İçinde Ml Bulunan 5 Harfli Kelimeler



İçerisinde ML olan 5 harfli 22 kelime bulunuyor. İçinde ML olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GAMLI11, MLE11, HAMLA10, HAMLE10, ZAMLI10, CAMLI10, DAMLI9, İML9, MUMLU9, DEMLİ8, DAMLA8, KUMLU8, KUMLA7, MLİ7, NAMLI7, NAMLU7, OMLET7, EMLAK6, EMLİK6, İMLİK6, İMLEK6, NEMLİ6


EMLAK (Kelime Kökeni: Arapça emlāk)


[isim]
  • Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul

    Eline geçen serveti emlake yatırıyordu. - Ercüment Ekrem Talu

Birleşik Kelimeler: emlak bürosu, emlak kredisi, emlak vergisi


EMLİK


[isim] [halk ağzında]
  • Emme döneminde olan çocuk

    Koç yiğidin yanında olur yazısı / Ananın babanın emlik kuzusu - Halk türküsü


İMLİK


[isim]
  • Kitap sayfaları arasına konulan ve okunan yeri belirlemekte kullanılan ince, uzun karton parçası

İMLEK


[isim]
  • Bir kurum veya kuruluşun kendine seçtiği, bazı ticaret eşyası üzerine konulan, o eşyayı üreten veya satanı tanıtan resim, harf vb. özel işaret, logo

NEMLİ


[sıfat]
  • Nemi olan, az ıslak, rutubetli, kuru karşıtı

    Hafif bir rüzgâr dalgası nemli saçlarının arasından geçti. - Peyami Safa

[mecaz]
  • Yaşlı (göz)

KUMLA


[isim]
  • Kumluk yer, geniş kumsal

MİMLİ


[sıfat]
  • Genellikle davranışlarından kuşku duyulan, kötü olarak bilinen, mimlenmiş

NAMLI


[sıfat]
  • Ünlü

    Namlı, şanlı, iri yarı bir delikanlının buncacık kıza âşık olması ne demekti? - İlhan Tarus

Birleşik Kelimeler: namlı şanlı

[isim] [halk ağzında]
  • Samanından ayrılmış arpa, buğday yığını

NAMLU (Kelime Kökeni: Farsça nāmlū)


[isim] [askerlik]
  • Tüfek, tabanca, top vb. ateşli silahların ucunda bulunan boru biçimindeki parça

OMLET (Kelime Kökeni: Fransızca omelette)


[isim]
  • Çırpılmış yumurtayla sade olarak yapılabilen veya içine peynir, kıyma vb. katılarak tavada pişirilen bir yemek

    Mantarlı omleti yedikten sonra uykudan bayılıyorduk. - Refik Halit Karay


DEMLİ


[sıfat]
  • Çok demlenmiş, koyu (çay)

DAMLA


[isim]
  • Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı, katre

    Elime bir damla yağmur düştü. - Halide Edip Adıvar

[halk ağzında]
  • Kalbe inen inme, felç

    Damladan ölmüş.

[mecaz]
  • Çok az miktar

    Keyfin damlası karıştığı zaman, hak hak olmaktan, adalet adalet olmaktan çıkar. - Falih Rıfkı Atay

[sıfat]
  • Damla biçiminde olan (ziynet)

    Damla elmas.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • damla inmek
  • damlaya uğramak

Birleşik Kelimeler: damla damla, damla hastalığı, damla sakızı, damla taş, damla taşı, bir damla, kandamlası


KUMLU


[sıfat]
  • İçinde kum bulunan, kumsal

    Kumlu toprak.

[mecaz]
  • Çok ufak ve sık benekli

    Kumlu kumaş.

[isim]
  • Hatay iline bağlı ilçelerden biri

DAMLI


[sıfat]
  • Damı olan

İMLEÇ


[isim] [fizik]
  • Fiziksel bir olayı kendiliğinden tespit edip çizen araç, kaydedici
[bilişim]
  • Konumu genellikle klavye veya fare ile denetlenen, ulaşılacak verinin yerini, yazılacak veya düzeltilecek bölümleri gösteren işaretçi