide Edip Adıvar

[eskimiş]
  • Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri

    Bu fıkradaki nükteyi anlayamadım.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nükte yapmak


NÜKS (Kelime Kökeni: Arapça nuks)


[isim]
  • Bir durumun veya olayın yeniden ortaya çıkması

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nüks etmek


NÜKÛL (Kelime Kökeni: Arapça nukūl)


[isim] [eskimiş] [hukuk]
  • Vazgeçme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nükûl etmek


NÜKTELİ


[sıfat]
  • Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili

    Hazırcevap ve nükteli sözler söylemek şöhretini kazanmış. - Abdülhak Şinasi Hisar


N


[kimya]
  • Azot elementinin simgesi

NÜKLEER (Kelime Kökeni: Fransızca nucléaire)


[sıfat] [fizik]
  • Atom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel

Birleşik Kelimeler: nükleer atık, nükleer enerji, nükleer reaktör, nükleer santral, nükleer silah, nükleer tıp


NÜKLEON (Kelime Kökeni: Fransızca nucléon)


[isim] [fizik]
  • Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı

NÜKTEDAN (Kelime Kökeni: Arapça nukte + Farsça -dān)


[sıfat] [eskimiş]
  • Nükteci

    Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı. - Yusuf Ziya Ortaç


NÜKTECİ


[sıfat]
  • Nükte söyleyen

    Bu hazırcevap, nükteci ve biraz da tok sözlü Barba ile hemen ahbap olduk. - Osman Cemal Kaygılı


NÜKTESİZ


[sıfat]
  • Nüktesi olmayan

SÖNÜK


[sıfat]
  • Sönmüş olan

    Karşımdaki duvara takılmış iki ampulden biri sönüktü ve bir gözü kırpılmış bir insan gibi bana bakıyordu. - Kemal Bilbaşar

[mecaz]
  • Göze çarpmayan, dikkat çekmeyen, silik

    Bu şehirde satışı bini geçmez, yerli lisanlarda sönük cerideler çıkar. - Yahya Kemal Beyatlı


NÜKTECİLİK


[isim]
  • Nükteci olma durumu

KÖSNÜK


[sıfat] [halk ağzında]
  • Eş isteme dönemi gelmiş (hayvan)

DÖNÜK


[sıfat]
  • Dönmüş, çevrilmiş (kimse)

    Sırtı dönük orta yaşlı adam doğruldu. - Yusuf Atılgan

[mecaz]
  • Yönelmiş

    Artık kendime dönük şeyler yazmıyordum. - Adalet Ağaoğlu

Birleşik Kelimeler: dışa dönük, halka dönük, içe dönük


TERMONÜKLEER (Kelime Kökeni: Fransızca thermonucléaire)


[sıfat] [fizik]
  • Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime)